İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Sarı Gelin” Belgeseli konusunda yeni gariplikler ve sol basın

Değerli okuyucular

Sarı Gelin belgeseli ile ilgili gariplikler devam ediyor.

Son olarak, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden, Kadıköy Aramyan-Uncuyan Ermeni Okulu’na 3 Mart tarihli bir yazı gönderilerek, “Sarı Gelin” belgeselinin okulda gösterilmesi ve 6 Mart tarihinde rapor verilmesi istendi. Ortada cidden çok komik bir durum var, bundan önceki yazılarda okullara en az bir ay süre verilirken süre üç güne inmiş tamam. Ancak okula söz konusu DVD gelmemiş. Yani müdürlük olmayan DVD’nin gösterilmesini ve raporunu istiyor. Güler misiniz, ağlar mısınız? Okul yönetimi okulda böyle bir DVD olmadığından emrin yerine getirilemeyeceğini uygun bir dille bildirmiş.

Ortada ciddi bir yanlışlık ya da işgüzarlık olduğu açık. Komiklik bu kadarla da bitmiyor. Durum okul yönetimince hukukçulara ve gazetelere ulaştırılıyor. Bu gelişme üzerine, azınlık ve insan hakları savunuculuğunu kendi tekellerinde zanneden bir kısım sol basın ve bunların cemaatteki uzantıları -konuyla ilgili girişimimizin yararlı olmadığını vurgulamak ve kendilerini öne çıkarmak amacıyla- harekete geçip, bir bardak suda fırtına kopartıyorlar. Koskoca Bakanlığın yapmış olduğu açıklama ortada iken, işgüzar bir memurun göndermiş olduğu mektup gazete sütunlarına “Sarı Gelin hala okullarda”, “Sarı Gelin tam gaz” gibi başlıklarla taşınıyor:

http://www.taraf.com.tr/haber/29184.htm

Maalesef, ücretsiz olmadigi icin linkini paylaşamadığımız bir cemaat gazetesi ise yine aynı haberi kullanmış. Bir hafta önce de yaptığı gibi; sadece ulusal basında değil dış basında bile yer bulan, konuyu gündeme getirip sonuç alınmasını sağlayan 650 kişinin imzaladığı açık mektubumuzdan bir satırla bile söz etmezken, bu konuda bizim girişimimiz neticesinde harekete geçen diğer inisiyatiflerin listesini sıralayıp henüz bir sonuç alınamadığını ve konunun takipçisi olunduğunu belirtiyor. Oysa ortada takipçisi olunacak bir durum yok. Milli Eğitim konusunda en yetkili kurum olan Bakanlığın açıklaması bile, ne yazık ki bazılarını tatmin edememiş.

Biz durumu öğrenince haber yapmak ihtiyacı bile duymadık. Çünkü amacımız üzüm yemekti, bağcıyı dövmek değil. Uygulamada yaşanacak bu tip aksaklıklara, münferit işgüzarlıklara Bakanlığın resmi sitesindeki açıklaması referans gösterilerek kolaylıkla cevap vermek mümkün. Bunun ötesi var olmak için, kendilerini ön plana çıkarmak için daha fazla polemiğe, daha fazla soruna ihtiyaç duyan “profesyonel” basının ilgi alanına giriyor.

Sevgiler,

Hyetert

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: