İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SMYRNA’NIN SONU adlı kitabın yayınlanması dolayısıyla toplantı

SMYRNA’NIN SONU

Herve Georgelin’in Smyrna’nin Sonu adli kitabinin yayinlanisi ve Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonundan kartpostallarin yer aldigi
Bir Zamanlar Izmirde sergisinin acilisi vesilesiyle duzenledigimiz toplantiya katiliminizdan mutluluk duyariz.

Konusmaci: Herve Georgelin 23 Aralık 2008 Sali 17.00 Istanbul Bilgi Universitesi
Santralistanbul E2-101
Kazım Karabekir Cad. no 1, Eyüp – Istanbul

info@birzamanlaryayincilik.com
 0212 523 25 06 

Istanbul Bilgi Universitesi ve
Heinrich Boll Stiftung Derneginin katkilariyla.

HERVÉ GEORGELIN
Herve Alain Rene Georgelin 1968de Fransa, Rueil-Malmaisonda dogdu. Egitim hayati boyunca, ozellikle 19. yuzyilda Osmanli Imparatorlugu topraklarinda yasayan farkli topluluklarin gecirdigi degisimler uzerine calismalar yapti. EHESSte (Toplumsal Bilimler Yuksek Arastirmalar Okulu), Osmanli Imparatorlugu’nun son donemlerinde Izmir’in durumu uzerine yazdigi tezle doktorasini tamamladi ve soz konusu baslikla baglantili cok sayida calismaya da imza atti. Pek cok farkli ulkede, cemaatler arasinda dini ve etnik temeldeki iliskiler ya da Osmanli Ermeni tarihi uzerine akademik toplantilarda bildiriler sundu. 2005te Ecole Francaise d’Athène bunyesinde duzenlenen Anadolu ve Kucuk Asya Rumlari konulu kolokyumun hazirlanmasinda sorumluluk ustlendi. Gerek hakemli bilimsel yayinlarda, gerekse daha genis kitlelere seslenen yayinlarda onlarca makalesi yayinlandi. Bir donem Isvicre, Bern Universitesi’nde temel olarak Rum ve Ermeni cemaatleri uzerine dersler veren Georgelin, halen Fransa’da Montpellier 3 – Paul Valéry Universitesi Yeni Yunan Arastirmalari Bolumunde Tarih ve Dil docenti olarak gorev yapiyor.

KITAP
Herve Georgelin
Smyrnanin Sonu: Izmirde Kozmopolitizmden Milliyetcilige
Ceviren: Saadet Ozen
332 sayfa
Birzamanlar Yayincilik, Istanbul, Aralik 2008.

Kozmopolit Smyrna bir Yunan sehri degildi, fakat Osmanlinin Izmiri de bir Turk sehri degildi. Izmirin Ermenileri yabanci degillerdi bu sehirde, ayrica burasi Yahudi nufusun da kendi eviydi. Izmiri Levantenler olmadan hayal etmek mumkun mudur peki? Kimi Avrupa’dan yeni gelmis, kiminin ailesi kusaklar boyunca yerli Hiristiyanlarla karismis, belki de Bati Avrupa’yla yeniden baglar kurmus ya da olan baglari zorunlu olarak korumustu. Cingeneler ya da Siyahlar gibi pek fazla yazili belge uretmeksizin yasamis, bugun hâlâ yasayan topluluklar nasil bir kenara atilabilir? Gec devir Osmanlisinin Izmiri, cazibesini herkesin birlikte yarattigi sinerjiden aliyordu.
Bununla birlikte bu kitap nostaljik bir guzelleme de degildir. Egenin bu sehrindeki ve etrafindaki dinamik hiyerarsik yapilari, gerilimleri saklamiyor; tersine farkli topluluklarin yasamasinin siyasi bir mesele oldugunu, o donem sehir halkini cezbeden kutuplasmalarin uzun vadede olumcul sonuclar dogurdugunu ortaya koyuyor.
Bu kitabin onemi, okurlara, ozellikle de bu sehirde yasayanlara, Izmirin yuz yildan kisa bir sure once ne kadar farkli oldugunu; ne kadar hoyrat, acimasiz, hatta ovunulecek pek bir yani olmayan bir donusum yasandigini hatirlatmasindan geliyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: