İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bahçeli: AB’nin Türkiye’ye kapılarını açmayacağı rapordan anlaşılıyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Güney Kıbrıslı Rumların sözde mülkiyet haklarıyla ilgili kısıtlamaların hala çözülemediği iddia edilmiş, insan hakları konusundaki bazı beklentilerle birlikte, sözde Kürt meselesi, azınlık hakları, Ermeni meselesi ve ordunun rolü konularında görüşler yer almıştır. Rum Ortodoks Patriğinin sözde ekümenik sıfatını kullanamaması, Heybeliada Ruhban okulunun açılmaması ve misyonerliğe karşı tutumlar eleştirilmiştir. İlerleme Raporu bunlarla da sınırlı kalmamış, freni patlamış kamyon gibi her alana girmiş ve milletimizin hassasiyet duyduğu ne varsa cepheden çarpmıştır.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Birliği’nin (AB) baskıcı ve işi yokuşa süren tavrının geçen hafta açıklanan İlerleme Raporu’ndan net olarak anlaşıldığını söyledi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Avrupa Birliği’nin (AB) baskıcı ve işi yokuşa süren tavrının geçen hafta açıklanan İlerleme Raporu’ndan net olarak anlaşıldığını söyledi. Bahçeli, “AB’nin, kapılarını Türkiye’ye açmaya istekli görünmeyen bir bakış ve değerlendirme açısı Raporda fazlasıyla yer bulmuştur.” dedi.
Bahçeli, grup toplantısındaki konuşmasında geçen hafta açıklanan AB İlerleme Raporu’na da dağindi. AB’nin tutarsızlıklarının kasıtlı, taraflı bir biçimde kendisini gösterdiğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye’nin, tıkanmış vaziyette bulunan AB üyeliğine hazırlık sürecinde kaydettiği ilerleme hakkındaki Ekim 2010’dan Eylül 2011’e kadar ki dönemi kapsayan Rapor geçtiğimiz hafta yayımlanmıştır. AB’nin baskıcı ve işi yokuşa süren tavrı bu rapordan da net olarak anlaşılmıştır. AB’nin, kapılarını Türkiye’ye açmaya istekli görünmeyen bir bakış ve değerlendirme açısı Raporda fazlasıyla yer bulmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

RAPORA ‘FRENİ PATLAMIŞ KAMYON’ BENZETMESİ

Raporda basın ve ifade özgürlüğü alanlarında endişeler olduğu, yargılama öncesi tutukluluk sürelerinin uzunluğunun yer aldığını aktaran Bahçeli, “Bölücü terör yapılanması KCK bağlamında; Türk ceza sisteminin uluslararası standartlarla uyumlaştırılması ve terörle mücadele mevzuatında değişiklik yapılması ihtiyacı vurgulanmış, yeni bir anayasayla; demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları, azınlıklara saygı ve korunmasına saygıyı pekiştirecek ve sözde Kürt sorunu dâhil, uzun süreden beridir var olan meselelerin çözüleceği iddia edilmiştir. Seçim barajının düşürülmesi, Meclis İç Tüzüğü’nün iyileştirilmesi gündeme getirilmiş; siyasi partiler ve dokunulmazlıklarla ilgili eleştiriler sıralanmış, yerel yönetimlerdeki yetki devrinin yapılmaması tenkit edilmiştir. Güney Kıbrıslı Rumların sözde mülkiyet haklarıyla ilgili kısıtlamaların hala çözülemediği iddia edilmiş, insan hakları konusundaki bazı beklentilerle birlikte, sözde Kürt meselesi, azınlık hakları, Ermeni meselesi ve ordunun rolü konularında görüşler yer almıştır. Rum Ortodoks Patriğinin sözde ekümenik sıfatını kullanamaması, Heybeliada Ruhban okulunun açılmaması ve misyonerliğe karşı tutumlar eleştirilmiştir. İlerleme Raporu bunlarla da sınırlı kalmamış, freni patlamış kamyon gibi her alana girmiş ve milletimizin hassasiyet duyduğu ne varsa cepheden çarpmıştır.” diye konuştu.





Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: