İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ERMENİSTAN 20 YAŞINDA…

Ermenistan bağımsızlığının yirminci yılını yaşıyor. Aradan geçen yirmi yıl Ermenistan’a çok şey öğretti. Geçen yirmi yıl büyük zorluklarla yaşandı. Elbette yirminci yıl çok önemli, ama kutlamalar için henüz çok erken. Çünkü genç Ermenistan’da kutlanacak şeylerin sayısı çok değil… Ermenistan geleceğini Avrupa’da görüyor ve 2015 yılında AB ile ortaklık anlaşması imzalamayı umuyor. Fakat ülke ekonomisinin aileler arasında paylaşıldığı ve rekabetin yerine kartellerin olduğu düşünüldüğünde Ermenistan’ın kat etmesi gereken çok büyük bir mesafe olduğu anlaşılıyor.

Ermenistan bağımsızlığının yirminci yılını yaşıyor. Aradan geçen yirmi yıl Ermenistan’a çok şey öğretti. Geçen yirmi yıl büyük zorluklarla yaşandı. Elbette yirminci yıl çok önemli, ama kutlamalar için henüz çok erken. Çünkü genç Ermenistan’da kutlanacak şeylerin sayısı çok değil.
Sovyet ardılı bölgedeki her devlet gibi Ermenistan’da ilk yirmi yılını geride bıraktı. Halkın büyük bölümü fakir… Çoğu aile yurt dışından gelen para havaleleri ile yaşamını sürdürüyor. Pek çok Ermeni ekmeğini ve umudunu Ermenistan’ın dışında arıyor. Ermeni kamuoyunun siyasi aktörlere güveni çok düşük seviyede… Çünkü Ermeniler siyasilerin halkı değil, güç odaklarını temsil ettiğini düşünüyor.
Ermenistan’da ithalat, ihracat, bazı ürünlerin satışı ve fiyatlarının belirlenmesi kamuoyunun “oligarklar” diye nitelendirdiği bir kesimin tam denetiminde. Söz konusu kesiminin çoğunluğu parlamentoda ve bu sayede dokunulmazlık zırhına sahip…
Parlamenter kimliği onlara sadece dokunulmazlık sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kendi çıkarlarını zedeleyebilecek olası reform girişimlerini durdurma imkânı da veriyor. Ermenistan’da oligarkların kendi partisi, kendi televizyonu ve bunlarla desteklenen işletmeleri var. Ermeni devleti uzun süre iç içe olduğu oligarkların sistemi ele geçirmesinden endişe etti ve parlamenterlerin görevleri boyunca özel işlerini bırakmalarını talep etti. Bunun üzerine oligarklar işlerini eşlerine, çocuklarına ve akrabalarına devrederek bu girişimi boşa çıkardılar.
Sistem içerisinde oluşan bu kast 2012’de yapılacak seçimlere doğrudan tesir edecek güce sahip. Demokrasinin kurumsallığının henüz sağlanamadığı ve hukukun üstünlüğünün de henüz geçerli olmadığı Ermenistan’da partiler arasındaki rekabet de her zaman temiz yürümüyor. Hükümet oligarklarla mücadelesini dilediği gibi yürütmeye çalışıyor.
Ermenistan geleceğini Avrupa’da görüyor ve 2015 yılında AB ile ortaklık anlaşması imzalamayı umuyor. Fakat ülke ekonomisinin aileler arasında paylaşıldığı ve rekabetin yerine kartellerin olduğu düşünüldüğünde Ermenistan’ın kat etmesi gereken çok büyük bir mesafe olduğu anlaşılıyor.
Bu süreçte Ermenistan için her şey kötüye gidiyor. Sokaktaki Ermeni için iyimser olmak giderek güçleşiyor. Ülkede hukuku, demokrasiyi ve ekonomiyi bloke eden oligarklar hâkim. Hükümet ise istikbalini oligarklar arasındaki hassas dengeler üzerinden yürüyerek arıyor.
Ermenistan için yirmi yıl kötü geçti. Ama bundan sonraki yirmi yıl daha iyi geçmeyebilir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: