İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Günün Beklentisi EŞ PATRİK SEÇİMİ Nahabet Melkonyan

Değerli Okurlar, Ermenice yayımlanan aşağıdaki yazı değerli bir dostumuz tarafından Türkçeye çevrildi.İsmin verilmesini istemeyen Hyetert dostuna burada teşekkür etmek isteriz.
HYETERT

Günün Beklentisi
Nahabet Melkonyan 

Önümüzdeki Kasım ayının 8,9,10’uncu günlerinin hafta başında Kudüs Surp Agop Manastırı’nın bütün mensuplarının katılımıyla Manastır genel kurulu toplanacak. Bu toplantıya içerde ve dışarıda bulunan bütün manastır mensupları katılacak. Manastır mensuplarının tamamı 38 ruhaniden oluşmaktadır. Başta patrik hazretleri, 9 baş episkopos, 28 rahip ve ön rahipler. Manastırda sadece 3 baş episkopos ve 18 rahip ve ön rahip görev yapıyor. 6 baş episkopos ve 10 rahip ve ön rahip Ermenistan Ermeni Kilisesinin değişik bölgelerinde görev yapıyor. Kaç ruhaninin Kasım ayında yapılacak olan sert ve vazgeçilmez bu genel kurula katılacağını bilmiyoruz. 

Patrikliğin gündeminde çok ciddi, dağ gibi sorunlar var. Patrik Hazretlerinin ilerleyen yaşından ve güçsüzlüğünden dolayı kurumun işleri felç olmuş durumda. Manastırın kısır döngüye girdiği görülüyor. Geçmişte sorumluluğumuzun bilincinde olarak yazdığımızı bu gün de tekrarlıyoruz. Maalesef zavallılık, zorluklar, umursamazlık, uyumsuzluk, dedikodu, bilinçli sorumluluk eksikliği manastırın ruhani hayatına kök salmıştır. Nasıl bu duruma gelindi? Oysa Patrik Torkom, göreve başlar başlamaz her tarafa ümit telkin ederek planlı çalışmalara başladı. Sanki her şey iyi gidiyordu manastırda; Dini ve kültürel hayat inşa ediliyor, kural ve kanun koyuluyor, yeni sistem modernleştiriliyordu… Acaba bunların hepsi şu anda harabeye dönmüş olan sadece bir dış kabuk dıştan görünüş muydu? yoksa şu atasözünün tezahürü mü .” Aslan kocayınca tilkiler dans eder” Öyle bir dans ki çıkardığı gürültünün akisleri ta okyanuslara kadar gidebiliyor. 

Bu durum, acaba Kudüs patriğini, Kudüs halkını ve Ermeni Kilisesinin mensuplarını kaygılandırıyor mu? Patrik Torkom Manukyan bu sene patrikliğe seçilmesinin yirminci yılını kutlarken, kendisi de yakında 92. yaşını dolduracak. Patrik hazretleri sağlıklı olduğu için mutluyuz. 

Yaşlılık kaçınılmazdır. Dualarımız hep Patrik Hazretleri ile, Rabbe kendisine sağlıklı ve mutlu günler bahşetmesi için yalvarıyoruz. Ancak ileri yaşlılık beraberinde kaçınılmaz yandaşları olan, görme, duyma, yürüme, hareket etme, düşünme, konuşma gibi belli zorlukları ve özellikle çalışma güçsüzlüğünü de getirir. Ne kadar isterdik ki, 70 sene Ermeni kilisesine kesintisiz hizmet eden Patrik Hazretleri hizmetlerinin karşılığı olarak yaşlılığında rahat ve mutlu bir hayat sürsün..
Maalesef gerçek durum farklı. Patrik Hazretleri manevi sıkıntı ve dert dolu günler yaşıyor. Söyledik, Patrikliğin gündeminde dağlaşan pek çok ciddi sorun var. Yönetim kurulunun yeni üyelerinin seçimi, Patrikliğin bütçe sorunları, Kutsal Makam kurumlarının karşılaştıkları zorluklar, Ruhban okulu, Srposz Takmanças (Kutsal Çevirmenler) okulu, matbaa, kütüphane, müze, gayrımenkul mali durum, kutsal mekânlar, inşaat işleri, farklı mezhepten olan topluluklarla komşuluk ilişkileri ve patrikliği son beş yıl zarfında felç eden buna benzer nice sorunlar. 

Yukarıda saydığımız tüm zorluklar sorunları çözme ve yönetme iktidarsızlığından kaynaklanmaktadır. Ve işte her şey burada tıkanmaktadır. Patrik Hazretleri bunu iyi bilir. Mantıklı düşünen ruhaniler de bunu bilir. İşte tam bu sebepten Patrik Hazretleri Başepiskopos Nurhan Manukyan’ı Patriklik vekili olarak tayin etmişti. Netice? Sorunlar çözülemedi. Nedir bu çözümsüzlüğün sebebi? Yetkilerin sınırlı olması… Patrik Hazretlerinin ilerlemiş yaşından kaynaklanan zorluklar… Anlaşmazlıklar ve buna benzer yukarıda sözünü ettiğimiz manastıra ait bir takım iç sorunlar. 

Şimdi günümüzün gereksinimi nedir? Ağzımızda gevelemeden birçoğu tarafından zor telaffuz edilen o üç kelimeyi söyleyelim… EŞ PATRİK SEÇİMİ
Kasım ayında gerçekleşecek olan rahipler kurulunda birçok sorun görüşülecek ve çözümler aranacak. Fakat eğer eş patrik seçimi yapılmazsa “tilkilerin dansı” devam edecek. 

Kısıtlı yetkilerle bir patrik vekili seçimi ile sorunlar çözülmez. Çözülmedi. Gördük.
Tarihte Kudüs Patrikliğinde eş patriklere rastlanmaktadır. Bir takım karşıt söylemleri önlemek amacıyla bir kaçını sayalım:
1) Hovannes III. Coslin 1341-1353; Vartan Aravelaszi Patriğe eş patrik oldu 

2) Mıgırdiç II. 1366-1381; Patrik Kirkor III’e eş patrik oldu. 

3) Esayi II. 1390-1393; Patrik Kirkor IV Yekiptaszi’e eş patrik oldu. 

4) Sarkis II. 1393-1417; Çok sık seyahat ettiği için birkaç eş patrik atamıştı. 1399’da Mardiros Episkoposu, 1402’de Mesrob episkoposu ve 1405’te Boğos Episkoposu atadı. 

5) Esayi III. 1430-1439 Mısırlı Mardiros I’e eş patrik oldu. 

6) Müron 1436-1437 Ve Hovannes VII. 1439-1445. Aynı zamanda Patrik Esayi III’e eş patrik oldular. 

7) Mesrop II. 1454-1461; Patrik Apraham V.’ e eş patrik oldu. 

8) Bedros I. 1461-1476; patrik Mesrop II.’ e eş patrik 

9) Mıgırdiç II. Yeloveszi 1476-1479; Patrik Bedros I.’e eş patrik oldu. 

10) Tavit II. Merdinszi 1583-1613; Patrik Antreas Merdinszi’ye eş patrik oldu. 

11) Minas II. 1698-1702; Hovannes VII.Bolsazsi eş patrik oldu 

12) Hovannes Golod 1713; Sahag Episkopos Apuçğetsi’e eş patrik oldu. 

(Kudüs Ermeni Patrikleri, 2005 Hayk Krikoryan) 

Kudüs Kutsal Makamı tarihinde sorunların sivil yöneticiler tarafından yönetildiği zamanlar olmuştur.
21. asrın ilk 10 yılında manastırımızda zor günler yaşanmaktadır. Bugünkü durum ümitsizliğe sürükleyebilir ve birlik beraberliği zaten yok olmuş manastırın sonunu getirebilir. Sorun önemli hatta alarm verici. Manastır dâhilinde ruhani hayat dahi kalmamıştır. 

Manastır’ın yöneticisi (Lusararabet, Grand sacristin) kiliseye gelmedikleri için rahiplerin maaşlarını kesme durumunda, Ne demek bu?…
Yine manastıra bağlı bir rahip iki aydan beri badarak sunmuyor, olacak şey mi?…
Ne demek Ermeni derneklerinin, zengin kütüphanelerin müzelerin kiliselerin Sırpo Tarkmançats okulunun bulunduğu Ermenilerin asırlardan beri var olan Manastırında yeni neslin Arapça konuşması?
Ne demek Manastırın muhasebe odasından 175.000 Doların ve daha başka altın paraların çalınması?
Hırsızlık olayından aylar sonra bir ruhaninin totodan 80.000 dolar kazanmış olması, rütbeleri alınmış iki rahibin manastırdan habersiz kaçması ne demek oluyor?
Niçin manastırın hala kim oldukları belli olmayan “dâhili hırsızlarını” cezalandırmak için kovuşturma yapılmadı?
Rahiplerin birbirleri aleyhinde dedikodu yapmaları ne demektir.. “İsa Mesih’te ruhani kardeş” anlayışı ve gerçeği nerede kaldı?
Rahiplerin bir iş yapmadan önce komisyon istemeleri ne demek?
Ruhanilerin birbirlerine karşı nefretle hareket etmeleri ne demek? Hatta ve hatta Tanrının selamı olan”Gün aydın” kelimesini dahi kullanmaktan imtina etmekteler.
Ermeni imanlılar ve adakçılar tarafından Kutsal Kiliseye adak olarak sunulmuş olan dualarla işlenmiş hediyeleri, perdeleri, kutsal kupa (sgih) örtülerini sürekli çalmak ve onları Los Angeles’de satışa çıkarmak ne demek?
Yukardaki soruların cevabını kim verebilir. Emin olun sayın okuyucular bu acıları yazmak hiç hoşumuza gitmiyor aynı şekilde bunları okumak da hoş değil tabi. Kalemimizden kan akıyor gözlerimizden de yaş. Fakat gerçeği söylemek ve yazmak gerekiyor özellikle de bu alarm verici durumda. 

Yukarıda yazdığımız acılar ve sorunlar dün meydana gelmedi ama son beş seneden beri halkımızdan bağımsız olarak günden güne cerahat dolu bir yara gibi çoğaldılar. İyimser davrandık ve Patrik Hazretleri’nin Asa’sını kullanmasını bekledik. Yapmadı, yapamadı. Endişelerini kucakladı oturdu ve onların ağırlığı altında çöktü.. Ve işte buraya vardık. 

Bugün Manastırın sorunlarını çözmek için boynundan bir zincir asıp gezmeye gerek yok. Artık gerekli olan Rahmetli Krikor Şğtayagir (Zincir taşıyan) ve Grikor Baron Der patriklerin örnek davranışlarına ve yaşam tarzlarına sahip olmak onlar gibi fedakâr, faziletli, akıllı olabilmektir; ancak o zaman Manastır’ı hüküm süren bu krizden kurtarabilirler. İnanıyoruz ki günümüzün gereksinimi bir eş patrik seçimidir, bu bağlamda özellikle de Patrikliğin bugünkü konumu göz önünde bulundurulmalıdır. Patrikliğin bugün üç devletle yani İsrael Filistin ve Ürdün’le işi var. Diğer yandan Kutsal Kent’in kutsal mekânlarını birlikte koruduğu farklı mezhep sahibi topluluklarla işi var. Ve bugün biz zayıf bir konumda olduğumuzdan Rumlarla sık sık çarpışmak kavga etmek durumunda kalıyoruz, onlar geçmişte de olduğu gibi bugün de bizim asırlardan beri süre gelen yetkilerimizi sorgulamaktalar. Orta Doğu’nun olumsuz siyasi şartlarını ve ileride baş gösterebilecek şu anda belirlemesi olanaksız, olabilecek zorluklar göz ününde bulundurulursa akıllı davranıp bir eş patrik seçimi ile patrikliğimizi yeniden canlandırmak, Manastır dâhilinde disiplin ve intizamı sağlamak, Sion tepelerinde Ermeni’nin her günkü duası ve şükretmesinin devam edebilmesi ve adak için Kutsal Topraklara gelen Ermenilerin Surp Agop’un kemiklerinin ve başının dinlendiği yerlere ziyaretlerinin devam edebilmesi için, şu anda geçimsizliklere mahküm olan manastırımızı İsa Mesih’in sevgisiyle doldurmak, ruhani ve kültürel hayatı canlandırmak gerekmektedir. 

Ermeni halkı, hep birlikte ve özellikle Kudüs Ermenileri her zaman Kutsal Tahtın ve asırlardan beri yaşayan Patrikliğimizin daima yanında olmuşlardır güç vermişlerdir. Dünyanın her tarafında yaşayan Ermenilerin bugün her zamandan daha fazla ruhani aydınlanmaya, ruhani, hayata ve Tanrı’nın sesine gereksinimi vardır. Bugün ekonomik sıkıntılara rağmen maddi hayatın sağladığı zevklere kendini kaptıran insanlar gün geçtikçe Tanrı’dan uzaklaşıyorlar, kilisedene uzaklaşıyorlar, vatandan uzaklaşıyorlar ve en kötüsü en korkuncu Ermenilikten uzaklaşıyorlar. İşte bu yüzden ne pahasına olursa olsun “BEN”leri ve ihtirasları parçalayarak Sion tepelerinden yeni ilham estirmek için her türlü fedakârlıklara katlanarak, akilâne ve mantıklı bir şekilde Kudüs Patrikliğinin ruhani hayatını ve misyonunu yeniden inşa etmek gerekiyor. 

Bu asırlık kurum ne durumda olursa olsun BİZİMDİR, Ermeniliğe aittir… Ermeni Resuli Kilisesi’nin Kutsal Makamı’dır.
Bizim Patrikliğimizi, ancak Kutsal Makam’a adaklarını yapmış olan Ermeni Kilise’si mensupları kurtarır, Rum, Süryani, Latin, Kopt, Habeş değil … Kudüs manastırı topluluğu kurtarabilir, gerekiğinde sivillerle gayretlerini birleştirerek Kudüs’deki bizim Kutsal Makam’ımızı kurtarılması gerekir. 

Durum ağır ve ciddi. Çabucak yıkıcı olabilir, tabi eğer daha olmamışsa. Baruyr Sevag yaşasaydı şöyle derdi: “ Talep eder gibi müracaat ediyorum…” günümüz’ün beklentisi olan Eş patrik seçimini.
Yarın çok geç olacak.
Duyan var mı?
Ekim 2010

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: