İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tüm inançların hizmetkarıyım

Şeyhmus Çakan / Star 

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, tüm inançların hizmetkârı olduğunu söyledi. Toplantının kapanış konuşmasını Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Baydemir, bugün burada toplanmış olmalarının mensubu oldukları halkın gelmiş olduğu seviye ve mensubu oldukları siyasetin kat etmiş olduğu mesafenin bir sonucu olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek konuşmasına başladı. “Bu halkın bütün siyasetleri uzun bir süredir geçmişiyle yüzleşti. Biz geçmişimizle yüzleştik, şimdi biz telafi etmenin, o yarayı sarmanın adımlarını atıyoruz” diyen Baydemir, “Bu toplantıdan dolayı 301’den hakkımızda dava açılabilir ama emin olun Kürtlüğe hakaretten dolayı dava açılmayacak. Böyle bir şey olmayacak” şeklinde konuştu.

Hrant Dink Vakfı tarafından düzenlenen, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası ile Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından desteklenen “Diyarbakır ve Çevresi Toplumsal ve Ekonomik Tarihi” konulu bilimsel toplantı sona erdi.
Toplantının kapanış konuşmasını Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir yaptı. Baydemir, bugün burada toplanmış olmalarının mensubu oldukları halkın gelmiş olduğu seviye ve mensubu oldukları siyasetin kat etmiş olduğu mesafenin bir sonucu olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek konuşmasına başladı. “Bu halkın bütün siyasetleri uzun bir süredir geçmişiyle yüzleşti. Biz geçmişimizle yüzleştik, şimdi biz telafi etmenin, o yarayı sarmanın adımlarını atıyoruz” diyen Baydemir, “Bu toplantıdan dolayı 301’den hakkımızda dava açılabilir ama emin olun Kürtlüğe hakaretten dolayı dava açılmayacak. Böyle bir şey olmayacak” şeklinde konuştu.
Reddederek günaha ortak olmayalım
Baydemir, geçmişte yaşananların, nerdeyse 50 yıl boyunca derdest edilen politikanın bir inanç kırma politikası olduğunu söyledi. Baydemir, bu Hıristiyanlığı yok etme politikasında en büyük acıyı yaşayan Ermenilerin yanı sıra Süryaniler, Keldaniler, Yahudiler ve Rumların etkilendiğini kaydetti. Baydemir, tehcir, göçertme, katliam şeklinde tanımlanan bu yaşananların ortaya şöyle bir sonuç çıkarttığını anlattı: “Bu sonucun kendisi bir soykırımdır. Artık bu sonucu kabul etmemiz gerekir. Her birimiz; kendi ailemizle, ailemizin geçmişiyle, mensubu olduğumuz kültür ve kültürün geçmişiyle, halkımız ve onun geçmişiyle övünmek isteriz. Ancak halkımızın tarihinde karanlık sayfalar varsa, iğrençlikler, alçaklıklar varsa onu reddetmek, o günaha ortak olmamak bizim ahlaki, vicdani ve siyasi görevimizdir. Bu toplantıdan çıkarttığımız bir sonuç da onu reddetmektir ve o günaha ortak olmamaktır.”
Diyarbakır’ın mesafe kat etme anlamında önemli ve doğru bir tercih olduğunu belirten Baydemir, yol almaya devam edeceklerini bildirdi.
Tüm inançların hizmetkârıyım
Herkesi 7 Aralık’ta Cemevi’nin açılışına ve aşure yemeye davet eden Baydemir, şunları söyledi: “Sadece Ermeniler, Süryaniler değil, Aleviler, Keldaniler, Ezidiler, geçmişte kim vardıysa hepsiyle barışmak ve bir arada yaşamanın zeminini oluşturmak mensubu olduğum siyaset adına boynumuzun borcudur. Ben Osman Baydemir olarak İslam inancına mensubum, Şafiyim ama Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı olarak aynı zamanda Aleviyim adım Ali Osman’dır, aynı zamanda İseviyim, Museviyim, Davudiyim. Ne kadar inanç varsa hepsinin hizmetkarıyım. Eğer siyasetim ve halkım benim arkamda olmazsa bunları söyleyemem. Dolayısıyla onlardan aldığım güçle böyle konuşuyorum.”
İttihat ve Terakki sistemi devam ediyor
Kürtlerin veya Türklerin tarihte yaşananlarla ilgili rolünü daha farklı sorgulamak gerektiğini ifade eden Baydemir, nihayetinde Türklerin veya Kürtlerin rolü denildiğinde büyük bir duvarla karşılaşabileceklerini belirtti. Baydemir “Bence bu manada sistemi tartışmamız lazım. Örneğin İttihat ve Terakki sistemini önümüze hedef olarak koymak lazım. Onunla mücadele etmek lazım” dedi. İttihat ve Terakki sisteminin halen devam ettiğine vurgu yapan Baydemir, sunumlarda yapılan müftü ve heyetin bir araya gelerek Ermeni’nin katlinin vacip olduğunu, katli vacip olup gereğini yapmayanların da katlinin vacip olduğu kararını anımsatarak, “Acıyı mukayese etme manasında söylemiyorum. Sayın Başbakan ‘KCK operasyonlarına karşı çıkmak teröre destek vermektir’ diyor. Belki nicelik olarak farklılıklar olabilir ama algı, kodlama ve uygulama emin olun aynıdır. Oysa 90’lara baktığımızda 4 bin köyün akıbeti de aynen bu çerçevede gerçekleşmiştir” dedi. Bugün yaşayan tek bir Kürt’ün bu katliamdan sorumlu olmadığını söyleyen Baydemir, “Ancak bir şartla: O dönemin vicdansızlığını, kirliliğini mahkum etmek ve bunu yapabilmemiz için de bu bilgi birikiminin topluma yansıtılmasını sağlamamız lazım. Bunun için birlikte daha çok çaba sarf etmemiz lazım” diye konuştu.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: