İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ՀԱՄՇԵՆ – Hemşinli Ermeniler/  Kayıp Hemşinli Aileler

ՀԱՄՇԵՆ – Hemşinli Ermeniler

Kaynak: 2007
Haykazun Alvrtsyan
Erivan Devlet Üniversitesi, Filoloji doktoru 

http://team-aow.discuforum.info/t2872-Hemsinli-Ermeniler.htm

Hemşinli Ermeniler kimlerdir?

Hemşinli Ermeniler 19. yy. 90 yıllarına kadar genelde Türkiye’nin Samsun şehrinden Batum’a kadar geniş sahil bölgelerinde ikamet etmişlerdir. Tarihçi Ğevond’un verilerine göre 788 yılında Büyük Hayk’taki Kotayk ve Aragatsotn nahiyelerinden 12 000 kişi, Arap hakimlerin baskılarına direnemeyip Abas Amatuni ve onun oğlu Hamam payazat rehberliklerinde Ermenistan’ı terkedip Bizans Imparatorluğunun bir parçası olan Pontus’a yerleşirler. Pontus ‘ta Ermeniler eski zamanlardan beri ikamet etmiş. Daha sonraki yüzyıllarda onların sayısı, politik ve ekonomik baskılardan dolayı Ermenistan ‘ın çeşitli nahiyelerinden göç edenler sayesinde artar.

Bizans imparatoru Konstantin, Ermenileri memnunlukla kabul eder, verimli topraklara yerleştirir, Ermeni prenslere ise bir müddet sonra savaştan dolayı yıkılacak olan Tambur şehrini hediye verir. Hamam Amatuni bu şehri yeniden kurar ve kendi ismiyle Hamamşen (bundan da Hamsen – Hemsin) adlandırır.

Hamam Amatuni’nin kurduğu prensliği tam yedi yüzyıl sonra 1489 yılında yıkıldı. Hemsin ‘in, başta Bizans ve daha sonrada 13. yy. ‘da Pontus Imparatorluk bünyesinde yarı-bağımsız bir durumu vardı. Osmanlı Imparatorluğu kurulduktan kısa zaman sonra Ermenilere ve imparatorluğun diğer Hıristiyan milletlerine karŞı gösterdiği dini ve etnik hoşgörüsüzlük, sık sık savaşlara sebep olmuştur. Hemsin prensliğinin yeterince kuvvetli olup, halkı ise cesur ve hürriyetsever olmasına rağmen Osmanlı gibi güçlü bir imparatorluğun bir kaç yüzyıllık baskı ve takibine direnemeyeceği açıktır.

Hemşinli Ermenilerin direniş tarihi sayısız kahramanlık sayfalarıyla doludur, fakat sonuçta mağlubiyetleri, islamalaştırılmaları ve katilamlara uğramaları kaçınılmaz olmuştur. Bu politika 18. yy. başlarında kararlı bir safhaya girdiğinde Hemşinli Ermeniler katilamlardan kaçıp Karadeniz sahilleri boyunca yayıldılar. Islamlaştırılanlar ise daha sonraki baskı ve katilam dalgalarından kurtulabildiler.

Asimilyasyona karşı direnişin en güçlü araçları dil, din, kültür, adetler ve törenlerin koruması ile karışık evliliklerden kaçınmak olmuştur. Hemşinli Ermeniler bu konularda çok titizdiler. Türk makamları, Ermenice konuşanları büyük cezalara çarptırmış, Ermenice konuşanların dillerinin kesildiği olmuşŞtur. Bu, güçlü direniş hakkında ve Ermenilerin bazı yerlerde bir yüzyıl sonra bile ayaklanıp kendi dinlerine döndükleri konusunda veriler vardır. “Pontus Tarihi” eserinin yazarı M.Bıjışkyan, 19. yy. başlarında bu yöreleri ziyaret etmiş ve Islamlaşmış Ermeniler hakkında, “Hemşinliler yarı yarı ‘dır
(yarı Hıristiyan, yarı Islam), çoğu dinlerini değiştirmiş, fakat Hıristiyan adetlerini koruyup kiliselere gitmek ve zakiyat vermekten kaçınmazlar; hemen hemen herkes Vardavar ve Verapoxum zaman kiliseye gidip, mum yakıp kendi atalarının ruhları için kurban keserler… Hıristiyanlığı bilen ihtiyarlar var, onlar haçı sayarlar ve kiliselere gizlice zakiyat verirler” diye yazmıştır.

Benzeri ifadeler yabancı kaynaklarda da bulunmaktadır. Amerikalı protestan misyonerleri Smith ve Dwite bu yörelerde seyahat etmiş ve 1831 yılında Londra’da, daha sonra ise 1833 yılında Boston’da yayınlanmış seyahat notlarında “Ermeniler arasında da … belli bir kısım Müslüman. Onların yaşadıkları bölgeye Hemsin denir. Katolik Ermeni olan Trabzonlu muhatabımız, 70-80 köyde ikamet eden 3-4 bin Ermeni aile bulunduğunu söyledi. Çoğu yalkaşık 200 yıl evvel Müslüman olmuş, fakat onlar bugüne kadar Ermenice konuşur kadınların çoğu başka bir dil bilmez ” diye yazmaktadır.

Devamlı baskılar, zorbalıklar ve takibata rağmen Hemşinli Ermenilerin yarı bağımsız durumu daha uzun zaman devam eder. 19. yy. ‘da Hemsin’de seyahat etmiş K.Koch’un yazdıklarını temel alıp H.Taşyan “Bu gibi zor erişilir dağlarda yarı bağımsız durumu korumak kolaydı. Osmanlı idaresi altında da durum böyleymiş, ve Koch’un (1840 yıllarında gerçekleştirdiği) seyahatine kadar bile bu durum devam etmekte “, diye yazar.

Bir çağdaşa göre bu yarı bağımsız durumun sebebi bütün Hemşinli Ermenilerin “oğullarının askere yazılması”: “Onları idare eden bir başbuğ Ermeni prens var; onların hiç kimseden korkuları yok; sadece derebeyine karşı savaşırlar ve çok güçlü insanlardır1′ (M.Bıjışkyan).

Trabzon vilayetinde 1915 yılına kadar bazı verilerine göre Hıristiyan Ermenilerin sayısı 100 binden fazla olup islamlaştırılmışların rakamı daha da fazlaydı. Müslüman Ermeniler Hıristiyanlıktan ve kiliseden çok uzaklaştıkları halde kendi milletinin bilincini korumakta, çoğu Ermenice konuşmakta ve Ermeni olduklarını kaydedip kendilerine Hemşil demekteydi. Ikamet merkezlerinin ve diğer yerlerin çoğunun adları da Ermeniceydi.

1860-70 yıllarında Hıristiyan Hemşinli Ermenilerin Yekaterinodar (Krasnodar) vilayeti ve Abhazya başta olmak üzere Rusya Imparatorluğu sahil bölgelerine göçü başlamıştır. 1890 yıllar katilamları ve özellikle 1915 soykırımından dolayı hayatta kalan Hıristiyan Hemşinli Ermeni grupları Rusya, Abhazya ve Avrupa ‘nın birçok ülkelerinde olduğu gibi, Ermenistan ‘da da barınak bulmuştur.

Ermenice konuştukları için Soykırım kurbanları arasında Müslüman Ermeniler de yer almıştır.
Hemşinli Ermeniler ikamet yerleri, mezhebi ve diline göre bugün üç temel gruba bölünmektedir (Bert Wooks):

a. Batı Hemşinli Ermeniler: Türkiye’nin Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize vilayetlerde oturmaktadırlar; dilleri Türkçedir; Sünni Müslümandırlar.
b. Doğu Hemşinli Ermeniler: Hopa şehri ve yöresindeki 30 köy başta olmak üzere (kısmen de Borçka şehrinde) Artvin vilayetinde ikamet etmektedirler; dilleri Ermenicedir (Hemsin lehçesi); Sünni Müslümandırlar.
c. Kuzey Hemşinli Ermeniler: Abhazya ve Rusya’nın Krasnodar bölgesinde ikamet etmektedirler; Hemsin lehçesi Ordu, Canik, Trabzon ağzıyla konuşmakta, Rus dili bilmektedirler. Büyük bir kısmı Doğu Ermenicesini de konuşabilmektedir; Hıristiyan olup Ermeni apostolik kilisesine bağlıdırlar.
Hemşinli Ermeni toplumları Amerika ve Avrupa’nın bazı ülkelerinde de vardır. Son yıllarda Türkiye’den göç etmiş Müslüman Hemşinli Ermeniler (Hemşil) en büyüğü Almanya’da olmak üzere Avrupa ülkelerinde yeni toplumlar oluşturmaktadırlar.
Kendi tarihi yerleşim bölgelerinin haricinde birçok Hemşinli Ermeni Izmit yöresi, Erzurum, Ankara, Izmir, Istanbul gibi Türkiye ‘nin çeşitli şehirlerinde ikamet etmektedir.
Müslüman Hemşinli Ermeniler kendilerine Hemşil (Hemşinli) demekte, bu isim Türkler ve diğer uluslar tarafından da kullanılmaktadır. Ilginç olan, dinlerini, bir kısmı ise dillerini de kaybetmelerine rağmen Hemsin Ermenileri kimlik bilinçlerini koruyup Türkleşmediler ve Türkleri de kendilerini kendi memleketleri ismiyle anmaya mecbur ettiler.

Hemşinli Ermenilerin sayısı hakkındaki veriler.

Bu konu hakkında araştırmacılar tarafından çeşitli görüşler öne sürülmüştür. Tabii ki bunların hiç birisi somut hesaplar temel olarak alamaz. Yukarıda görüldüğü gibi Hemşinli Ermenilerin yerleşim yeri, mezhep ve dil açısından çeŞitli gruplara bölünmüş olmaları durumu daha da zorlatırmaktadır. Sorumlu araştırmacılar da genelde sadece dil, folklor, din değiştirme gibi bazı meseleleri incelemiş, çünkü Türk makamlara göre meselenin araştırılması hoş değildi.

Çeşitli araştırmacılar değişik rakamlar sunmaktadır: bu birkaç on bin ile 1,5-2 milyon arasında değişmektedir. 25-40 bin rakamını kabul edenler sadece Hopa yöresindeki Ermenice konuşan Hemşinli Ermenileri kastetmektedirler, oysa Aliye Altı ‘ya göre Türkiye ‘de bir milyondan fazla islamlaşmış Ermeni vardır. Bu rakam gerçek gibi görünüyor.

Hemşiller Orta Asya ve Rusya’da da yerleşmişlerdir. Bunların toplam sayısı 5 bin kadardır, Hemen hemen her kes ana lehçelerini kullanmaktadır.

Abhazya’da ikamet eden Hemşinli Ermenilerin sayısı 1992-93 yıllarındaki Gürcü-Abhaz savaşından sonra 25 bin ile azalıp 65-70 bine düşmüştür.

Göç edenler Rusya ‘ya yerleşmişlerdir.

Rusya ‘daki Hemşinli Ermenilerin sayısı hakkında bir fikir oluşturmak epeyce zordur. Değişik hesaplara göre bu sayı 300-400 bin civarındadır.

Ermenistan’da bazı verilere göre 4000-5000 Hemşinli Ermeni vardır.
Soykırımdan sonra Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ve ABD’deki Hemşinli Ermenilerin yerleşmeleri hakkındaki bazı veriler var ise de bunlar araştırılmış değildir.

Bu verilere göre Hemşinli Ermenilerin toplam sayısı yaklaşık birbuçuk milyon kadardır. Bu rakam, tabii ki gerçek durumu yansıtamaz. Bu ne kadar abartılmış olsa da, hem Müslüman hem Hıristiyan Ermenilerin bir yoğun kitle olması açıktır. Belki de Hemşinbilimin başka alanları ile beraber Hemşinli Ermenilerin sayısı ve coğrafyası üzerine ciddi dikkat edilmesi gerek.

Hemşinbilimi hakkında kısa bir bilgi.

Hemşinliler büyük ölçüde Türk kültürü etkisi altında bulunmalarına rağmen esas itibariyle milli törenlerini, adetlerini, şarkılarını, müziklerini, danslarını, güncel yaşamın birçok özelliklerini ve ana lehçelerini korumuşlardır. Ayrıca karışık evlenmelerden ve yabancı mezarlıklarda defnedilmekten kaçınmaktadırlar. Islamdan Hıristiyanlığa dönmüş ve atalarının soyismini yeniden almış yazar Tigran Kostanyan “Memleketimiz olan Rize şehri insanlarının çoğu Ermeni olduğumuzu bilirlerdi. Bizim, Türklerin yanında mezarlıklarımız yoktu. Biz cenazelerimizi bahçelerimizde toprağa verirdik”, diye ifade eder. (Ditak, 2002, Mart-Nisan)

Milli kimlik bilinci ve bunu koruma çabasının enteresan ve kendine özgü meydana gelişleri var:

a. Anadili (lehçeyi) koruma. Türkçe konuşan (Batı) Hemşinli Ermenilerin bir kısmı bile Hemsin lehçesini bilir, Doğu (Artvin vilayeti) Hemşinli Ermeniler ise esas itibariyle analehçelerini korumuştur:
b. Adetler, törenler, folklor, türküler ve danslar, çalgılar, giyim vs. büyük oranda korunmuştur. Çok dikkat çekici bir durum da bütün Müslüman Ermenilerin (hem Ermenice konuşan, hem de Türkçe konuşan Hemşiller) her yıl Temmuz ayının 15-22 ‘de Rize vilayetinin Çamlıhemşin kasabasında Vardavar (Vartivor) kutlamaklarıdır. Anlaşılır sebeplerle dini tören yokolmuş, milli müziğin, dansın ve geleneklerin tiyatrolaşmış bir bayramına dönüşmüştür. (şarkıların bir kısmı Türkçedir, fakat Hopa Ermenileri Ermenice şarkları da korumuştur).
Birçok soru daha araştırmacıları beklemektedir: örneğin, son 2-3 yüzyıl zarfında Islamlaştırılmış Hemşinli Ermeniler (Hemşiller) etnokültürel hangi yabancı etkiler altında kaldığı, ne kaybettiği, ne koruyabildikleri vs.
Bu sorular (ve genel olarak Pontus Ermenileri) 19 yy. ve 20 yy. başında Ermenibiliminde büyük ilgi görüp Ermeni ve yabancı yazarlarca (S. Haykuni, N. KhŞtyan, B. Güleseryan, P. Tumayants,V. DaŞyan, M. Bıjışkyan, Ğ. Incicyan, N. Mar, N. Derjavin, P. Korolenko, S. Mintslov, K. Koch vs) birçok eserler yayınlanmıştır. Sonraki 50-60 yıllarda bu ilgi azaldı ve o dönemden sadece birkaçı kaldı belleklerde: Hr. Açaryan, L. Melikset-Bek, C. Dumezil…
1970’lı yıllardan beri ise Hemşinbiliminde bazı olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Milli azınlıklara karşı artan ilgi Hemşinli Ermenileri de kapsadı: Ermeni, Rus, Alman, Hollandalı, Amerikalı, Türk, Gürcü ve başka uzmanlar (L. Khaçikyan, B. Torlakyan, V. Bıdoyan, S. Vardanyan, A. Ter-Sargisyants, J. Khaçatryan, H Simonyan, C. Dumezil, J. Russel, J. Weitenberg, W. Blessing, R. Echvards, B. Wooks, 1. Kuznetsov, M. Sakaoğlu, Ts. Batsaşi, Ġ. Şilkadze vs.) son 20-30 yılda Hemsin ve Hemşinli Ermenilerin tarihi, etnografyası, lehçesi, mezhebi, kültürü, giyimi vs. hakkında bir sıra araştırmalar yayınlamışlardır.
Son yıllarda bu sorun ile ilgilenenlerin sayısı gitgide artmaktadır ve onların arasında Hemşil asıllı araştırmacıların var olması memnunluk vericidir. Birisini hatırlayalım: Aliya Altı, Rize’de doğup büyümüş, Frankfurt üniversitesinde tahsil görmüş. Vaftizden sonra atalarının Kostanyan (Alis Kostanyan) soy ismini kabul etmiş. Müslüman Ermeniler hakkında değerli bir eseri Almanca yayınlanıp eser Yunanca da tercüme edilmiş.
Her ne kadar Abhazya ve Rusya’da ikamet eden Kuzey Hemşinli Ermenilerin tarih, dil, etnokültürel, din bilinçleri ile Ermeni kimliği taşımakta ve Ermeni halkının diğer gruplarından bir etnokültürel toplum parçası olarak farklı değillerse de Islamlaştırılmış Hemşinli Ermenilerin durumu farklıdır. Aliye Altı bu durumu “Hemşinli Ermeniler özel bir durgun safhada bulunmaktadır. Burada kültürel güçlerin birbirileriyle olan serbest bağı engellenmiş ve bunun tetiklenmesi ile teşviki zamanın gerekli talebi oluşturur”, diye epeyce isabetli bir yorum yapmıştır.
En önemli şeylerini koruyan kültürümüzü canlandırabilmek için Hemşinli Ermeniler, Hemsin simgeleri ve törenleri ile maneviyatlarını sağlamlaştırmaya ve bununla da birlik hissini kuvvetlendirmeye karar verdiler. Bunlar, istesinler veya istemesinler de onların taraflarından gerçeğin yansıtma, dünyayı algılamanın önemli unsurlar.
Suskunların ağızlarından çıkan söz şiddetli enerji kaynağı sayılır. Bu enerji vasıtasıyla biz hayatımıza, bilime, doğaya ve bütün uzaya anlam vermekteyiz. Sözün gücü sayesinde biz kendimizi iç ve dış korkularımız ile şiddetten kurtulabilir veya kendimizi köleleştirmeye bırakabiliriz… Sözler, bilimsel bütün dallardan oluşan insan bilincinin temel taşlarıdır”.
_________________ 

Kayip Hemşinli aileler

Aşağıda hazırlamış olduğumuz liste (gerek kendi araştırmalarımızdan -Rusya, Polonya gibi çeşitli ülke arşivlerinden -, gerek Hemşinliler Dil Tarih Kültür kitabından ve gerekse Turan Özüyanık ile Operatör Doktor Yusuf Işık’ın birlikte hazırlamış oldukları çalışmalardan yararlanarak oluşturulan) konu ile ilgili araştırmamızın sadece bir kısmı olup, yakın bir zaman içinde konu ile ilgili diğer bilgi ve resimler Gülapoğlu Ailesi Sitesi’nin (http://www.gulapoglu.com.tr.tc) “Gurbetçilerimiz” bölümünde yer alacaktır. Konu ile ilgili bilgi (ilgili Hemşinli ailenin soyadı kanunundan önceki aile lakabı, bugünkü soyad varsa Rusya gurbetinde bulunan aile üyelerinin isimleri ve bulundukları şehir-ler-) ve belgelerinizi bize sunabilirsiniz.

Abbasoğulları: Moskova – Bahçesaray: ? – Zuğa
Abdioğulları: Rusya (Kırım): Tecina
Ahmedoğulları: Kiev – Batum: Pazar Bucak Köyü
Alioğlulları: Rusya (Kırım): Tecina
Apalioğulları: Rusya: Badara
Apeloğulları: Batum – Moskova – Polonya: Hala
Arslanoğulları: Rusya: Gomno
Avadanoğulları: Moskova: Makrevis
Aydınoğulları: Riga: Mollaveis
Bağdasaroğulları: Batum: Hala
Balıkçıoğulları: Moskova – Mermenat
Barınoğulları: Rusya: Mollaveis
Başoğulları: Mozyr (Minsk bölgesindedir) – Başköy
Begioğulları: Minsk – Tahran: Makrevis
Bekiroğulları: Rusya: Mollaveis
Bektaşoğulları: Rusya – Başköy
Belenoğulları: Rusya: Mollaveis
Benklioğulları: Rusya: Mollaveis
Boduroğulları: Minsk: Hala
Boğazlılar: Rusya: Tecina
Bosigoğulları: Rusya – Varşova: Sırt
Bozalioğulları: Rusya: Hala
Burumoğulları: Rostov: Çinçiva
Canbazoğulları: Yalta: Kale
Cihanoğulları: Moskova: Çingit
Çakıroğulları: Rusya: Çanava
Çamuloğulları: Kiev: Mermenat
Çeleoğulları: Kiev – Kursk: Çinçiva
Çolakoğulları: Varşova – Moskova – Kiev – Minsk: Hala & Küşüve
Demircioğulları: Yalta – Moskova: Ortan
Dervişoğulları: Rusya: Tecina
Dorukoğulları: Moskova: Terpan
Doşoğulları: Soçi: ?
Fazlıoğulları: Sivastopol – Krakov – Lodz – Zamosc: Vice
Ferahoğulları: Kiev: Çanova – Mermenat
Firiloğuları: Rusya: Mollaveis
Gariboğulları: Moskova: Vice
Gülapoğulları: Batum – Sivastopol – Moskova – St. Petersburg – Suwalki – Berlin: Ortan
Hacıalioğulları: Moskova – Tahran: Makrevis
Hacıfanoğulları: Rusya: Ortaköy
Hacımemişoğulları: Dağıstan: Mollaveis
Halilefendioğulları: Rusya: Vice
Haşiloğulları (Destandaki Ahmet) – Kirova: Kale
Hemşinlioğulları: Harkov: ?
Hisoloğulları: Sivastopol: Tobira
Hoşeroğulları: Rusya: Hala
İbişoğulları: Batum: Aşağı Şimşirli
İbrahimoğulları: Sivastopol – Moskova: Çinçiva
İnceoğulları: Smela (Kiev’in güneydoğuasundadır): Bodollu
Kasahoğulları: Batum: Çinçiva
Kaval(a)oğulları: Novorossisk: ?
Kavasoğulları: Rusya: Küşüve
Keçioğulları: St. Petersburg: Ortaköy
Kepenekoğulları: Batum: ?
Kırımlıoğulları: Batum: Çinçiva
Kobaloğulları: Rusya: Badara
Kotiloğulları: Moskova: Amukta
Kozizoğulları: Tahran – Akmescit – Moskova – Kiev: Küşüve
Körhasanoğulları: Krakov: ?
Köroğulları: Minsk: Küşüve
Köseoğuuları: Sivastopol: Küşüve
Kukuloğulları: Rusya: Çelina
Kuşaksızlar: Rusya: Makrevis
Kutanisoğulları: Harkov: Ardeşen Yamaçdere
Kuyumcuoğulları: Moskova – Tahran: Küşüve
Küdoğulları: Moskova – Polonya – Vitebsk (Beyaz Rusya): Mollaveis
Lazalioğulları: Moskova – Vitebsk (Beyaz Rusya): Çinçiva
Mahmutoğulları: Batum: Mikrun Kavak
Mamuşoğulları: Kiev – Moskova: Tobira
Matiloğulları: Odessa: Hala
Melikoğulları: Moskova – Tahran: Makrevis
Memişoğulları: Rusya: Çinçiva
Molitefoğulları: Rostov: Koluna
Mollaömeroğulları: Moskova – Riga: Meleskur
Mollayusufoğulları: Polonya: Hala
Musluoğulları: Rusya: Tecina
Muguloğulları: Rusya: Küşüve (Koboş Mahallesi)
Müsellimoğulları: Şam: Mollaveis
Nasufoğulları: Mogilev: Kaplıca
Noranlılar: Rusya: Meleskur
Numanoğulları: Kursk – Rostov: Koluna
Odabaşoğulları: Varşova: Hala
Ofluoğulları: Meteski – Moskova – Minsk: Vice
Okumuşoğulları: Moskova – St. Petersburg: Habak
Pelitoğulları: Batum – Moskova: Mikrun Kavak
Poladoğulları: Berdiçev: Hala
Pirimoğulları: Varşova – St. Petersburg: Kısmenmelior
Reyhanoğulları: Batum – Yalta – Sivastopol – Moskova – Varşova: Vice
Sarıoğulları: Rusya: Habak
Şabanoğulları: Rostov: Çat
Şeyhoğulları: Moskova – Hemşin
Şişmanhasanoğulları: Yalta – Makrevis
Takoşoğulları: Leningrad – Moskova – Sivastopol – Varşova: Makrevis
Tarakçıoğulları: Moskova – Tahran – Yalta: Makrevis
Terzioğulları: Rusya: Zuğa
Topçuoğulları: Moskova: ?
Tumanoğulları: Rusya – Varşova: Ortan – Küşüve
Tüylüoğulları: Batum – Moskova – Harkov: Kale
Ustaoğulları: Rostov: Ortaköy
Vasapoğulları: Kırım: Hahunç
Veziroğulları: Berdiçev: Hala
Yakupoğulları: Rusya (Kırım): Tecina
Yıldızoğulları: Sivastopol – Batum: Mollaveis 

http://team-aow.discuforum.info/t4721-Kayip-Hemsinli-aileler.htm

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: