İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

1941 Yılında Kaybolmuştu Şimdi Bulundu, Kim bilir Belki De Bizim İçin Ölmüştü Şimdi Dirildi

Yıllardır Vakıflarımızın en önemli konusudur akarlarımız, çünkü onlardır nefes aldıran ve hep yakınırız elimizden bir bir alınıyor diye veya bizim tapulu malımız biliyorduk meğer 1936 yılından sonra mülk edinemediğimiz için bağışlanan veya satın alınan yerler kararname gereği geri alınıyor vs. vs.

5735 – 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve değişik maddeleri gereği son zamanlarda vakıflarımız tasarruflarında bulunan kısacası kendilerinin olduğunu ispat ettikleri yerleri bir bir geri alabiliyorlar.

Sizlerle bu bağlamda yaşadığım bir mucizeyi paylaşmak istiyorum, mucize diyorum çünkü o güç olmadan bu ve benzeri şeylerin kendi irademizle gerçekleştirebileceğimize şahsen inanmıyorum.

Minas Oflaz arkadaşımla ne zaman yan yana gelsek Vakıflarımız konusunda sohbetimiz olur ve arada bir eskiden Kumkapı Nişanca’da oturdukları yerden bahsederdi çünkü tapu kayıtlarında Meryem Ana Ayazma kilisesi gibi şeyler olduğunu söylerdi. Bu konu yaklaşık yedi yıldır sürüyordu tabi ben Meryem Ana adı da en yakın Kumkapı Meryem Ana Kilisesi Vakfına uyduğundan ve ben de iki dönem bu yerde idarecilik görevi yapmış olduğumdan Efrin Bağ başkanlığında yönetim kuruluna ve daha sonra da Hırant Moskofyan başkanlığında yönetim kuruluna sürekli işliyordum ki araştırma yapılsın diye, fakat benim resmi bir sıfatım olmadığından ancak bir yere kadar gidebiliyordum.

Nihayet bir gün idareci olan Davit Damla bana gelerek ben hazırım müsaitsen gidebilirmiyiz diye sordu çünkü kendi Yönetim Kurulu tarafından yetkilendirilmişti, birlikte Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün yolunu tuttuk, tapu memuru yönetim kurulunun talebi üzerine istemiş olduğumuz bölgenin durumu hakkında bilgi hazırlarken Davit Damla arkadaşımızın gözüne tapu tescil defterinde bir karar ilişir ve bana dönerek Nazar abi burada kilise filan yazıyor sakın aradığımız yer burası olmasın der, yazıda söz konusu yerin Katip Kasım Camii Vakfı ve Samatya Sulu Manastır Kilisesi Vakfı adına tescil edilmesine karar verilmiştir yazmaktadır. Evet işte bahsettiğim mucize yine gerçekleşmiştir çünkü biz buraya ne için gelmiştik ve o güç karşımıza ne çıkarmıştı. Bu benim için ilk değildi ve son da olmayacaktı.

Memura dönerek sorduğumda orası tescil edilmiş bu demek oluyor ki tapusu da alınmıştır der, fakat malik hanesine baktığımda boş görünmektedir onu da sorguladığımda olabilir önemli değil der, benim için çok önemlidir tapusu alınmışsa malik hanesi de doldurulmuş olmalıdır açık kalması bence mümkün değildir sohbet esnasında ada pafta parseli beynime yazarak binayı terk ettik ve çıkar çıkmaz Samatya yönetiminden Şahin Gezer’i arayarak kendisine Kumkapi Nişanca’da bir yerleri olup olmadığını sordum, evet böyle bir yerleri olduğunu ancak söz konusu yerin yıllardır arandığını ve bugün bu saat bulamadıklarından bahseder sevinçli haberi kendisine verdiğimde kulaklarına inanamadığını belirtir ve benden aldığı bilgilerle derhal tapuya gider evet yer aradıkları yerdir az da olsa şüphesi ortadan kalkmıştır konuyu Yünetim Kurulunda gündeme getirerek 1941 Yılından beri aranan yerin bulunduğu müjdesini verir ve alınan kararla söz konusu yer Samatya Surp Kevork Kilisesi Vakfı adına
tescil edilir.

Samatya Surp Kevork Kilisesi ve Mektebi Vakfına kazandırılan arsa fiziki anlamda bakıldığında Minas Oflaz, Nazaret Davityan ve Davit Damla’nin çalışmaları ile ortaya çıkartılmıştır.

Aslında bu yazıyı sizlerle paylaşmamdaki en önemli sebep bu ve benzeri yerlerin Vakıflarımızda var olduğu ancak ne yazık ki bilgi ve belge eksikliği olduğundan maalesef yerlerinde uykuda daha da acısı birileri tarafından kullanılır durumda olduklarıdır, bu kanıya da varmamın sebebi Patrikhane Emlak Komisyonunda bulunduğum süre içersinde gözlemlediklerime dayanmaktadır kısacası Vakıf Yönetim Kurullarına bu konuda çok iş düşmektedir aksi taktirde söz konusu yerler kaybolmaya mahkum edilecektir.

Cemaatimize ve Milletimize Hayırlı Olsun

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: