İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni diasporasına el uzatalım

Ermeni diasporasına el uzatalım
Amberin Zaman – 09.10.2009

Ermenistan ile Türkiye arasında paraflanan protokoller 10 ekim günü Zürih’te imzalanacak. Bu kesin. İki ülke arasında arabuluculuk yapan İsviçre’nin konuya ilişkin açıklama yapmamış olması Ermenistan tarafındaki hassasiyetlerden kaynaklanıyor. Birincisi, törene kimlerin katılacağı konusunda Türkiye’yle bayağı bir çekişme oldu. Türkiye’nin arzusu AGİT nezdinde Karabağ barış görüşmelerini yürüten Minsk Grubu’nun eşbaşkanları ABD, Rusya ve Fransa’dan birer temsilcinin katılması yönündeydi. Bu şekilde protokoller her ne kadar Karabağ ile ilgili herhangi bir önkoşul içermese dahi yine de Karabağ vurgusu yapılmış olacaktı. Buna itiraz eden Ermenistan törende Avrupa Konseyi’nden ve AB’den birer temsilcinin bulunması için bastırdı. İstediği oldu sonunda. Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre; ABD, Fransa ve Rusya’nın, Dışişleri düzeyinde temsil edilmesi ihtimali çok yüksek. Yani Hillary Clinton’ın da hazır bulunması söz konusu olabilir. Avrupa Birliği adına da Xavier Solana.

Ermenistan’ın diğer sıkıntısı ise Ermeni diasporası ile ilgili.

Bilindiği gibi protokollerin içeriğinin açıklandığı 31 ağustostan bu yana Ermeni nüfusunun yoğun olduğu Fransa, Amerika ve Lübnan’da protesto yürüyüşleri yapıldı. Protokollerin imzalanmaması için internet üzerinden kampanyalar düzenlendi. StopTheProtocols.com (protokolleri durdurun) türünden web siteleri kuruldu. Son bir haftada diasporayı ikna ve bilgilendirme turuna çıkan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan gittiği Lübnan, Amerika ve Fransa’da ‘davajan’ (Ermenice hain demek) suçlamalarıyla karşılandı.

Ne var ki dünya basınında geniş yer alan bu tepkiler Ermeni diasporasının tümünün görüşlerini yansıtmıyor. Aksine Amerika merkezli iki Ermeni Kilise birliği (Dioceses of the Armenian Church of America) ve önde gelen üç Ermeni federasyonu (Knights of Vartan, Armenian Assembly of America, Armenian General Benevolent Union) protokolleri desteklediklerini 1 ekimde yayımladıkları bir ortak bildiriyle dünyaya duyurdular. Aralarından Armenian Assembly of America’nın Erivan temsilcisi Arpi Vartanian ile konuşma fırsatım oldu. Vartanian’a göre diasporadaki ‘sessiz çoğunluğun’ her ne kadar protokollerin içeriğiyle ilgili bir takım kaygıları (ortak tarih komisyonu gibi) olsa dahi son kertede Türkiye ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmayı destekliyor, bunun her iki ülkenin hayrına olacağını idrak etmiş bulunuyorlar.

“Erivan’ın penceresinden baktığımız zaman sınırların açılması ambargolar altında ezilen Ermenistan için büyük fırsatlar sunuyor, halkların sınırlardan geçerek kaynaşması birçok önyargıyı yıkacaktır, ekonominin büyümesini sağlayacak, Gürcistan üzerinden gelen Türk malların fiyatlarını düşürecektir,” diyor Vartanian ve “Aynı zamanda Ermenistan’ın Batı’yla entegrasyonunu hızlandıracaktır. Bölgesel enerji ve ulaşım projelerine katılmasını sağlayacaktır. Türkiye açısından ise Ermenistan ile kurulan ilişkiler Avrupa Birliğine girme sürecine ivme katarak 1915’te yaşanan trajedinin daha özgürce ve sağlıklı bir zeminde tartışıldığı bir iklim yaratılacaktır. Ermenistan da bu sayede Avrupa Birliği’ne sınırdaş olacaktır,” diye tamamlıyor sözlerini.

Bu argümanlar zaten iki ülke arasında barışı isteyenler tarafından sıkça kullanıldı. Ancak bunları Vartanian’dan duymak diasporadaki fikir öncülerindeki evrimi de net biçimde ortaya koyuyor. Yıllarca temel meseleleri soykırımın tanınması olan bu kuruluşlar bu gayelerinden vazgeçmiyor iken aynı zamanda artık Ermenistan’a daha gerçekçi gözle bakabiliyor ve Ermenistan halkının öncelliklerinin iş, aş, sağlık ve çocuklarına iyi bir gelecek garantilemek olduğunu anlıyorlar. Bir yandan bu yöndeki projelere destek sağlarken Ermenistan’ın demokratikleşmesi konusunda da kafa yoruyorlar.

Bu açıdan bakıldığı zaman Türkiye’nin de bu örgütler ile temas kurarak Ermenistan’da ortak projeler yürütmesi hem mümkün hem de fevkalade faydalı olur. İlk etapta birbirlerini anlayıp dinlesinler. Bu bağlamda son derece makul görüşlere sahip ve kökleri Anadolu’ya dayanan Vartanian Türkiye’ye davet edilse ne iyi olur. 2000’li yılların başında eğer yanılmıyorsam bir zamanlar Bakü’de büyükelçilik görevi yapan Ecvet Tezcan Amerika’daki saydığımız diaspora örgütlerinin bazılarıyla temaslarda bulunmuş. Ancak ana hedefi onları ABD Kongresi’nin soykırımı tanımasına yönelik kampanyadan vazgeçirmek olduğu için eli boş dönmüş. Güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, devletimizin bu yöndeki faaliyetleri absürd ve utanç verici boyutlara ulaştığı olmuş. Örneğin, birilerinin San Francisco’da bulunan soykırım anıtının üzerindeki plaketi sökmesi için zamanında para dahi tahsis edilmiş. Allah akıl fikir versin diyorum.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: