İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Müjde: Ermeniler de Türk!’

Nazım ALPMAN/ nazim@internethaber.com
27 Mayıs dönemi hükümetleri içinde saygın akademisyen üyeler de bulunuyordu. İçlerinden hiç biri bu görüşlere itiraz etmemişti. Anadolu’da yaşayan herkesin Türk olduğu konusundaki devlet tezi o boyutlara ulaşmış ki, bir hükümet üyesi eline geçirdiği bir araştırmadan şu satırları okumaktan imtina etmemişti:-Bu araştırmaya göre Ermenilerin de aslında Hazar Türkü oldukları kesinleşmiş bulunuyor!!!İsmail Beşikçi tam burada durdu ve şöyle dedi:
-Ermeniler de Türk haline getirilmesinden sonra, Kürtlerin Türk olmaları önünde hiçbir engel kalmıyordu!

Türkiye İşçi Partisi TİP’in kurucularından ve son genel başkanıBehice Boran 100 Yaşında etkinliklerinin sonuncu 16-17 Nisan günleri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde yapıldı. Pazar günü ilk oturum “Kürt Sorunu: Nereden Nereye?” başlığı altında düzenlenmişti. Prof. Dr. Büşra Erşanlı’nın yönettiği panelde İsmail Beşikçi ve Tarık Ziya Ekinci konuşmacıydı.
Beşikçi, geniş bir bakış açısıyla devletin Kürt Sorunu konusundaki tutumunun geçmişten günümüze hiç değişmeden sürdüğünü örnekler vererek anlattı. Beşikçi’ye göre devletin Kürt sorunu konusunda üç temel politikası vardı.
1-Üniversitelerin Kürt Sorunu’yla hiç ilgilenmemesini sağlamak!
2-Siyasi partilerin Kürt Sorunu’na bulaşmasını engellemek…
3-Kürt burjuvazisinin doğuda gelişmesine müsaade etmemek…
Beşikçi titiz bir araştırmacı olduğundan en küçük gelişmeleri dahi not alıyordu. Mesela geçen yıl (2010) 1960-61’deki Hükümet toplantıları tutanakları üzerindeki gizlilik kararı kaldırılmıştı. İsmail Hoca bu toplantılarda üst üste sayısız defa Kürtlerle ilgili konuşmalar yapıldığını tespit etmişti. Bunların hepsinde de “Kürt diye bir ulusun olmadığı” tezi üzerinde konuşmalar yapılmış, buna uygun önlemler ve eylemler kararlaştırılmıştı. 27 Mayıs dönemi hükümetleri içinde saygın akademisyen üyeler de bulunuyordu. İçlerinden hiç biri bu görüşlere itiraz etmemişti. Anadolu’da yaşayan herkesin Türk olduğu konusundaki devlet tezi o boyutlara ulaşmış ki, bir hükümet üyesi eline geçirdiği bir araştırmadan şu satırları okumaktan imtina etmemişti:
-Bu araştırmaya göre Ermenilerin de aslında Hazar Türkü oldukları kesinleşmiş bulunuyor!!!
İsmail Beşikçi tam burada durdu ve şöyle dedi:
-Ermeniler de Türk haline getirilmesinden sonra, Kürtlerin Türk olmaları önünde hiçbir engel kalmıyordu!
1965’te Meclis’e giren TİP’li ilk sosyalist milletvekilleri arasında bulunan Tarık Ziya Ekinci, Türk burjuvazisinin demokrasi konusundaki “kaypak” tavrını eleştirirken, TÜSİAD’ın hazırlattığı son anayasa taslağını örnek verdi. Ayrıntılı anekdotlar aktardı:
-Anayasa’da değişmez maddeler olarak yer alan Atatürk Milliyetçiliğini kaldırmadan bu ülkeye barış ve demokrasinin gelmesi mümkün değildir. Bana da sordular, bu fikrimi söyledim. Kabul ettiler. Sonra tepki gelince geri çekildiler.
Söz Türkiye burjuvazisine gelince, İsmail Beşikçi “eksik bıraktığım bir şeyi söylemek istiyorum” dedi:
-Türk burjuvazisinin zenginliğinin altında Türkiye’nin batısında yaşayan Rum ve Ermeni sermayesinin el konulmuş varlığı bulunmaktadır.
Beşikçi sonra Doğuya geçti:
-Kürt burjuvazisinin zenginliği de Anadolu’dan sürülmüş, Ermeni, Asurî ve Süryanilerin en konulmuş gayrimenkullerine bağlıdır.
4 Aralık gazete yakma günü
Türkiye’de devlet Kürtlere karşı her zaman “sert önlemlerle” mücadele verdi. Ancak şunu da teslim etmek gerekiyordu: Devlet değişik fikirlere karşı da farklı davranmıyordu.
İsmail Beşikçi iki örnek verdi:
-Devlet 4 Aralık 1994’te Başbakan Tansu Çiller’in emriyle İstanbul’da Özgür Gündem gazetesini bombaladı.
İsmail Hoca zamanı 50 yıl geriye çekti, karşımıza yine aynı tarih çıktı:
-Tan Gazetesi de4 Aralık 1945’te yakılmıştı!
Hitit Hukuku (*)
Bilindiği üzere Hititler Anadolu’da biz Türklerden biraz (!)önce yaşamışlardı. Bu eski uygarlık Milattan Önce 3000 ile 2000 arasına tarihlendiriliyor.
Avukat Erdal Doğan’ın yüksek lisans tezi olarak çalıştığı “Hitit Hukuku”nda var olan incelikleri çarpıcı bir anlatımla sunuyor:
“Hititlerde her varlığın; kadınların, kölelerin, erkeklerin, çocukların, hatta hayvanların, çiçeklerin, bitkilerin ve ağaçların hakları vardır! Bu hakların korunmasını sağlayan yasalar M.Ö. 3000’den başlayıp, Hititlerden sonra da M.Ö. 1100’lere kadar varlığını korumuştur!”
Anadolu’da Milattan Sonra 2000’lerde en çok aranan şey olan “hukuk”u Hititler, bizden 5000 yıl önce bulup uygulamışlar…
(*) Hitit Hukuku/Erdal Doğan/ Güncel Yayıncılık /2008
Kaynak : http://www.internethaber.com/mujde-ermeniler-de-turk-11411y.htm#ixzz1Jro6HzwP

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: