İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bartholomeos’un sözleri ve Marina! 

Bartholomeos’un sözleri ve Marina!

FENER Rum Patriği Bartholomeos, “Türkiye’de kendimizi çarmıha gerilmiş gibi hissediyorum” deyince “küçük kıyamet” koptu.

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı “haksız değerlendirme” dedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “arzu edilmeyen bir dil sürçmesi” olarak değerlendirdi. CHP’li Muharrem İnce, Batı Trakya Türklerinin durumuna dikkat çekti. “Türkiye’de azınlıkların birinci sınıf vatandaş olduklarını” söyleyenler de oldu.Bartholomeos’un sözlerine kızmak yerine, kendimize bakmamızda yarar var.

Azınlıklardan bir vatandaşımızın, üniversiteler dışında ilk kez bir kamu görevine kabul edilmesinin üzerinden daha bir hafta geçmedi. Daha önce neden girememişlerdi, sorgulamak aklımıza gelmedi.

Azınlıkların işleri yakın zamana kadar Dışişleri Bakanlığı’nın meselesiydi.

Yunanistan, kendi vatandaşı Türklere eziyet ediyor diye “karşılıklılık ilkesi” gibi saçma bir tutumla burada da aynısı yapıldı. Vakıf mallarına el konuldu.

Bütün vatandaşlar gibi vergisini ödeyen, askerliğini yapan, seçimlerde oy kullanma hakkına sahip olan insanlara “farklı” muamele edildi.

Kendimizi kandırarak “Onlar da birinci sınıf vatandaştır” dememizin bir anlamı yok.

Hepimiz biliyoruz ki böyle bir durum hiç yaşanmadı.

Sadece dünkü gazetelerde büyütülen bir habere bakmak bile yeterli aslında.

İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği yarışmada Zapyon Rum İlkokulu öğrencisi Marina Sözde’nin birinci olması haberinden söz ediyorum.

Türk kökenli bir öğrenci olsaydı kimse bu habere böyle özel bir önem vermeyecekti.

Haber büyütüldü, çünkü “bir Rum’un İstiklal Marşı’nı söylerken bizler gibi duygulanmasını ve birinci olmasını” yadırgadık.

Bir topluluğu, “bizden olmayan öteki” gibi görmenin bundan daha açık bir örneği olabilir miydi?

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: