İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermen Dölü, Rum Tohumu, Gavur vs…

ERMENİ DÖLÜ,RUM TOHUMU,GAVUR VS… 

Nuh Gönültaş

Şamil Tayyar’ın dün anlattığı hikayeyi ben de duymuştum.

Garbis Özatay, galiba Erzurum’da bir görevdeyken orada kendisine yardım eden yerel bir gazeteci arkadaşla iyi diyalog kurar. Bunun üzerine yerel gazeteci aralarındaki bu yakınlaşmaya binaen cesaretini toplar ve Özatay’a şunu sorar: -Abi sen çok iyi bir insansın da ismin niye Garbis der. Garbis Özatay “Ben Ermeniyim oğlum” der. Yerel gazeteci arkadaş ise bu söz üzerine “Estağfurullah abi, onu kastetmemiştim” diyerek üzüntüsünü belli eder.

Şimdi… Avrupa Birliği yetkilileri Türkiye’de milliyetçiliğin son derece yaygın olduğunu ifade ederken yanılmıyorlardı. Milliyetçi duygularımız güçlü. Aslında bunda bir mahsur yok da, bu duyguları başka milliyetleri aşağılamak, küçük düşürmek, yaralamak için kullandığımızda sorun çıkıyor. Her ne kadar ulus devlet olarak kurulmuş ise de Türkiye oldukça çeşitli milliyetlere yataklık etmiş bir coğrafya üzerinde. Annemin gözleri mavidir. Hem de çok güzeldir. Ama annemin kaynanası yani, benim büyük annem anneme kızdığı zaman “Bulgar gözlü n’olcak” diye çıkışırdı. Unutmamışım bunu, hatırımda kalmış. Evet, genlerimizde bazı milletleri küçük düşürmek, onlara düşmanlığımızı günlük hayatta kullandığımız sözcüklere yansıtmak maalesef var. “Rum tohumu”, “Yunan dölü” gibi kelimeleri kullananlarımız var.

“Rum tohumu”, “Yunan dölü” gibi kelimeleri kullananlarımız var.

Milliyetçi bir söylem olarak, bir kişiyi aşağılamak için “Kansız” kelimesini kullananlarımız var. Kanı bozuk, kanıma dokunuyor vs. Genel olarak da kendimizden olmayan herkesi “gavur” diyerek küçümseyenlerimiz aşağılayanlarımız var. “Gavurun dölü” deriz beğenmediğimiz çocuklara. Daha neler neler… İmparatorluk geçmişimizle alakalı bu biraz. Ya da imparatorluktan ulus devlet aşamasına geçişte yaşadığımız zorluklarla ilgili olmalı. Tarihte bizimle birlikte yaşayıp da Osmanlı’dan koparak kendi devletlerini kuran milletlere karşı bir hıncımız olduğu kesin. Osmanlıyı yıkanlar gözüyle baktığımız için onlara bu türlü kötü yakıştırmalarla hitap ediyoruz belki de… Ama…

Ama, yapılan yanlıştır. Türkiye’nin “Discrimination”- “ayrımcılık” anlamına gelen durumlarla ilgili bir yasa çıkarması böylece içimizde yaşayan başka milletlere ait kimlikleri, kendisini Türk kabul etmeyen Kürtler’i de bu anlamda yasal koruma altına almalı. Çok tartışılan TCK 301 Türklüğü aşağılamak ile ilgili.Bu yasayı ya kaldırmalı ya da diğer milletleri küçümsemeyi, aşağılamayı hor gören ve cezalandıran şekilde genişletmeli. Anayasamızda insanları dil din ırkından dolayı aşağılamak küçük görmek ayrımcılığa tabi tutmaya karşı çıkılıyor ama bunun ceza yasalarında tek bir karşılığı var, o da 301.

Ermeni’yi, Rum’u ve benzerlerini, hasılı “Gavur”u ayrımcılığa tabi tutmayı yasaklayan bir kanun Türkiye’nin elini özellikle batıda çok güçlendirir. İnsanlığımızı kuvvetlendirir. Bu ırk meselesi kendi tercihimizle seçtiğimiz bir şey değil. Allah, kimini Ermeni, kimini Rum, kimini Bulgar, kimimizi de Türk yaratmış. Eğer bu konuda seçme hakkımız olsaydı belki o zaman başkalarını aşağılama hakkımız olabilirdi. Rahmetli Cem Karaca’nın annesi Ermeni, babası Azeri idi. Karabağ konusunda en güzel ağıtı Cem Karaca yazmıştır. Cem Karaca Ermeni dölü denilerek küçümsenebilir mi? Asla…

25.Aralık.2008 08:29:27

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: