İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Anne-babanın çocuğuna hangi ismi vermesi gerektiğine başkaları karar vermemeli

Egemen Bağış: Anne-babanın çocuğuna hangi ismi vermesi gerektiğine başkaları karar vermemeli 

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bu ülkede insanların çocuklarına Agop, Bektaş, Mücahit ismini veremedikleri dönemlerin yaşandığını belirterek, ”Ama bugünden sonra biz artık hangi anne-babanın çocuğuna hangi ismi vermesi gerektiğine başkalarının değil, o anne-babanın karar vermesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Beyoğlu Belediyesince, farklı din ve kültürlerin buluşmasını sağlamak amacıyla Ceylan Intercontinental Oteli’nde verilen geleneksel iftar yemeğinde konuşan Bağış, Ramazan ayının maddi ve manevi güzellikleri yaşatan farklı bir dönem olduğunu söyledi.

Ramazan ayının, insanların birbirlerini daha iyi anlamaya, birbirlerinin sorunlarını hep birlikte el ele vererek çözüp gidermeye çalıştığı bir dönem olduğunu dile getiren Bağış, maalesef Türkiye’de Ramazan ayında yapılan yardımları bekleyen birçok insan bulunduğunu ifade etti.

”Ancak çok şükür ki sıkıntıda olanlara el uzatmak için Ramazan ayını beklemeyen, yıl boyunca onlara yardım eden birçok hayırsever vatandaş olduğunu” anlatan Bağış, bu akşam iftar sofrasında farklı dinlere, etnik kimliklere mensup, farklı ülkelerin vatandaşlarının temsilcilerinin huzur içerisinde bir araya gelebildiğini kaydetti.

Bağış, ”Ben inanıyorum ki bu ülkede eğer kendi gücümüzün farkına varabilirsek, birbirimizi anlama konusunda içten çaba sarf edebilirsek ve yanımızdaki, karşımızdaki insanların komşularımız olduğunu, bilikte aynı havayı teneffüs ettiğimiz dostlarımız, kardeşlerimiz olduğunu hissedebilirsek, bu ülkede bizim çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur” diye konuştu.

Bugünlerde bir açılım sözünün kullanılıp geldiğini dile getiren Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 2002’nin Kasım ayından bu yana birçok açılımı gerçekleştirdiklerini anlattı.

Bu ülkede kişi başına düşen gelirin 3 bin 300 dolardan 10 bin doların üzerine çıktığına, enflasyonun düştüğüne hep beraber şahit olduklarını kaydeden Bağış, ilk defa İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreterliği’ne Türkiye’nin bir vatandaşının seçildiğini, ancak Türkiye’nin daha çözülmesi gereken çok sorunu olduğunu aktardı.

Türkiye’de hizmet veren okul ve dersliklerin üçte birinin son 7 yılın eseri olduğunu, hastane ve yatakların dörtte birinin son 7 yıl içerisinde hizmete alındığını söyleyen Bağış, sorunları omuz omuza vererek birlikte çözeceklerini anlattı.

Türkiye’de herkesin ”benim” dediği, ”vatanım” dediği noktayı hep beraber yaşatacaklarının altını çizen Bağış, ”Ülkemizin üniter yapısını koruyarak, legal bütün kurum ve kuruluşların katkılarıyla inşallah diğer sorunlarımızı da çözeceğiz. Bu ülkede insanların çocuklarına Agop ismini veremedikleri dönemleri yaşadık. Bu ülkede insanların çocuklarına Bektaş ismini, Mücahit ismini veremedikleri dönemleri yaşadık, ama bugünden sonra biz artık hangi anne-babanın çocuğuna hangi ismi vermesi gerektiğine başkalarının değil, o anne-babanın karar vermesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın, şiirinden ”Memleket isterim, gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun. Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim, ne başta dert, ne gönülde hasret olsun. Kardeş kavgasına bir nihayet olsun” alıntısını aktaran Bağış, şöyle devam etti:

”Gerçekten artık bizim ayrıştığımız noktaları geride bırakıp, ortak paydalarımızda daha aydınlık Türkiye için birlikte nasıl çalışırız konusunda beraber ter dökmemizin vakti geldi. Farklıklarımız olacak. Bu bizim zenginliğimizdir, ama artık birbirimize kenetlenmek, birbirimizin sorunlarını anlamak ve birbirimizin sorunlarını hep beraber çözmek için de beraber bir çaba göstermemizin vakti geldi. Türkiye’nin daha demokratik, daha müreffeh, daha zengin bir ülke olması için her türlü riski göğüslemeye hazır bir İktidar Partisi ve Başbakanımız var.”

-DİĞER KONUŞMALAR-

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da Ramazan’ın, bereketin ve bolluğun ayı olduğunu söyledi.

Beyoğlu’nun tarih boyunca İstanbul’un kalbi olduğunu dile getiren Demircan, Ramazan ayının birleştirici bir yönü bulunduğunu, bu iftar sofrasında da bunun görülebileceğini aktardı.

ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Sharon Anderholm Wiener da yabancı diplomatlar olarak Türkiye gibi dini ve tarihi zenginliği olan bir ülkede görev yapmaktan büyük gurur duyduklarını söyledi.

Wiener, Türk insanının büyük bir misafirperverliğe sahip, Ramazan ayının, bolluk ve bereketin yaşandığı bir dönem olduğunu kaydetti.

Yemeğe, Bakan Bağış’ın eşi Beyhan Bağış, Beyoğlu İlçe Müftüsü Recai Albayrak, Türkiye Musevileri Hahambaşı İshak Haleva, Süryani Ortodoks Kilisesi Metropoliti Yusuf Çetin, Süryani Kadim Kilisesi Patrik Vekili Yusuf Sağ, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile iş ve sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: