İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gazeteciden al haberi

Mustafa Özcan
Washington Post  gazetesi yazarlarından David Ignatius ilginç bir gazeteci. Son yıllarda en fazla yıldızı parlayan isim. Hatta Amerikan basınında Yahudi meslektaşlarını bile geride bıraktı. Acar bir gazeteci ve yazar. Ermeni asıllı bir yazar ve giderek de diğer meslektaşlarına fark atıyor. Sözgelimi New York Times yazarlarından Thomas Friedman gibi yazarları gölgede bıraktı. Son sıralarda Amerikan basınında isim yapan iki kişiden birisi. Diğeri ise Ferid Zekeriya.  

İran’a yönelik Amerikan kampanyasıyla ilgili en can alıcı ve en ‘içten’ yazıları o yazdı. Bundan dolayı kimileri ona CIA’nin gayri resmi sözcüsü olarak bakıyor. Bunlardan birisi Tehran Times yazarlarından Ardeshir Ommani . ‘The U.S.-Saudi anti-Iran plot will backfire/ABD-Suud komplosu geri tepecek’ başlıklı yazısında Adil Cübeyr meselesiyle alakalı iddiayı hayali komplo ‘fictitious plot’ olarak nitelendiriyor veya tasnif ediyor.  Ignatius bu bağlamda, Obama yönetiminin Tahran’ı yalnızlaştırmak ve izole etmek için elinden geleni ardına koymayacağını ve son sınıra kadar gitmekten çekinmeyeceğini ve kaçınmayacağını ( “going to try to use this to isolate them [Tehran] to the maximum extent possible) yazmıştır. Bu şu demek: ABD İran’la son ve asgari ve dolaylı irtibatını da kesiyor. İstihbarata yakın başka bir gazeteci olan Suudlu Cemal Kaşıkçı da Suudi Arabistan’ın İran’la muhafaza ettiği en son ve Muaviye bağını veya pamuk ipliğini de kestiğini haber vermiştir. Yani Kendi ülkelerinin istihbaratlarına yakın oldukları var sayılan bu isimlerden Ignatius ve Kaşıkçı ABD ve Suudi Arabistan’ın İran’a yönelik ciddi bir tavır aldıklarını ve İran’ı hem tecrit hem de bloke edeceklerini haber veriyorlar.   
*
David Ignatius bizim de yakından tanıdığımız gazetecilerden birisi. Davos’ta Başbakan Erdoğan’a ‘ one minute’ çıkışını yaptıran isim. Hatta Başbakan tepkisinin Şimon Peres’ten ziyade moderatöre olduğunu söyleyerek Ignatius’u hedef almıştır.  Ignatius ne olursa olsun marifetli bir gazeteci.  On parmağında on marifet. Ardeshir Ommani’den maada Ray McGovern de, ‘Petraeus’s CIA Provides Grist for Iran Murder Plot’ başlıklı yazısında David Ignatius ile alakalı şu ifadeleri kullanıyor :”unofficial surrogate CIA spokesman” yani resmi olmayan CIA’nin sözcüsü. Ve yazılarından birisinde David Ignatius Beyaz Saray’ı komplo konusunda ikna eden tarafın CIA ve şimdiki Başkanı David Petraeus’un olduğuna temas etmektedir.  Ignatius ve Cemal Kaşıkçı ülkelerinin İran konusunda çok ciddi olduğunu söylemelerine mukabil İran’la başı dertte olan Bahreyn Emiri Şeyh Halit el Halife hiç de öyle düşünmüyor. İran konusunda ABD’nin ciddiyetini sorguluyor ve bu hissiyatını dertleşmek suretiyle yine David Ignatius’a aktarıyor ve onunla paylaşıyor.  ABD’nin İran karşısında bugüne kadar havanda su dövdüğünü ve konuşmaktan öte bir şey yapmadığını ima ediyor.  Halife ABD’nin ikircikli politikalarından dertli. Aynen Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suud El Faysal gibi.
*
Halife, Adil Cübeyr komplosunun anahtar ismi ve Kudüs Gücü mensubu Ali Gulam Şekuri’nin kendilerinin yabancısı olmadığını söylüyor. Şeyh Halit El Halife’nin Şii muhaliflerinin temasta olduğu ve yönlendirdiği bir isim olarak Ali Gulam Şekuri, Bahreyn istihbaratının takibi ve tarassudu altında olan isimlerden birisi. Sadece Bahreyn istihbaratı değil Bayreyn Emirine karşı Şiileri harekete geçiren ismin Ali Gulam Şekuri olduğuna dair Suudi Arabistan istihbaratı da hem fikir.  Her iki istihbaratın da dikkatini çekmiş.  Bahreyn Emiri böylece zımni ve dolaylı olarak Ali Gulam Şekuri’nin Kudüs Gücüne bağlı kundakçı ve ajan provokatör olduğuna dair tanıklık yapıyor ve Amerikalıların dikkatini çekiyor.  Bahreyn Emiri, Şeküri’nin dışında köstebek ve çifte ajan olarak isim yapan Ahmet Çelebi’den de şikayetçi. Onun halis ve katıksız İran ajanı olduğunu ve Bahreyn’e yönelik kışkırtıcı eylemlerde ve kundakçılıkta bulunduğunu ileri sürüyor.  Bahreyn Emiri, Ahmet Çelebi’nin IHH’nın Gazze’ye yönelik filosunu benzer bir filoyu geçen ilk baharda Bayreyn’e doğru harekete geçirmeyi planladığını ve bu yolla kendilerini zor duruma düşürmeyi amaçladığını ifade etmektedir.  Emir Halit’e göre, Ahmet Çelebi siyasetçi olmaktan ziyade bir İran kedisinden ibaret bir şahsiyet (Posted at 01:32 PM ET, 10/19/2011 Bahrain to U.S.: Stand up to Iran By David Ignatius ).  Doğru ne olursa olsun; Bayreyn, İran ile Suudi Arabistan arasında ister büyük oyun denilsin ister soğuk savaş denilsin meselenin tam da ortasında bulunuyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: