İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Protokolleri komadan çıkarma formülü 

Protokolleri komadan çıkarma formülü

ÖMER TAŞPINAR

WASHINGTON

Artık açık bir gerçeği kabullenmekte yarar var: Türkiye ve Ermenistan arasındaki yakınlaşma süreci komada. Tıpkı Kürt açılımının DTP`nin kapatılması sonrasında aldığı ağır darbe gibi, `Ermeni açılımı` da can çekişiyor. Eğer Erivan`dan gelen sinyaller doğruysa Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan protokollere kendi hükümetinin attığı imzayı geri çekme planları yapıyor. Şüphesiz böyle bir karar, sürece son darbeyi vuracaktır.

Öte yandan bu durum Ermenistan açısından belirli riskleri de beraberinde getirecektir. Zira Sarkisyan bu yönde bir karar aldığı takdirde Ankara muhtemelen bu durumu bir fırsat olarak değerlendirip, sürecin Ermenistan tarafından sona erdirildiğini öne sürecektir.

Ancak tabii ki işin bir de Washington cephesi var. Eğer Sarkisyan imzasını geri çekerse, Washington`daki algılama Ankara`nın tam tersi yönde olacak ve suçlamalar hep Türk tarafına yapılacaktır. Nedeni basit. Washington`a göre Türk hükümeti protokollerin onayı ile Karabağ sorunu arasında fiilen bir ilinti kurarak süreci yokuşa sürdü. Bu açıdan Washington ve Erivan`da aynı değerlendirme yapılıyor: Ekim ayında Zürih`te iki ülke arasında imzalanan protokollerde, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ve diplomatik ilişki kurulması için herhangi bir Karabağ ön şartı yoktu. Bu şart şimdi siyasi nedenlerde Ankara tarafından dile getiriliyor. En son olarak Washington`da Başbakan Erdoğan Karabağ sorununun çözümünde bir ilerleme olmadığı sürece, Erivan ile varılan anlaşmaların hayata geçirilmeyeceğini çok açık ve net şekilde beyan etti. Dolayısıyla hükümet, Karabağ konusunda somut bazı gelişmeler görmeden ve Azerbaycan`ın da bundan tatmin olduğundan emin olmadan, iki protokolü Meclis`in onayına sunmaya niyetli değil. Türkiye`de durumun böyle olduğu Washington tarafından açıkça algılanıyor.

Peki, durum Ankara`da böyleyken Erivan`da siyasi hava nasıl? Sarkisyan`ın rest çekmeye hazırlandığından bahsettik. Ancak aslına bakarsanız Ermenistan`da tıpkı Türkiye gibi işleri ağırdan almak için elinden geleni yapıyor. Ermeni hükümeti de tıpkı Türkiye gibi henüz protokolleri parlamentosuna sunamadı. Ermeni hukuk sistemine göre, bu tür anlaşmaların yasalara uygun olup olmadığına, önce Anayasa Mahkemesi`nin karar vermesi gerek. Bu karar henüz çıkmadı. Çıktıktan sonra Ermeni parlamentosu konuyu ele alacak. Her ne kadar Ermeni yetkililer bunun `teknik` bir düzenleme olduğunu belirtiyorlarsa da biraz sorgulayınca aslında kararın siyasi olduğunu ve eğer isterse Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan`ın protokolleri hemen parlamentoya sunabileceğini kabul ediyorlar.

Bunun yapılmıyor olmasının nedeni belli: Önce Türkiye`nin adım atması bekleniyor.

Şartlar böyleyken, yani süreç hem Ankara hem de Erivan`da tıkanmış durumdayken, geriye iki alternatif kalıyor. Ya Karabağ konusunda bir ilerleme olacak, ya da protokoller çöpe atılacak. Karabağ`da bir mucize beklemek gerçekçi gözükmüyor. ABD, Rusya ve Fransa`dan oluşan Minsk Grubu Karabağ sorununun çözümü için yıllardır uğraşıyor. Öte yandan Erivan, protokoller ve Karabağ arasında herhangi bir bağ kurmak istemediği için çözümsüzlük konusunda şu anda her zaman olduğundan daha da fazla direniyor. 

Diğer alternatif, yani protokollerin çöpe atılması da, Washington açısından pek kabul edilecek gibi değil. Zira böyle bir durumda ABD kongresinde Ermeni soykırımı yasa tasarısı büyük ivme kazanacak ve Obama bu konuda kendini bağlamış olduğu için çok zor durumda kalacaktır. Türkiye ile ilişkiler, tam da İran gibi çetrefil konular gündemdeyken, dibe vuracaktır.

Bu şartlar altında iş gene Washington`a düşüyor. Ankara ile yeni bir yol kazası yaşamamak için Obama yönetimi yaratıcı bir diplomatik manevra yapmak zorunda. Kanımca bu manevra şöyle bir teklifi masaya getirebilir: Erivan ve Ankara eş zamanlı olarak protokollerden sadece bir tanesini parlamentolarına sunsunlar. Prensipte bu konuda bir anlaşma olduğu takdirde protokollerin ikincisi, muhtemelen diplomatik ilişkiyi kapsayan metin, Karabağ konusunda ilerlemeye bağlantılı olarak ileri tarihlerde tekrar ele alınabilir. Ankara ve Erivan Washington`dan gelecek böyle bir formüle nasıl cevap verecekleri konusunda şimdiden hazırlanmalı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: