İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sevgili Okuyucular, yine Nor Zartonk

Zorunlu açıklamaya Devam
Sevgili Okuyucular,
Bir arkadaşım Nor Zartonk, Hyetert’e karşı ağır toplarını devreye soktu dedi. Grubun bağımız yok dediği gazetenin bir yazarı Aris Nalcı saldırmış bu defa Hyetert’e. Anlaşılan Hyetert’in yazdıklarından rahatsız olan birileri düğmeye basarak savaş emrini vermiş, sırasıyla figürler devreye giriyor, korkarım sıra Vezir ve Şah’a gelecek en sonunda. Kaybetmezsek, bulduk ! Bu arkadaş ağır top mu? Hafif top mu? Yoksa Kırıkkale kırması mı bilemedim. Ama yazdıkları gerçekten tam bir demagoji ve insan zekasıyla alay etmek. Aba altından sopa göstermek de cabası. 

Turkishform isimli 180.000 üyesi ve milyonlarca okuyucusu olduğunu sık sık dile getiren bir site var. Dünyadaki en büyük Türk sitesi olarak biliniyor. Bu sitede “Türk Düşmanı Ermeniler ve Dostları” başlıklı bir yazıda dünyadaki pek çok Ermeni’nin ve Ermeni dostunun ismi yer alıyor ve kimini düşman kimini düşmanın dostu ilan ediyordu. Bu siteyi sürekli izler ve gerekli gördüğümüz yazıları alır yayımlarız. Bu yazıyı da görünce Hyetert kaynakları arasına koymak istedik. Milyonlarca Türk’ün bildiğini, bizim %99’u Ermeni olan mütevazı site okuyucusu 1500-2000 kişinin de bilmesinin ve ona göre davranmasının doğru olacağını düşündük. Ne yani kafamızı kuma mı sokmalıydık. 

İşe bakın 180.000 üyesi olan ve milyonlarca insana gönderilen yazılar Hyeter’de yayımlanınca bizim 1500 Ermeni’ye hedef olmuşlar. Efendim, yazıyı okumuşsak neden not koymamışız. Ne diyecektik bu hedef göstermedir, haberiniz olsun mu? Hadi canım oradan. Yani burası direğin tepesidir diyeceğiz. Elim değmişken anlatayım. Akıl hastanesinde, hastalardan biri bayrak direğine tırmanıp, cebinden bir şeyler çıkarıp direğin tepesine koyuyor. Başhekim soruyor, “ne koydun oğlum” “söylemem” diyor hasta. Sonunda başhekim hademelere çıkın bakın bakalım ne koymuş direğin tepesine diyor. Neyse bir hasta bakıcı merdiven, ip vs nihayet kan ter içinde tırmanıyor direğe. Ne var diye soruyor baş hekim. Bir taş ve altında bir kağıt var diyor. Oku diyor baş hekim. Hasta bakıcı okuyor, “burası direğin tepesidir” yazıyor kağıtta.. 

Yazıyı siteye koyarak hedef listesini meşrulaştırmışız Bak sen işe, biz ne imişiz de haberimiz yok. Biz sitemize koymazsak bizim kahramanlar gayrimeşru ilan edecekler siteyi ve yazıyı ama biz Hyetert’e koyunca meşrulaşmış. Güler misin, ağlar mısın? 

Bu yazarımız bununla da yetinmemiş hızını alamayıp ceza kanunu maddelerini yazıyor. Bizim oralarda gücü eşeğe yetmez palanı döver derler. Adamın, arkasında gazete, vakıf ve muhtemelen bir hukukçu ordusu varken, yazı milyonlara dağıtılırken ceza kanununu hatırlamıyor. Kahramanlığını gösterip Turkishform’a saldıramıyor, dava açmaya, yayını durdurmaya kalkmıyor, bize saldırıyor. Bu grubun huyu galiba, yanlış doğru bakmadan, bir bahane bularak gözlerine kestirdikleri kendilerine muhalif herkese saldırmak, susturmaya çalışmak. Klasik az gelişmiş basın yöntemi: yazarım aziz olursun, yazarım rezil olursun. 

Son şunu söyleyeyim böyle tehditler beni korkutmaz. Git ver mahkemeye, itiraf edeyim ki yakışır. Biz de kendimizi savunuruz.. 

Murat Bebiroğlu

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: