İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BEYOĞLU’NDA MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYORMUŞ

Garbis Keşişoğlu’nun Nor Marmara Gazetesinde Ermenice yayımlanan yazısının tercümesidir.

Türkçe yayımlanan “Agos” gazetesi yazarlarından biri birkaç hafta önce “Beyoğlu’nda mücadele şimdi başlayacak” yazarak zaten bir açılış yapmıştı. Cemaatimiz zaten mali kriz nedeniyle bir dar boğazda. Patriklik makamı boş ve okullarımızın açıkları her yıl daha büyük boyutlara ulaşmaktadır. Bu açıkları kim kapatacak? Agos’un yandaşları mı kapatacaklar. Agos bu konudaki fikirlerini cemaate sunmalıdır. Belki onlar okulların açıklarını kapatacak yeni zenginler bulmuşlardır.

Ne yazık ki, bu çeşit düşmanlıklar Türkiye’nin en büyük gazetelerinden “Hürriyet’te” herkese açık şekilde dile getirilmektedir. Bu ayıptır. Elbette, ayıbın ne olduğu konusunda bir fikri olanlar için. İstanbul cemaatimizin sorunlarının milyonlar tarafından okunan bir gazetede yer alması yakışık alır mı? Ama bizimkiler için yabancı bir şey değil bu. Tarihimizde Ermeniler’in başka Ermeniler’e iftira atmasına sıkça rastlanır. Geçmiş tecrübeler bunu doğrulamaktadır.

Bunların istediği çok basit. Cemaat kurumlarını ele geçirmek ve onlardan faydalanmak. Bunun için de ilk önce keselerini bolca açarak kurumları sırtlayan insanları küstürmek ve onları bu kurumlardan uzaklaştırmak gereklidir. Şimdi bizim izlediğimiz bu senaryonun ilk perdesidir.

Ben tanınmış ve bugüne kadar Türk basını için çalışmış bir gazeteci olarak, sayın bayan Rakel Dink’e bir soru sormak isterim:

“Hrant acaba Agos’un bu haberlerini onaylayacak mıydı? Hrant’ın isteği acaba bu muydu, cemaat içinde bir kaos yaratmak mıydı?”

Hastanemiz bugün övünç kaynağı bir kurumumuzdur. Benim çok yakın dostum, Tercüman gazetesi Ankara eski müdürü Uğur Reyhan geçenlerde doktorunun tavsiyesi ile hastanemizde çok önemli bir ameliyat geçirdi. Hastanemizi defalarca övdü ve şimdiye kadar Ermenilerin böylesine muazzam bir kuruma sahip olduklarından haberi olmadığı için ne kadar üzgün olduğunu söyledi.

Bedros Şirinoğlu yaptığı maddi katkılarla bu kurumumuzun bugünkü üstün konumuna gelmesinde büyük pay sahibi olan değerli bir insandır. Cemaat, kendi içinden bir Bedros Şirinoğlu çıkarmış olduğu için gurur duymalıdır.

Acaba, onun ismini seçim listelerinden silen seçmenlerin elleri hiç titremedi mi veya vicdanları hiç sızlamadı mı? Ne büyük ayıp bizim cemaatimiz için. Bu bir düşmanlık değil bir rezilliktir.

Doktor Avedis Demir’in istediğinin ne olduğunu anlamak kolay değil. Bize göre, hastane için çalışacağını söyleyip ortaya çıksa ve yanında da şu kişiler olduğunu söylese o zaman takdir edilesi bir iş yapmış olurdu. Cemaatimize örnek olacak yöneticilerden beklenen budur.

İstanbul Ermeni cemaati için bunlar bir “alarm” olarak düşünülmelidir. Sayın Bedros Şirinoğlu ve arkadaşları ile Apik Hayrabetyan’ın “sağlam” durmaları gerekir. Bundan sonraki seçimlerde de herkes oyunu kullanmalıdır. Aksi takdirde, bunlar cemaatin ayağının altındaki halıyı çekerler ve o zaman herkes ne olduğunu anlar.

İstanbul Ermeni cemaati uykusundan uyanmalı ve kurumlarına daha sağlam şekilde sahip çıkmalıdır. Özellikle büyük kısmı cemaatten uzaklaşmış olan gençlerimiz cemaate geri dönmelidir. Aksi takdirde, Agos gazetesi yandaşları Patrikliği, kurumları, yönetim kurullarını tamamen ele geçirmek isteyeceklerdir.

Henüz geç değil, fakat yarın geç olacak. Ortak ses yükseltmeden de bu tip kışkırtmalara karşı mücadele edilemeyeceği anlaşılmalıdır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: