İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Altınkoza film şenliğine katılan Sonbahar adlı filmi gördüm. Yönetmeni Hamşentsi Özcan Alper.

Afganistana gitmek hazırlığında bulunduğum şu günlerde size yazmadan edemiyeceğim bir konu var. Yazıyı biraz hıpınişi kaleme alıyorum, hatalar için peşinen özür dilerim.
Altınkoza film şenliğine katılan Sonbahar adlı filmi gördüm. Yönetmeni Hamşentsi Özcan Alper. Beni onunla tanıştıran Oryort Taşçıyan dediklerini şu anda hatırlayamıyorum ancak onun işini kolaylaştırmak için:

Esas Hemşinli benim, dedim
Hemen ilgilendi. Güleç bir genç. Ondan hoşlandım.
Bir ara salonda yan yana geldiğimizde:

Tuk ur değatsi ek, diye sordu

Yes Kilikyatsi em, dedim.
(Bu girişi uzatmamın nedeni filimle ilgili, az daha sabrınızı rica ediyorum.)
Artık her fırsatta göz göze geliyor, o benle ben onla konuşmaya can atıyorduk.
Derken filmi seyrettik. F tipi ceza evi sorunu, güzelim Karadeniz yaylaları, Dramatik bir aşk … Hepsi bir yana, önemli olan Hamşen dili. Burada belgesel bir yapıtla karşılaşıyoruz. Annenin her konuşuşunda kullandığı kelimeler bende ilgi uyandırıyor. Hele onun hastalıklı “orti”sine kavuşması, ona gözü gibi koruması… Allah! Bütün bunlar beni mahv ediyor. Ağlamak zayıflıksa, ben zayıfım.
Dedim gibi, sen konuyu bırak, sahneye bak. Yerdeki kilimi (gorgen) izle. Tipik bezeme ve renkleri hemen tanıyacaksın. Yönetmen de onu fırsatını buldukça gösteriyor zaten. Bodiçlere (su-kabı) bak. Şimdikiler gibi dokunsan devrilen türden değil. Piyanoyu dinle, yerli yersiz Gomidas ezgileri duy. Arada bir orti Yusuf kuru kuru öksürüyor, sigara da içiyor.
Bütün bunlar sizi oldukça hassaslaştırır. Durağanlığı yenmek için yönetmen üç kreşendo yapıyor. Birincisi tepeden aşağı hızla sürülen araba sahnesi, ikincisi deli Karadeniz dalgaları (benece büyük bir temaşa zevki), üçüncü ve gerçekte finalin kendisi, pencereden görünüşü ile kış ve cenaze “tapor”u. Film boyunca izlediğimi Doğa ve kırmızı yakıştırması burada da devam ediyor. Müzik ve kullanılan dil artık boğazınızı düğümleyecektir.
Görmenizi ve sinematikinize ekleminizi hararetle tavsiye ederim. Filmi aşırı duyarlı bulan Fransız arkadaşıma:

Biz çok sevdik, zira bu biziz.

Bon alors.
Filmin adı Son Bahar mı? Sonbahar mı? Diye epeyi düşünüldüğünü bildiğimden, onu kutlarken;

Kides (as holovagin) anunı Orti e, dedim.

Orti e.
Sarıldık. Beni ellerimden tutmak istedi. Arkamı dönüm. Uzaklaşırken ondan zor koptum.

Abris, diyemedim.
07 Haziran 2008, Adana

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: