İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Los Angeles’taki Anadolu Festivaline Ziyaretçi Akını

Mehmet Toroğlu/Eyüphan Kılıç
ABD’nin California eyaletinde bugün başlayan Anadolu Kültürleri ve Yemek Festivali, ilk gününde Amerikalılar ve ABD’de yaşayan Türklerden yoğun ilgi gördü… Ermeni Asıllı Sanatçı Yervant’ın Türkçe, Kürtçe ve Ermenice Seslendirdiği Şarkılar İlgi gördü. Festival çerçevesinde sahne alan Ermeni asıllı sanatçı Udi Yervant, en çok arzuladığı şeyin Türkiye ile Ermenistan’ın ortaklaşa birşey yapması ve sınırların açılması olduğunu belirterek, “Birileri elini taşın altına koymalı, ama görüyorum ki elini taşın altına koyan çok az insan var. Bunu çoğaltmamız lazım” dedi…Konseri izleyerek Ermenice sözlere eşlik eden Anadolu Ermenisi Anna Zabounian da, festivaldeki Akdamar Kilisesi’nin maketinin önünde AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivale ikinci kez katıldığını ve festivalin gelmesini aylardır beklediğini anlattı.

*****************************
ABD’nin California eyaletinde bugün başlayan Anadolu Kültürleri ve Yemek Festivali, ilk gününde Amerikalılar ve ABD’de yaşayan Türklerden yoğun ilgi gördü.
Pasifika Enstitüsü tarafından Los Angeles kentinin güneyindeki Orange County’de yaklaşık 50 dönümlük bir arazide kurulan Türk festivalinin ilk gününün ziyaretçileri çoğunlukla öğrencilerdi.
Festivali ilk gününde, Los Angeles ve çevresindeki okullardan gelen 6 bin civarında öğrenci ziyaret etti.Selçuklu, Osmanlı, Hitit, Bizans, Roma gibi medeniyetleri simgeleyen maket kapılardan geçerek festival alanına giren ziyaretçiler, her bir kapının önünde o medeniyetin kıyafetini giyen mankenlerle fotoğraflar çektirdi.
Festival alanında da İstanbul, Konya, Mardin, Van, Antalya, Isparta ve Burdur şehirlerini simgeleyen alanlarda, her bir şehre ait önemli yapıların üç boyutlu dev maketleri yer aldı.
Türkiye Adeta Los Angeles’a Geldi
Dolmabahçe Sarayı’nın kapısından giriş yapılan İstanbul bölümünde, üç boyutlu Kız Kulesi ve arkasında İstanbul Boğazı ile Sultan Ahmet Camisi’nin silueti, içerideki konuklarına İstanbul’da gezintiye çıkmışlar hissini uyandırdı.
Ziyaretçiler, bu bölümde özellikle İstanbul Boğazı’nın dev fotoğrafının önünde fotoğraf çektirmek için birbiriyle yarıştı.
Türkiye’nin her bir yanının farklı güzelliklerinin sergilendiği festival alanında, Konya bölümünde Mevlana Müzesi, Mardin bölümünde Mardin taşevleri, Antalya bölümünde Aspendos Antik Tiyatrosu, Van bölümünde de Akdamar Kilisesi’nin üç boyutlu maketleri ziyaretçilerin akınına uğradı.
ABD’liler Davul Eşliğinde Oynadı
Antalya bölümünde ödüllü Ankara halk oyunları ekibinin gösterileri izleyenlerini büyülerken, Mardin ve Van bölümlerinde de o yörelere ait konserlere yoğun bir izleyici kitlesi ilgi gösterdi. Hatta müziğin ritmine kendilerini kaptıran bazı Amerikalı öğrencilerin, hareketli ezgilerle davul eşliğinde dans ettikleri gözlendi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyeliği yapan, hobi olarak müzik icra eden Metin Barlık, verdiği hareketli konserle Amerikalı ziyaretçileri coşturdu.
Festivalde taş, ahşap, telkari, çini, tespih, ebru, hattat ve cam ustalarının zanaatlarının hünerlerini sergiledikleri çalışmalar da ziyaretçilerinden yoğun ilgi gördü.
Maraş Dondurmasına Yoğun İlgi
Mantı, zeytinyağlılar, döner, börek, gözleme, baklava gibi Türk yemekleri ve tatlılarının birbirinden güzel lezzetlerinin İstanbul Kapalıçarşı benzeri stantlarda sunulduğu festivalde, özellikle Maraş dondurmasının servis edildiği standın önünde uzun kuyruklar oluştu.
Otantik Türk kahvehanelerinde günün yorgunluğunu atma olanağı bulan ziyaretçiler, 3. Ahmet Çeşmesi’nin kopyasında da ayran, şerbet gibi geleneksel Türk içeceklerinden tattılar.
Çocukların da unutulmadığı festivalde, hazırlanan dev çocuk parkında eğlenceli ve öğretici aktivitelere yer verildi.
Festivaldeki her bir medeniyeti simgeleyen kapıların yanında ve şehirlere ait bölümlerde öğretici bilgileri içeren çok sayıda pano yer alırken, bazı öğrencilerin bu panolardan notlar aldıkları gözlendi.
“Anadolu Tarihinden Çok Etkilendik”
Ty adlı 11 yaşındaki bir öğrenci, AA muhabirine, festivale ilk kez, okul gezisi kapsamında katıldığını belirtti.
Festival alanında uzun zaman geçirdiklerini ve çok sevdiğini anlatan Ty Walley, Anadolu tarihinden çok etkilendiğini söyledi.
Ty, festivalde en çok Topkapı Sarayı’nı ve Mardin bölümünü beğendiğini kaydetti.
Festivale katılan bir grup ilköğretim öğrencisi de, AA muhabirine, öğretmenleri eşliğinde festivali ziyaret ettiklerini söyleyerek, İstanbul ve Aspendos Antik Tiyatrosu’nu gezdiklerini, en çok İstanbul bölümünden etkilendiklerini, bu bölümdeki mimariyi çok etkileyici bulduklarını kaydettiler.
Gruptaki öğrencilerden biri, Anadolu kültürlerinin genelini çok beğendiğini, ama en çok Mardin bölümünün tarzı ve burada sergilenen el işi sanatlarını sevdiğini belirtirken, bir başka öğrenci ise, festivalde en etkilendiği bölümün Aspendos Antik Tiyatrosu olduğunu anlattı.
Festivale katılan diğer bir grup öğrenci de ellerinde Türk bayraklarıyla AA muhabirlerine poz verdi.
Ermeni Asıllı Sanatçı Yervant’ın Türkçe, Kürtçe ve Ermenice Seslendirdiği Şarkılar İlgi Gördü
Festival çerçevesinde sahne alan Ermeni asıllı sanatçı Udi Yervant, en çok arzuladığı şeyin Türkiye ile Ermenistan’ın ortaklaşa birşey yapması ve sınırların açılması olduğunu belirterek, “Birileri elini taşın altına koymalı, ama görüyorum ki elini taşın altına koyan çok az insan var. Bunu çoğaltmamız lazım” dedi.
Yervant’ın seslendirdiği Türkçe, Kürtçe ve Ermenice şarkılar, aralarında ABD’de yaşayan Ermeniler ve Türklerin de olduğu dinleyiciler tarafından yoğun ilgi gördü. Hareketli türkülerde sanatçıya eşlik eden yabancılar festivale neşe kattı.
Konser sonrası AA’ya açıklamalarda bulunan Yervant, kendisinin Diyarbakırlı Ermenilerden olduğunu belirterek, sanatçılığa 4 yaşından beri darbuka çalarak başladığını söyledi.
19 yıldır ABD’de yaşayan Yervant, “Kültür insanlara toprakla bulaşır, kanla değil. Ben Diyarbakırlıyım, biz bu kültürün çocuklarıyız. Hiçbir zaman doğduğum yeri unutmadım. Bedenim burada yaşıyor ama yüreğim hep doğduğum topraklarda” diye konuştu.
Yervant, programının yoğun olmasına rağmen festivale destek amacıyla katıldığını belirterek, sanatçının, sadece sanatını icra etmenin ötesinde, topluma kardeşlik ve sevgi aşılaması gerektiğine dikkati çekti.
“Herkesin dili, dini var ama şarkıların dini, dili, ırkı olmaz” diyen Yervant, “Türkülerimizi başka şeylere alet etmemek lazım. Ben bir müzisyen olarak şarkılardaki kardeşlik bağını güçlendirmek için elimden geldiğince haykırmaya çalışıyorum. Anadolu çocuğuyuz. Bunu içimizden atamadık, atmak da istemiyoruz” dedi.
Yervant, “En çok arzuladığım şey, Türkiye ile Ermenistan’ın ortaklaşa bir şey yapmasıdır, sınırların açılmasıdır. Şimdiye kadar böyle bir şey gerçekleşmedi. Hayatımda ilk kez 2-3 hafta önce Ermenistan’da bir konser verdim. Orada da bu mesajı verdim; Türkiye ile Ermenistan arasındaki yolların açılması kadar daha doğal bir şey olamaz. Hani biz kardeştik. Birileri elini taşın altına koymalı, ama görüyorum ki elini taşın altına koyan çok az insan var, bunu çoğaltmamız lazım” diye konuştu.
Anadolu Ermenisi Zabounian’dan “Biz Kardeşiz” Mesajı
Konseri izleyerek Ermenice sözlere eşlik eden Anadolu Ermenisi Anna Zabounian da, festivaldeki Akdamar Kilisesi’nin maketinin önünde AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivale ikinci kez katıldığını ve festivalin gelmesini aylardır beklediğini anlattı.
“Festivale geldiğim zaman ben beni hissediyorum, İstanbul’da, Van’da, Kars’ta, Antep’te, Maraş’ta hissediyorum kendimi. Amerika’da böyle bir şey yapılmış olması çok iyi bir şeydir” diyen Zabounian, aslen Ermeni olduğunu, ancak dedelerinin Antep ve Maraş’tan geldiğini söyledi.
Zabounian, “Biz dedelerimizin yemekleriyle, kültürleriyle büyüdük” ifadesini kullandı.
Türk ve Ermeni toplumuna “biz kardeşiz” mesajı veren Zabounian, “Toprağımız aynı, yemeğimiz aynı, dansımız aynı, namusumuz aynı?İnşallah her iş iyi olur, barış olur. Bazen televizyonlarda bir şeyler dinliyorum ama utanıyorum, biz kardeşiz. Yüreğim sıkıldığı zaman İstanbul’a giderim. Dünyanın dört bir tarafına gittim, ama İstanbul toprağı gibi yer yoktur” dedi.
LOS ANGELES (A.A) – Mehmet Toroğlu/Eyüphan Kılıç

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: