İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Akdamar Kilisesi Değil, Ahtamar Surp Haç Ermeni Apostolik Kilisesi

Akdamar Kilisesi Değil, Ahtamar Surp Haç Ermeni Apostolik Kilisesi 

Değerli Okuyucular,
Dün Ahtamar Surp Haç Kilisesinde ayin yapılmasına izin verildiği haberi okuyunca, Patrik Hazretlerini (Mesrob II) andım. Kilisenin açılışında, Patrik Hazretleri, Sayın Bakandan kilisenin haçının yerine konmasını ve yılda bir kez Surp Haç Yortusunda kilisede ayin yapılmasına izin verilmesini talep etmişti. Sayın Bakan da -yanlış hatırlamıyorsam- bu konuyu bir süre sonra ele alıp çözmek konusunda söz vermişti. Ne yazık ki Patrik Hazretleri bu karara sevinemeyecek. Halbuki ne çok planı vardı bu konuda, festivaller düzenlemek, şenlikler yapmak gibi. Eskiden olsaydı bu günden Eylül planları yapamaya başlardı. Ne diyeyim Allah şifa versin. 

Gazetelerde çıkan haber aynen şöyle: “Kültür ve Turizm Bakanı Günay imzasını taşıyan resmi yazıda şu ifadeler yer alıyor. Söz konusu talep doğrultusunda, İnanç Turizmi kapsamında Van Akdamar Anıt Müzesi’nin (Akdamar Kilisesi) ziyaretçi sirkülasyonuna engel teşkil etmeyecek bir bölümünde, sınırlı sayıda ziyaretçinin katılımıyla, yılda bir kez olmak üzere Eylül ayının ikinci haftasında günü, saati ve süresi Valilikçe belirlenmek kaydıyla dini içerikli etkinlik düzenlenmesine izin verilmesi Bakanlığımızca uygun görülmüştür.”  

Hem Sayın Bakan hem de Sayın Vali, bu kararı vermeden, bu bildiriyi yayımlamadan önce Patriklikle irtibata geçseydi bazı hatalar yapılmayabilirdi. 

Önce adanın ismi ile başlarsak, Akdamar değil, Ahtamar. Bu konuda nedense çok ciddi bir direnç var. En azından Ermenice olsun diye değil, meşhur efsaneye uysun diye, adanın isminin Ahtamar olarak düzeltilmesi doğru olacaktır. İkinci ve daha önemlisi Ahtamar Ermeni Kilisesi diye bir Ermeni kilisesi yoktur, kilisenin ismi Ahtamar Surp Haç Ermeni Apostolik Kilisesidir. Kisaca Ahtamar Surp Haç Kilisesidir. Bu kiliseye Ahtamar Kilisesi demenin, Selimiye camisine Edirne camisi demekten farkı yoktur. 

Bildirinin ikinci bölümünde de bazı yanlışlar var. Öncelikle kiliselerimizde dini içerikli etkinlik değil, doğrudan doğruya dini ayin yapılır. Bizim kiliselerde dini içerikli etkinlik yapıldığını duyan olduğunu da sanmam. Eylülün ikinci haftası sözüne gelince… Bizim her kilisemizin bir yortu günü vardır. Surp Haç yortusu, Eylül ayının ikinci Pazar günüdür. Bu gün değişemez, 2010 yılında Surp Haç Yortusu 12 Eylül Pazar günüdür. Eğer herhangi bir kilisede senede bir gün ayin yapılacaksa bu ayin o kilisenin yortu gününde yapılır. Surp Haç Kiliseleri için yortu günü Eylül ayının ikinci pazarıdır, ikinci haftası içinde herhangi bir gün değil. Yani Sayın Valinin başka bir gün belirlemesi halinde ayin yapılmaz. Yine bizim Kilislerimizde ayinlerin başlama zamanı ve süresi bellidir, bu zamanı ve süreyi Sayın Valinin belirlemesi kabul edilemez. Hele ziyaretçi sirkülasyonuna engel olmayacak şekilde ayin yapılması anlaşılabilecek bir şey değil. Eğer kilise birkaç bin kişi alacak büyük bir kilise olsaydı belki böyle bir ayin mümkün olabilirdi. Küçük bir kilisede böyle bir ayin mümkün değildir. Kaldı ki, neden bir gün kilise ziyaretçilere kapatılarak sadece ayin için gelenlere açılamıyor. Son olarak da, sınırlı sayıda ziyaretçinin katılımından söz ediliyor. Bu kilise bir günlüğüne olsun, ayin yapılan gerçek bir kilise gibi olacaksa, ne gelenlerin ne de katılanların sayısı sınırlanabilir. Yer yoksa insanlar bahçede, yolda bekler ama ayine katılmış olur. Nasıl bir camiye gelecek insan sayısı sınırlanamazsa kiliseye gelen insan sayısı da sınırlanamaz. 

Sayın Bakanımız ve Valimiz, Patrikliğe her yıl Ahtamar Surp Haç Kilisesinin, Eylül ayının ikinci Pazar günü ayin yapılmak üzere Ermeni Patrikliğine tahsis edileceğine dair bir bilgi verilirse, Patriklik gereğini yerine getirecektir.

KUTSAMA
“Kilisemizin kadim geleneklerine göre onarılan bir kilisenin yeniden kutsanması (odzum) gerekir. Ancak kutsanan bir kilisenin artık kilise olarak kalması gerekeceğinden, böyle bir kutsama Ahtamar Surp Haç Kilisesi için mümkün değildir. Bu nedenle böyle durumlarda ayin gerçekleştirebilmek için kilisenin kutsanması yerine Seyyar Sofra (Şarjagan Seğan) kullanılır. Daha önceden kutsanmış üzerinde haç olan bir mermer (Vemkar) ile Kutsal Sofra (Surp Seğan) oluşturularak ayin yapılır. Ahtamar Surp Haç Kilisesinde de ayinin böyle yapılması gerekir. Bu kilise bizler açısından, onarımdan sonra kutsanmamış bile olsa, kilisenin temelleri atılırken yapılan kutsama (odzum) nedeniyle her zaman bir ibadethanedir.” (*)

(*) Başrahip Tatul Anuşyan

Sevgiler.
Murat Bebiroğlu
murat.bebir@gmail.com

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: