İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

RUHANİ KURULUN SON DUYURUSUNUN BİZE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ  Marmara

RUHANİ KURULUN SON DUYURUSUNUN BİZE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Ruhani Kurul Eş Patrik Seçiminden Bu Kadar Çabuk Vazgeçerek Hata Yaptı

Dün Ruhani Kurul’un Patriklik seçimi ile ilgili yaratılan durumun veya bizlere dayatılan “oldu bitti” ile ilintili bir dizi sorunun yanıtlarını içeren duyurusunu yayınlamıştık. Yine dün bu habere eklemiş olduğumuz gibi bu duyuru olasılıkla gecikmiş bir duyuruydu. Böyle bir açıklamanın daha önce yapılmamış olması yersiz tedirginliklere, dedikodulara, geleceğe ve geleneklerimize yönelik ciddi endişelere yol açmıştı. Aslında geç olması hiç olmamasından iyiydi. Ruhani Kurul nihayet bir şeyler söylemesi gerektiğini hissetti ve söyledi.

Peki bu duyuru zihinleri tam anlamıyla rahatlatır mı, yaratılan suni ve tamamen yersiz krizi sona erdirmeyi başarabilir mi? Bu duyuru bizlere geleneksel patrik seçme hakkımızın saklı kaldığı ve bu hakkımızı zamanı geldiğinde mutlaka kullanacağımız konusunda güvence vererek bizleri rahatlatmakla birlikte, bu hakkı hemen kullanamamazın hayati önemine hiç değinmemektedir. Zamanı geldiğinde kullanılacak. “Zamanı geldiğinde” tanımlamasından anlaşılan ise kimsenin hakkında konuşmaktan hoşlanmadığı konu. “Patrik Mesrob Hazretleri vefat ettiğinde” demek isteniyor. Bir başka deyişle geleneksel patrik seçme hakkı ne Devlet tarafından ne de bugün Patrikhane adına görevi yürütenler tarafından elimizden alınmış değil, sadece Patrik Mesrob hayatta olduğu müddetçe beklenecek.

Burada hemen zaten bizim ne Devletimizin ne bizimkilerin patrik seçme hakkımızı elimizden almaya niyetleri olduğuna dair en ufak bir endişemiz olmadığını belirtelim. Zaten böyle bir şey yapamazlardı. Bu yüzden bir takım çevreler, özellikle yurt dışında yaşayanlar bu yönde endişelenmeye başladıklarında, biz bu endişelerin yersiz olduğunu söylüyorduk. Bizim endişemizin nedeni farklıydı. Biz bir Patrik Vekili seçiminin geçici olarak Patrik seçimiyle eşdeğer olarak değerlendirilip Patriklik Makamına acilen bir patrik seçme umudumuzu yok etmesinden endişe ediyorduk.

Şimdi sonuç şöyle:

Ruhani kurul biz ve bizim gibi endişelilere Patrik seçimi hakkımızın baki olduğu konusunda güvence verdi. Bu güzel ve alkışlanacak bir davranış. Fakat öte yandan Ruhani Kurul Kesin bir şekilde Patriklik seçimi sürecini sona erdirdi ve cemaati bir Vekil ile yetinme olgusuyla baş başa bıraktı. İşte bu güzel değil. Bizim, hep belirtmiş olduğumuz gibi, bir vekile değil bir Patrik’e ihtiyacımız var. Bu nedenle de en son söyleyeceğimiz şeyi burada hemen söyleyeceğiz. Bizim bir vekile sadece eğer bizi bir an önce kurallara ve geleneklerimize uygun bir Patriklik Seçimine götürecekse ihtiyacımız var. Aksi takdirde bizim sürekli bir vekile ihtiyacımız yok. Zaten bir vekil vardı. Bunun için de Ruhaniler Genel Meclisini toplamaya filan gerek yoktu.

Gelin önce bu duyuruyu ayrıntılarıyla bir inceleyelim ve hangi noktaların tespit edilmiş olduğunu birlikte görelim.

1. Ruhani Kurulun daha önce duyurmuş olduğu “Patrik Mesrob II’nin hayatı boyunca Patrik olarak tanınacağı” kararı geçerliliğini korumaktadır.

2. Patrik Mesrob II hayatı boyunca Patrik olarak kalacağına göre bu dönemde herhangi bir seçim yapılmayacaktır.

3. Eş Patrik seçimi, bu konu için görevlendirilmiş olan “Eş Patrik Seçimi Müteşebbis Heyeti”nin görevini farklı algılaması ve kanuni dayanağı olmayan girişimleri sebebiyle gerçekleşememiştir.

4. Bu durumdan Ruhani Kurul sorumlu tutulamaz. Ruhani Kurula haksızlık etmemek gerekir.

5. Makam boş olmadığı için seçim yapılamayacağına göre Müteşebbis Heyetin de artık hukuki temeli yoktur ve onun varlığından söz etmek mümkün değildir.

6. Bazı çevrelerce ileri sürülen, “Türkiye Ermenileri Patriği’ni artık cemaatin seçmeyeceği” yolundaki iddia, kesinlikle doğru olmayıp taraflı ve yanlış bir yönlendirmedir. Böyle bir tehlike söz konusu değildir. Patrik Mesrob II Hazretleri’nin vefatından sonra kural ve geleneklerimize uygun seçim yapılacaktır. Buna ne Devlet tarafından bir engel konmuştur, ne de herhangi bir başka kurum tarafından böyle bir talep gelmiştir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Ruhani Kurul Türkiye Ermenilerinin Patrik seçme hakkını korumakta kararlıdır.

7. Bugünkü durum, anlamsız girişimleriyle Eş-Patrik seçimini baltalayanların yaratmış olduğu düğüme bir çözüm getirmiştir. Patrik Genel Vekili seçimi bir boşluğu doldurmuştur. Seçim, teamüller gereği, sadece İstanbul’da görev yapan din adamlarının katılımıyla toplanan Ruhaniler Genel Meclisi tarafından yapılmıştır.

8. Patrik Genel Vekili’ne verilebileceği bildirilen, “Mabed ve ayin dışında dini kıyafetle dolaşma” yetkisi ise sadece kiliseler arası ilişkilerle ilgili toplantılarda, öbür cemaatler ile eşit bir mevki edinme amacıyla kullanılacaktır.

Satırlar arasında gizli bir çok noktaları atlayarak, duyuruda üzerinde durulan temel tespitlerin bunlar olduğunu söyleyebiliriz.

Şimdi bu tespitlerin ne anlama geldiğine bir bakalım.

Bu tespitler bizlere Patrik Mesrob II Hazretleri vefat edene kadar artık yapacak bir şey olmadığını söylüyor. Bu şekilde ifade etmek hoş değil ancak ne yazık ki ortada bir mecburiyet var. Duyuruya göre Makam boş değil ve boşalması beklenecek. Zamanı geldiğinde örf ve adetlerimize uygun bir Patriklik seçimi yapılacak. O zaman kadar gerektiğinde uluslar veya cemaatler arası etkinliklerde “Patriklik Kıyafeti” giyebilecek ve Patriklik yetkisiyle görev yapacak olan Patrik Genel Vekili ile yetineceğiz. Duyuru endişelenmeye gerek olmadığını söylüyor, Devlet tarafından herhangi bir art niyet ortaya konmuş değil, sadece Mesrop II Hazretlerinin vefatından sonra normal durumumuza geri döneceğimiz zamana kadar uygulanacak en iyi çözümün bulunduğu belirtiliyor.

Bir de kendi açımızdan bakalım duruma.

Bir: Ruhani Kurul Patrik Mesrob II Hazretlerinin ölene kadar Patrik olarak kalacağına dair daha önceki kararını tekrarlıyor. Güzel. Ancak Patrik Hazretleri Ruhani Kurul böyle kararlaştırdığı için ölene kadar Patrik olarak kalmayacak, Patrik hazretleri ölene kadar Patrik kalacak çünkü örf ve adetlerimiz bunu emrediyor zaten. Demek ki Ruhani Kurulun bu duyurusu sadece bir hatırlatmadır.

İki: Daha önce Eş Patrik seçme prensibini kabul etmiş olan Ruhani Kurul, Müteşebbis Heyetin kendisine teslim edilen görevi kötüye kullanmış olması ve seçim sürecini çıkmaza sokması nedeniyle artık bu görüşten vazgeçmiştir.

Tamamıyla iyi niyet çerçevesinde şu soruyu Ruhani Kurulun dikkatine sunmayı istiyoruz. Eğer Eş Patrik seçimi Müteşebbis Heyetin kanuni dayanağı olmayan girişimleri nedeniyle çıkmaza girdiyse, Ruhani Kurul bu heyeti azlederek Eş Patrik seçimi için çalışmayı kabul edecek yeni bir heyet kuramaz mıydı? Ruhani kurul Müteşebbis Heyetin baltalaması karşısında neden bu kadar kolay ve çabuk önceki kararından vazgeçti? Bu durum kimilerinin Vilayetin kararının Başepiskopos Aram’ın ve Ruhani Kurul’un işine geldiğini ve bu yüzden hemen kabul ettiklerini düşünmesi gibi uygunsuzluklara yol açar.

Müteşebbis Heyetin azledilmesi konusunda heyet üyeleri kendilerinin cemaat tarafından seçilmiş olduklarını ve sadece cemaat tarafından azledilebileceklerini ileri sürerek itiraz edebilirler. Bu doğru değil. Cemaat bu heyeti Eş Patrik seçmek için seçti, başka bir şey için değil. Eğer onlar Eş Patrik seçme fikrine karşı geliyorlarsa o zaman cemaatin iradesine karşı geliyorlar demektir. Bu nedenle de var olma haklarını yitirirler. Üstelik onların kendi kendilerine kararlar alarak, devlete karşı dava açmaya varacak kadar ileri gitmeye hakları var mıydı diye de sormak mümkün. Avukatlar Müteşebbis Heyete ne derece doğru bir yol çizmişlerdi?

Şimdi Ruhani Kurul’un Müteşebbis Heyeti kurmak için biraz acele etmiş olduğu da düşünülebilir. Olaylar önce seçim için iznin gelmesini beklemenin, sonra Müteşebbis Heyet kurmanın daha akıllıca olacağını gösterdi. Fakat artık yapacak bir şey yok. Ancak şu sorun var.

Biz ilk andan itibaren Vilayetten gelen önerinin kabul ve tatbik edilmesindeki aceleyi hayretle karşıladık. Beklemenin durumu daha da zorlaştıracağını düşündülerse dahi, Başepiskopos Aram ve Ruhani Kurul bize göre bu kadar acele ederek iyi yapmadılar. Eleştirilere ve rahatsızlıklara yol açan bu acele oldu; yine bu acele yurt dışında da gerek devlet, gerek Başepiskopos Aram ve Ruhani Kurul hesabına tenkitlere neden oldu.

Biz Patrik Genel Vekili seçimini ancak bir tek şartla kabul edebiliriz. Seçildiği andan itibaren bir Eş Patrik seçmek üzere çalışmaya başlaması şarttır. Bir Vekilin seçilmesi bir çözüm değildir, daha önce de belirttik, bizim Patrik’e ihtiyacımız var, Vekile değil. şu andaki statüko bize göre çözüm değil çünkü bu seçim uzak ve belirsiz bir tarihe kadar Patriklik Makamını bir vekalet makamına indirgemiş oluyor. Biz bizim Patriklik makamımızda böylesine bir indirgemeye ve kısıtlamaya taraftar değiliz. Talihsiz Mesrob II Hazretlerine Tanrı ne kadar hayat vermiştir bilemeyiz, ancak kimsenin bizleri bir Patrik seçebilmek için Patrik Hazretlerinin bir an önce ölmesini beklemeye mecbur olacağımız bir duruma sokmaya hakkı yok. Çok daha insani bir duruş sergilemeliyiz. Eş Patrik seçimi işte tam bu insani duruşun ifadesi olacaktı, hala da olabilir.

Şu andaki durumu biz herkesin bunun kesin ve kalıcı çözüm olmadığında, sadece bir geçiş dönemi olduğunda ve kısa sürmesi gerektiğinde, Mesrob II Hazretlerinin vefatını beklemeden yapılacak bir Patriklik Seçimine doğru bir geçiş dönemi olduğunda hemfikir olması şartıyla kabul ettiğimizi tekrarlayalım. Çünkü bu durum Ruhani Kurul ve Patrik Genel Vekili tarafından aynen kabul edilirse, ve Patrik Genel Vekili Patrikliği simgeleyen kıyafeti de gerektiğinde giyerse biz o zaman bir Eş Patrik’in zaten seçilmiş olduğunu, sadece isminin konmamış olduğunu düşüneceğiz. Yalnız bu sefer cemaat tarafından değil sadece Ruhaniler Genel Meclis tarafından seçilmiş olacak. Bir başka deyişle geleneklerimize aykırı bir şekilde! Üstelik böyle bir seçimle bir de Eş Patrik seçimini kabul etmiş olan yurt dışındaki diğer iki adayın da hakları ayaklar altına alınmış olacak. Öyle değil mi? Eğer Patrik Genel Vekili, Patrik adına görev yapacaksa, hatta Patriklik kisvesini de giyecekse o zaman onun Eş Patrikten ne farkı var?

Başepiskopos Aram bugün hakkıyla, layıkıyla Patriklik Makamının tüm sorumluluğunu omuzlamıştır, ve bu zor dönemde yaptığı bu zor görev için hepimizin minnet ve şükranını hak ediyor. Şu son on yıl boyunca Patriklik için onun yapmış olduğu çok yararlı ve fedakar çalışmaları da unutmamız mümkün değildir. Ancak şimdi Başepiskopos Aram çok daha zorunu yapmalı, Patriklik Seçimi sürecini yeniden başlatmalı, ve Patriklik Makamının bir Patrik eksikliği nedeniyle gücünden ve öneminden bir şeyler kaybetmesini önlemek için her türlü çareye başvurmalıdır. Bu makam yeni episkoposlarla güçlendirilmelidir, şu anda bizim sorunumuz sadece bir Patrik sorunu değil, iyi hazırlanmış ruhanilerin de eksikliğidir. Yeni ruhani yetiştirmek veya dışarıdan ruhani getirmek için var gücüyle çalışan Rum Patrikhanesini örnek almalıyız. Elimizde bulunan az sayıdaki değerleri orada burada harcamak yerine, biz de aynısını yapmalıyız. Örneğin Bir Başrahip Tatul’umuz var, iyi hazırlanmış, entelektüel özelliklere sahip bu rahibimiz Episkoposluğu hak ediyor. Yükseltelim onu bu rütbeye. Gerekirse yurt dışına gitmiş ruhanilerimizi geri getirelim, hatta devletten bizim örf ve adetlerimize ayak uyduracak ve bizim özelliklerimizi özümseyebilecek ruhanileri getirebilmemiz için izin vermesini rica edelim. Ne pahasına olursa olsun Patriklik Makamını güçlendirelim, Patrik Mesrob II’nin o kadar istediği fakat kurmayı başaramadığı okulu kuralım. Bunlar bir Patrik Vekilinin yapacağı işler değil, bunlar bir Eş Patriğin yapacağı işler. Ve kaybedecek zamanımız yok. Hiç zamanımız yok.

Bu satırları yazarken üzüntülüyüz. Çünkü tam el ele vermemiz, birlik beraberlik içinde olmamız gereken bir dönemde yine bölünmenin tuzağına düşmüş olduğumuzu görüyoruz. Bölündük, birbirimizin işlerini baltaladık, ve şimdi bizi “asgari” ile yetinmeye zorluyorlar. Hayır. Asgari ile yetinemeyiz. Patriklik Makamımızın bir Patrik’e ihtiyacı var. Bunu Başepiskopos Aram da biliyor, Ruhani Kurul da biliyor, Devlet de biliyor. Biz bu makamı Mesrob II Hazretlerinin manevi haklarına ve saygınlığına haksızlık etmeden yeni bir Patrik’e teslim etmeliyiz.

MARMARA

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: