İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

24 Nisan Paskalya (Dakyamto-Zadik ) Bayramı Ve Soykırım

Zaynep Tozduman
1915 yılının üstünden tam 97 yıl geçti. Neredeyse yüzyıl, Bir Asıra sığmayacak kadar acılı, yitik hayatlar, parçalanmış kimlikler…Bu yıl Paskalya Bayramına  ( Süryanilere göre DAKYAMTO, Ermenilere göre ZADİK) bu ülkede gölge düştü.  97 yıl önce yaşatılan acılar 2011’ de tüm şiddetiyle kanamaya başlayınca buruk bir bayram havasına dönüverdi paskalya.’’ Hiçbir yara tam olarak kapanmaz, en hızlı hatırlanandır en eski unutulan.’’ Ezidi atasözü sanki bu yılki 24 Nisan için yazılmış.

Acı çeken, Ezilen, soykırıma uğrayan, gelecekleri iğdiş edilmiş, katledilmiş halkların Stranları, Klanları, deyişlerinde ancak bu kadar acıyı iyi betimleyebilir. Bir yandan 24 Nisan’ı anma, bir yandanda Hiristiyanlığın en büyük bayramı kutlama. Bir tek insan yüreği galiba hem baharı, hem kışı aynı anda yaşıyabiliyor dedirten.

Resmi ideolojinin kanla ördüğü bir tarih, diğer yandanda bunu unutturmak için 23 Nisan’ı tüm görkemiyle kutlama çabaları. AB.’liğine aday ülkeler içinde bizden daha karmaşık/Çözümden uzak başka bir ülke varmıdır? Bilemiyorum. Süryani halkı için cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ilk kez bir umut olan Mardin BDP’den bağımsız Süryani aday Av.Erol Dora arkadaşın adaylığının sevincini bile henüz yaşamadan. AKP ve devletin komplosu ile karşı karşıya kalmak… Hafızalarımızı bir yoklayalım hep birlikde. Neler olmuştu? Türkiye’de geride bıraktığımız son bir haftada.

12 Haziran’da yapılacak seçimlerle ilgili YSK’nun anti demokratik kararları yüzünden yaşatılan kaotik ortamdan dolayı yine bir fidan toprağa düştü. Bu ilk fidan değil elbet ama kadın yüreklerimiz son olsun diye feryad-figan ediyor artık.. YSK’nın Veto kararının ardından Bölgede 4 gün süren büyük gerginlikden sonra 23 Nisan nasıl kutlanır? Anlıyamıyor kadın yüreğim. Özelliklede Kürt bölgesinde çocuklarımız açlık, yoksulluk içinde yaşarken, TMK mağduru olurken,Cinsel istismara ve şiddete maruz kalırken,cezaevlerinde,sokaklar da yaşarken,,  kirli savaş da bu güne değin yüzlerce çocuk ölürken;  devlet mehter marşı gibi ikileyip 23 Nisan’ı hala kutlayabiliyor.Çocuklarımızın yaşadığı bütün bu acılar adına, insanlık adına 23 Nisan çocuk bayramını ısrarla ret ediyor ana yüreğim.

Hele ki bu ülkede 1915’de etnik temizlik sırasında ana rahminde ufacık bir ceninken katledilen, çocukluğunu bile yaşayamayan bebeleri düşününce….

Bütün bu yaşanan acılara rağmen bu gün paskalya bayramına giriyoruz. Bu ülkede yaşayan Kadim halklar olan Ermeni ve Süryani halkı şahsında dünya hiristiyanlarının kutladığı bu bayram neyi ifade eder kısaca anlatalım:

Hıristiyan âleminin en büyük bayramı olarak kabul edilen ve Hz İsa’nın son yemeğini ölümünü, insanlar için kendini feda edişini ve üç gün sonra dirilişini simgeleyen paskalya bayramı bu yüzden hıristiyanlığın en büyük bayramıdır.

Paskalya’da İsa’nın çarmıha gerilip ölmesinden sonra yeniden dirilişini kutlar hiristiyanlar. Paskalya günü ise, Diriliş Pazarı ya da Diriliş günü olarak adlandırılır. Hıristiyanlar “Paskalya’da, “İsa”nın öldükten sonra dirilişi”ni, ruhunun göğe yükselişini kutluyor. Bazı Hıristiyanlar, Paskalya’yı 40 gün, çoğunluğu ise 7 gün oruç tutarak karşılıyor. Hıristiyan orucunda hayvan eti ve hayvan türevi gıdalar yasak. Pascal öncesi perşembe ve- cuma günleri nebatî yağ yemek de yasak.

İncile göre İsa Peygamber, perşembe gecesi havarilerle son yemeğini yer. Yemekte ise mercimek vardır. Bunun için perşembe geceleri “mercimek” pişirilir. Yüreklerindeki inançla Paskalya çöreği hazırlanır. Yumurtalar sevinçle kırmızıya boyanır. Paskalyada Yumurta çok önemlidir. Yumurtalar çeşitli renklerde boyanır. Her bir renk ayrı bir anlam ifade eder. Paskalya çöreğinin İsa’nın bedenini ve bereketi temsil ettiğine inanırlar. Paskalya bayramı genellikle yumurta bayramı olarak da bilinir halk arasında.

Cuma günü ise perhiz tutulur; et ve hayvansal gıdalar yenmez. Cumartesi gecesine kadar yas tutulur. Cumartesi gecesi ise gece yarısına doğru tüm cemaat kiliseleri doldurur. Tam saat 24.00’te herkes bir mum yakarak İsa’nın dirilişini kutlamaya başlar. Gece yarısından sonra eve dönüldüğünde, kırmızı yumurta tokuşturulur.

Paskalya, perhizle geçen beş haftalık (büyük perhiz) bir hazırlık dönemi ile son haftayı(kutsal hafta)kapsar. Paskalya gününde (paskalya pazarı) sona erer. Paskalya günü için evlerde çzek çörekler ( paskalya çöreği ) yapılır. Mumlar yakılır, dualar edilir. Paskalyayı bütün Hıristian mezhepleri, kendi inanç düzenlerine göre kutlarlar. Süryanilerin Temmuz ayında kutladıkları “Meryem Ana Paskalyası ” adı verilen yortuda Paskalya bayramı içine girer. Katolik Kiliselerinde, Paskalya gecesi ayininde ateş kutsanır, Paskalya mumu yakılır, kutsal kitaptan bölümler okunur, vaftiz törenleri yapılır. Rum ve Ortodoks Kiliselerinde gece ayinlerinden önce ayin alayı düzenlenir; kiliseden çıkarken hiç ışık yakılmaz. Dönüşte ise İsa’nın dirilişini simgelemek için yüzlerce mum yakılır. Koliba dağıtılır. ( Koliba, Hıristianların kuru aşuresidir).

Akitu bayramı sırasında bileklerine bağladıkları ipler çözülür bir ağaca bağlanır, o yılın bereketli geçmesi için. Ertesi günüde ölüler ziyaret edilir, mezarlıkda piknikler yapılır.

PASKALYA (Dakyomto) Bayramı, özüne uygun olarak sadece Turabdin’de anlam kazanır. Diaspora ve İstanbul’da Kentleşmenin ve iş hayatının getirdiği zorluklar nedeniyle Turabdin’de olduğu gibi keyifli geçmez. Çocukluğu elinden alınmış mahzun, buruk ve kekremsidir memleketten uzak da bayram kutlamak. Bu ülkeye demokrasi geldiğinde bütün özlemler bitecek bir gün. Bet nahrin’de yine Süryani çiçekleri yetişecek, bahar kokacak topraklar durmaksızın. Yeterki o güne dair düşlerimizi bir bayrak gibi göndere çekelim.

Bu yıl Türkiye’de 5 ayrı ilde ilk kez anılan 24 Nisan genocidi nedeniyle bayramdan çok Anma gününe kilitlenmişiz adeta ki, Bayramı bile neredeyse unutur hale geldik. Acı ve sevinç ikiz kardeş gibidir. Bir yandan 24 Nisan 1915’de yaşatılan o büyük acı, diğer yandan hiristiyanlığın en büyük bayramına denk gelmesi. Bu toprakların kadim halklarının kaderi galiba bu. Ne yaşatılan acıları unutalım nede insanı mutlu edebilecek bayramları.

Başda ülkemde ve tüm dünyada hiristiyanlığın bu en büyük bayramı olan paskalya bayramının insanlığın ortak paydalarda buluşabileceği onurlu bir Barışa vesile olmasını dilerim.

ZEYNEP TOZDUMAN

                                                       

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: