İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Zaman aşımına dayanarak çareyi sonsuza havale etmek..

Zaman aşımına dayanarak çareyi sonsuza havale etmek..

Bu zaman aşımına dayalı çare üretme aslında çareyi sonsuza bırakıp, avam tabiri ile topu taca, avuta atmaktan da beter topu sahadan kaybettirip maçı çıkmaz ayin son gününe bırakmak da denilebilir.

Bu tip çaresini sonsuza bırakma işlerini aslında bizim cemaatimiz kadar iyi bilen ve buna hassas olan az toplum vardır. Milli konularda eğer kritik bir meseleye çözüm üretmek istemeyip üretir gibi yapma kaleminde onu çıkmaz ayin son gönüne bırakmayı murat aylıyorsanız yapacağınız iş ya bu işi Millet Meclisinde tartışıp oylatmak, ya da demagojilerin harman olduğu şoven bir ortamda milleti tava getirip işi halkoyuna götürme vs… çok iyi bilinen malumu ilâm..

Badriarkimiz geriye dönü$ü tıbben imkânsız bir hastalıkla artik kendini bile idare edecek vaziyette olmadığına göre Badriarklik mercii başsız kalmış demektir. Bu baştan böyle anlaşıldı ve Badriark ömrünün sonuna kadar seçildiği için de “Atoragitz Badriark” akla ilk ve son gelen yegâne çare olarak ortaya çıktı. Ne var ki “Müteşebbis Heyet” adıyla bilinen dostlar bu işi kendi başlarında Gronagan Joghovdan bağımsız ve kendi hukuk anlayışlarına göre Atoragitz Badriark yerine badriark seçimi olarak devlet merciine götürdüler ve uzun bir beklemeden sonra beklenen cevabi da aldılar. Atoragitz Badriark¨seçme önerisi de badriark seçme de reddedildi ve iş “kendinize genel patrik vekili seçin, bunla kifayet edin” denilerek kesilip atıldı… ve bu da gronagan joghov tarafından hemen ve “derhal” yangından mal kaçırırcasına palas pandıras yapılan, kilisemizin üst makamlarına dahi bildiremeden, bilgi almadan tek adaylı vekil seçimi ile olupbitti… Siz sağ bizler selâmet…

İmdi… Gronagan Joghov’un dünkü yazısından anla$iliyor ki mevcut Badriark hayatta kaldığı müddetçe biz Badriarksiz bir dönem yaşayacağız.

Burada “laik devlet, demokrasi, insan hakları” gibi yaşadığımız ortamda kargaların bile güleceği boş lâflara dalmak istemiyorum.

Belli oldu ki cemaatimiz itici bir kayıkçı dövüşüne gelmiş.

Şimdiki Genel Patrik Vekili anlaşıldığına göre işi baştan Mesrob Badriark’in ölümüne havale etmiş.

Hem çok yazık, hem de utanç verici, yüz kızartıcı, kilisemizde bizim hiç ama hiç alışmadığımız ve alışmayı da kökten reddettiğimiz bir ortam yaratılıyor ve ruhanilerimizin cismanileri fersah fersah arkada bırakıp dünyevi işlerde at oynatmasının verdiği tiksinti ile midelerimiz alt üst oluyor.

Yuvarlak ve boş lâflarla kendimizi kandırmayalım, el âleme de rezil olmayalım.

Ohannik Akopcan

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: