İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Valiliğin Eş Patrik Seçimi ile İlgili Kararı

Valiliğin Eş Patrik Seçimi ile İlgili Kararı (1)

Değerli Okurlar, 
Uzun zamandan beri beklenen eş patrik seçimi ile ilgili karar nihayet Patrikliğe ulaştı.(2 ) 

Kararın ilk bölümü şöyle:
“Yapılan müracaatlar ve bu alandaki mevcut düzenlemeler değerlendirildiğinde; Patrik Mesrob Il’nin 04.10.1998 tarihinde Patrik seçildiği ve kendisine 02.11.1998 tarih ve 98/11964 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile mabet ve ayin haricinde de ruhani kıyafet giyme izni verildiği, kendisinin halen hayatta olduğu, istifa edemediği, Patrik sıfatının devam ettiği, Patrik seçimine ilişkin düzenlemelerde Patriklik görevinin sağlık sorunları nedeniyle sona ereceğine ve Eş-Patrik seçimine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki Mesrob II’nin vefatına kadar Patrik olarak tanınacağı Ruhani Meclis tarafından da ifade edilmektedir. Bu durumda, Patriklik makamı boşalmadığından yeni Patrik seçimi yapılması veya Eş-Patrik seçimi amacıyla müteşebbis heyet oluşturulmasının hukuki temeli bulunmamaktadır.”

Türkiye Ermenileri Patriği Mesrop II’nin, patrikler yaşam boyu görev yapmak üzere seçildiklerinden hayatta olduğu ve istifa etmediği için yeni patrik seçilemeyeceği açıktır. Bu durumun devletçe de onaylanması yeni patrik seçimi ile ilgili girişimin haksızlığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Ruhani Meclis’in Mesrop II’nin ölene kadar Patrik olarak tanınması yolundaki kararı da yine dinimize, geleneklerimize uygun bir karardır. İnananların, Tanrı’nın mucizelerine inananların, tıbbın tedavi edilemez, iyileşemez dediği bir hastayı ölü kabul etmesi düşünülemez, beklenemez.
Patriğin görevinin sağlık sorunları nedeniyle sona ermemesinin nedeni, patriğin görevinin sağlık sorunuyla sona ereceğine dair bir düzenleme olmaması değil, Hıristiyan kiliselerinin ve Ermeni Apostolik kilisesinin kadim gelenekleridir. Patrik seçimi geçici yönetmeliğine patriklik görevinin sağlık nedeniyle sona ereceğine dair bir hüküm konulması, Ermeni kilisesinin geleneklerine kesin olarak aykırı olur. Hıristiyan kilisesinde Patrikler yaşam boyu görev yapmak üzere seçilirler ve sağlık nedeniyle görevden alınamazlar. Diğer taraftan eş patrik seçimi ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, eş patrik seçimine izin verilmemesi çok tartışmalı bir karardır. Patrik seçimi geçici yönetmeliğinde eş patriklik gibi çok özel bir durumun düzenlenmesi beklenemeyeceği gibi, eş patriklik talebi olmadan yönetmeliğe böyle bir maddenin konulması da düşünülemez. Patrikler öldükten sonra bir defalığına hazırlanan ve geçici patrik seçim yönetmeliğinde eş patriklikten söz edilmesini beklemek, imkansızı istemek olur. Eş patrik seçimi, Patriğin sağlığında bir ihtiyaçtan kaynaklanan özel bir durumdur. Patrik seçimi için yapılan geçici düzenlemelerin benzerinin yönetmeliklere patrik yerine eş patrik yazılarak düzenlenebileceği kolayca görülebilir. Eş patrik seçilmesinin laik cumhuriyetin temel ilkeleriyle çeliştiğini söylemek de mümkün değildir.
Eş patrik seçimi ile görevli heyetin, yeni patrik seçmeye kalkışmasının haksızlığı açıktır. Ruhani Meclisin, hükümetten -en azından- zımnen de olsa bir onay aldıktan sonra müteşebbis heyet denen seçim heyetini oluşturduğu kanısındayım, böyle bir onay yoksa bu heyetin oluşturulmasının hukuki dayanağının olmadığı da doğru olur.

Yazının ikinci bölümü, “Sonuç olarak, Patriklik makamı boşalmadığından yeni seçim yapılamayacağı ve düzenlemelerde Eş-Patrik müessesesi öngörülmediğinden, Patrikhane yetkili organlarınca Patrikliğin ve cemaatin dini ve hayri işlerinin yürütülmesi amacıyla “Patrik Genel Vekili” seçimi yapılabileceği, Patrik Genel Vekili seçilmesi durumunda Bakanlar Kurulu tarafından her din ve mezhepten yalnız bir ruhaniye verilen mabet ve ayin haricinde de ruhani kıyafet giyme izninin, seçilen Patrik Genel Vekiline devredilip devredilmeyeceği hususunda Patrikhaneniz tarafından talepte bulunulmasının yerinde olacağı değerlendirilmiştir.”

Türkiye Ermenileri Ruhani Meclisince önerilen ve bütün Ermeni Apostolik kilisesi mensuplarınca uygun bulunan eş patrik seçimine düzenleme yokluğu nedeniyle izin verilmediği görülmektedir. Ancak kararda çok açık bazı çelişkilerin ve eksiklerin varlığı gözden kaçmış görünüyor. Düzenlemelerde öngörülmeyen eş patriklik müessesesi bu nedenle kabul edilmezken, hiçbir makam ya da kişi tarafından önerilmeyen ve bu güne kadar bulunmayan yeni bir makam ve unvanın ortaya çıkarılması ve kabulü ciddi bir çelişkidir. Yani düzenleme olarak söz edilen patrik seçimi geçici yönetmeliğinde Genel Patrik Vekili makamı ve unvanı yoktur. Valilik, eş patrik seçimini düzenleme olamadığından reddederken, hiçbir talep ve dolayısıyla düzenleme olmadığı halde Patrik Genel Vekilli seçimini önermektedir. Yetkililer bu karar Patrik Genel Vekili ile ilgili düzenlemedir diyebilirler, bu durumda da bize talep edilmeyen ve geleneklerimizde olmayan bir makam için hazırlanan düzenlemenin, neden eş patriklik için hazırlanamadığını sormak hakkı doğar.
Çelişkiler bu kadarla da kalmıyor, mabet ve ayin haricinde ruhani kıyafet giyme izninin, bu gün bu güne kadar var olmayan bir vekile verilmesi de başka büyük bir çelişkidir. Bir iznin, bir imtiyazın asıldan alınıp vekile verilmesi de sadece Ermeni Kilisesinde değil, dünyada da her halde eşine rastlanmayacak bir uygulama olacaktır.
Kararda Genel Patrik Vekilinin “Patrikhane yetkili organlarınca” seçilebileceği belirtilmektedir. Burada bir dil yanlışı yoksa, seçilebileceği dendiğine göre, başka alternatiflerin de varlığından söz edilebilir, aksi takdirde vekil patrikhane yetkili organlarınca seçilir denmeliydi. Demek ki bu vekilin seçilip seçilmemesi Patriklik yetkili organına bırakılmıştır. Bu karar da epeyce tuhaftır.
Patrik yetkilerine sahip bir kişinin Genel Ruhani Meclisçe seçilmesi başka bir yanlıştır. Patriklerin her zaman, patrik tarafından belirlenen yasal bir vekili vardır. Patrik Mesrob II’nin yasal vekili, vekalet verdiği kişi Başepiskopos Şahan Sıvacıyan’dır. Bu nedenle olacak, önerilen kişi Patrik vekili değil Patrik Genel Vekili unvanını almaktadır. Böyle bir makama Genel Ruhani Meclisin seçim yapması da geleneklere aykırı olduğu gibi bu konuda bir düzenlemeden de söz edilemez. Böyle süresiz ve patrik yetkilerine sahip bir vekili ancak ya bizzat patrik ya da belki patriği seçen halk seçebilir Ruhani Meclis ya da Genel Ruhani Meclis ancak geçici bir vekalet olan Patrik Kaymakamını (Değabah, Locum Tenens) seçebilir. Aslında kaymakam seçmek bile tek başına bu meclisin yetkisinde değildi, ancak Cismani meclis kaldırıldığından Patriklik Kaymakamı Ruhani Meclisçe seçilebilir. Bazılarının sandığı gibi, Patrik genel Vekilinin, Patrik Kaymakamlığı (Değabah, Locum Tenens)(3 ) ile ilgisi yoktur. Kaymakamlık makamı, yasal boşluklar ve karışıklıklar nedeniyle Cumhuriyetten sonra zaman zaman uzun süreli olmuşsa da aslında bu makam, patriğin ölümünden sonra patrikliği seçime götürmekle görevli, isminden de anlaşılacağı gibi geçici bir makam ve görevdir.
Özetle genel bir vekilin Genel Ruhani Meclisçe seçilmesi ciddi bir yanlıştır.
Valiliğin Kararında, kararın acele getirilmiş olduğu izlenimini veren garip eksiklikler de var. Örneğin bu vekilliğe kimlerin aday olacağı, yurt dışında yaşayan İstanbul Kilisesine bağlı din adamlarının aday olup olamayacağı, seçim için nasıl bir hazırlık yapılacağı bile açıklanmamıştır. Bu karara göre bizim Genel Ruhani Meclis, yeni göreve başlamış bir din adamını, bir pederi de Genel Patrik Vekili olarak seçebilir. Bu kadar önemli bir göreve yeni göreve başlamış bir din adamının seçilmesi epeyce tuhaf olurdu.

Yazının son bölümü şöyle, “Bu nedenle “Türkiye Ermenileri Eş-Patrik Seçimi Müteşebbis Heyeti”nin ilgi (d) müracaatlarına istinaden 4. paragrafta belirtilen keyfiyetin “Türkiye Ermenileri Eş-Patrik Seçimi Müteşebbis Heyeti”ne tebliğ edilmesini, yetkili kurullarınızca alınacak seçime ilişkin kararın Valiliğimize bildirilmesini rica ederim.”

Kararda, söz konusu seçim heyetine kendilerinin kabulünün aksine patrik seçim heyeti değil eş patrik seçim heyeti denmesi çok doğrudur. Sırf bu nedenle bu heyetin dilekçesinin reddedilmesi ve feshi gerekirdi.
Özetlersek, düzenleme öngörülmediği için, Ruhani Meclis ve yöneticilerce önerilen eş patriklik kabul edilmez ve seçimine izin verilmezken, hiçbir makam ya da kişi tarafından önerilmeyen Patrik Genel Vakili seçimine izin verilmesi haksızlıktır ve hukuka aykırıdır. Apostolik Ermeni kilisesinde 1709 yıldan beri Genel Patrik Vekilliği isimli bir makam ve bir unvan yoktur. Laik Devlet, Türkiye Ermeni Patrikliğinin yetkili organının kabul ettiği ve Ermeni kilisesinde uygulamaları olan eş patrik seçimine izin vermezken, yeni bir makam ve unvan ihdas ederek, bu makam için seçim yapılmasına izin vermesi, devletin Ermeni Apostolik Kilisesine ciddi bir müdahalesi olarak değerlendirilir. Lozan Antlaşmasına ve Anayasa’ya göre, azınlık kurumlarına milli egemenliğe, kamu düzenine, milli savunmaya, genel sağlığa ve genel ahlaka aykırı olmayan her türlü iznin verilmesi gerekir. Bu karar ve uygulama Anayasa’nın 2. Maddesinde yer alan laiklik ilkesine, 24. Maddesinde yer alan din özgürlüğü ile ilgili hükme aykırıdır. Bu karar aynı zamanda Türkiye’nin taraf olduğu insan ve azınlık haklarıyla ilgili uluslararası belgelerde yer alan din ve vicdan özgürlüğü ile ilgili hükümlere de aykırıdır.

Valilik kararındaki, Ermeni Kilisesinin 1709 yıllık geleneğinde olmadığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre de dayanağı olmayan Patrik Genel Vekilliği ve bu makama seçimle ilgili kararın iptal edilerek, yapılan seçimin geçersiz kılınması gerekir. Genel Ruhani Meclis tarafından seçilen patrik yetkilerine sahip olacak hatta mabet ve ayin dışında dini kıyafet giyecek bir kişinin, halk tarafından seçilen bir Patriğin yerini alması çok ciddi bir yanlış olur. Kaldı ki, yaşlılık nedeniyle görev yapamazsa bile bir yasal vekil bulunmaktadır. Yeni ihdas edilen makam, gelecekte Patriğe rağmen vekil seçilmesi gibi yanlış bir yolu da açmış olacaktır. 

Sonuç olarak, aslında Ruhani Meclisin bu kararı derhal reddetmesi ve eş patrik seçiminde ısrar etmesi gerekirdi. Ne yazık ki Ruhani Meclis, tarihi bir yanlış yaparak, yurt dışında yaşayan episkoposlarımızın, en azından eş patrik adayı ilan edilen iki episkoposumuzun fikrini sormadan, hukuki bir mütalaa almadan acele bir kararla seçime giderek kararı kabul etmiş ve onaylamıştır. Kararın tebliği ile seçim yapılmasının hızı bende bu kararın oluşturulmasında bazı din adamlarımızın ve bazı yöneticilerimizin de katkısı olduğu izlenimini yarattı. Umarım yanılmışımdır. 

Hükümetin de durup dururken, bu kararı geri çekmesini beklemek saflık olur. Yapılacak tek şey bu karara itiraz etmek ve kabul edilmezse yargıya başvurmaktır.
Hükümet, kararı düzeltmeye karar verirse, Lozan Antlaşmasını ve Anayasa’nın ilgili maddelerini dikkate alarak, sonbaharda seçim yapılacak şekilde eş patrik seçimine izin vermelidir. Hazırlanacak yönetmelikte, yaşananlara benzer yanlışlıkların tekrar yaşanmaması için tedbir alınmalı, patrik ve eş patrik seçimi ile görevli heyetin seçimi ve görev tanımları da açıklığa kavuşturulmalıdır. Ayrıca seçim yönetmeliğinin diğer maddeleri de günümüze göre yeniden elden geçirilmesi ve kalıcı bir seçim yönetmeliği hazırlanması için de çalışma yapılması da doğru olur.
Eğer idari olarak karar düzeltilmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gidecek uzun bir yargı süreci başlayacak demektir. Umarım hükümet bu kararı kaldırıp, -bu yıpratıcı olacağı kesin olan- yargı sürecini başlatmaz. 

Peki bu başvuruyu kim ya da kimler yapabilir? Kanımca, T.C. vatandaşı ve Apostolik Ermeni kilisesine bağlı her Ermeni, hükümetin bu kararı düzeltmesini isteyebilir.

Umarım bu yanlışlar kısa zamanda düzeltilir ve toplumda yeni bölünmeler, yeni sürtüşmeler yaşanmaz ve Patriklik zarar görmez. 

(1) İSTANBUL VALİLİĞİ,İl Yazı İşleri Müdürlüğü, Azınlık İşlemleri Bürosu
Sayı : B.054.VLK.4.34.03.00/164.02/31941;tarih 29/06/2010;Konu :Patrik Seçimi
(2) https://web.archive.org/web/*/http://www.hyetert.com/yazi3.asp?s=0&Id=672&DilId=1
(3) Locum Tenens deyimi başkasının yerini geçici olarak tutan anlamında olup hukuk literatüründe bir görevi asıl sahibinin yerine, genelde geçici olarak, yürüten kişi’yi ifade etmekte, pratik uygulamada ise bu ifade özellikle doktorlar ve din adamları için kullanılmaktadır.

Sevgiler.
Murat Bebiroğlu
murat.bebir@gmail.com

PS
Bazı arkadaşlar, Patriklik danışmanlarının bu konuda ne yaptığını sormaktadır. 2009 Aralık ayında Patrikliğin sivil danışmanları seçim sürecine girildiği için istifa etmiştir. Bildiğimiz kadarıyla yeni özel danışman da belirlenmemiştir.
MB

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: