İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Antepli Ermeni’nin Gözyaşı

ANTEPLİ ERMENİ’NİN GÖZYAŞI

Şamil Tayyar

Gaziantepli hemşerim olan Milli Eğitim Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü İbrahim Özdemir’den dinledim.

Amerika’da bulunan Gaziantepli bir öğretim üyesi, bu yaz bir yemekte Ermeni kökenli meslektaşıyla tanışmış. Amerikalı düzgün Türkçeyle konuşunca bizimkinin dikkatini çekmiş: ‘Cevabı daha da şaşırtmış: Bizim öğretim üyesi de Antepli. Gözleri fal taşı gibi açılmış. Sohbet ilerleyince anlamış ki, ailesi tehcirden sonra Amerika’ya yerleşmiş. Kendi de Amerika’da dünyaya gelmiş.

Ve hiç Türkiye’yi görmemiş. Sebebi hikmeti sorulduğunda şöyle demiş: Sohbetten etkilenen Türk öğretim üyesi, deyince ‘ demiş ama yolculuk sırasında hep kendi kendine söylenmiş: Uzun bir yolculuktan sonra Gaziantep havalimanı vardıklarında pasaport kontrolü sırasında polisin dikkatini çekmiş. Amerikan pasaportuyla gelen şahıs çok iyi Türkçe konuşuyor. O da sormuş: deyince polisin gözleri ışıldamış, birden adama sarılmış: Adamın gözleri dolmuş, demiş ki: Güvenlik gerekçesiyle ismini yazmadım. Şimdi o Amerika’da diasporaya karşı mücadele veriyor, tarihteki düşmanlıkların kaldırılması için çaba harcıyor.

Altın vuruş

Bu sıcak öyküyü aktarmamın nedeni, Cumhurbaşkanı Gül’ün etnik kökeni üzerindeki saçma iddialar ve bazı aydınların başlattığı ‘’dır. Tüm milletler tarihte büyük acılar yaşadılar. Kan ve gözyaşını töreye dönüştürmeyen, geçmişiyle korkmadan yüzleşen milletler dünya barışı ve huzurun tesisinde önemli rol oynadılar. Kendileri de kazandılar. Elbette ilk adamı atmak en zor olanıdır. Önemli olan sonuçtur. Ama bu süreçte zamanlama, yöntem, üslup dikkatle seçilmeli; yarar umarken zararlı sonuçlara zemin hazırlanmamalıdır. Bu minvalde Cumhurbaşkanı Gül’ün Erivan’daki milli maça gitmesi tarihi niteliktedir. Nitekim, o maçtan sonra Türkiye’nin diaspora karşısında elinin daha da güçlendiğini gördük.

Ayrıca Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan arasında üçlü görüşmeler başladı. Çünkü, yapılan tercih doğruydu. Kimi zaman hatalarımız da oldu. Hrant Dink toprağa verilirken empati yapıp bir acıyı paylaşma adına diye ’ ve ’ sloganlar atarken; yeni öfke tsunamilerine yol açtık, cenazeler üzerinden ideolojik kutuplaşmaları körükledik, toplumun birleşme yerlerini kanattık. O günlerde Leyla Zana çıkıp ‘ diye sordu. Şehit cenazelerinde ilk defa ’ sloganları atıldı. Oysa o ana kadar sadece PKK’ya lanetler yağdırılırken, sonrasında Kürt kökenli vatandaşlarımızı hedef alan sloganlar üretildi. O derin cinayet, o sloganın gölgesinde kaldı. Özür dilemem Şimdi üzülerek izliyorum, ‘ etrafında fırtınalar kopartılıyor. Böyle bir kampanyanın Türkiye’yi ve Türk insanını ’ tezine katılmamakla birlikte, muhtemel sonuçlarını dikkate alarak değerlendirdiğimde ’ bulmadığımı söyleyebilirim. İnanmadığım hiçbir işte olmadım.

Bu kampanyada yokum. Yararlı görmesek de kampanyayı başlatanlarının boyunlarına ‘ yaftası asmak ve Cumhurbaşkanı Gül’ün etnik kökeniyle ilgili ‘’ istemek ise Hitler’e rahmet okutacak türden girişimlerdir. ’ ifadesini ‘’ olarak görüp CHP’li Canan Arıtman hakkında dava açmak, soy kütüğünü ilan ederek Türk ve Müslüman olduğunu ispata çalışmak ise Gül açısından yanlış olmuştur. Kimseye kökeninden dolayı hesap vermesi gerekmiyordu.

Sanıyorum Abdullah Gül, etnik kökeniyle ilgili spekülasyonların siyaseten yıpratma kampanyasının parçası haline getirileceği kaygısını taşımasından olsa gerek, kamuoyunu ikna etmeye çalıştı. Estağfurullah Ermeni Malum, yanlış bulsak da kamuoyunda ‘’ ifadesinin ’ olarak algılandığı, siyaseten negatif unsurlar içerdiği bir vakıadır.

Örnek olsun diye anlatayım, Foto muhabiri arkadaşımız Burhan Eliş’ten dinlemiştim. Foto muhabiri Gabris Özatay, görev sırasında sohbet ederken bir vatandaş diye sorduğunda ’ demiş. Adam ‘’ deyince Özatay, ‘’ diye ısrar etmiş. Adam da ısrarla ‘ diyerek niyetinin hakaret olmadığını açıklamaya çalışmış. Belki de bir şehir efsanesidir, bilmiyorum. Ama toplumdaki yaygın kanaatin bu yönde olduğu biliniyor. Ama lider, toplumun arkasında değil önünde gidendir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: