İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Bir o eksikti

Çetin Altan

Gazetelerde bir de ırkçılık lafı dolaşmaya başladı. Devri dilârâyı demokrasi sayesinde mebus olanlar arasında, su başlarını ele geçirmeye ve teşkilat kurmaya meraklı koyu ırkçılar varmış.

* * *

Babanızın babasının babasının babasının babasının babasını tanıyor musunuz?

Pek söktüremiyorsanız vatan hainisiniz.

Hem siz gelin bakalım biraz beri, uzatın şu kafanızı ırkçı pergelinin altına; yo, siz Türk değilsiniz, bu kafa Orta Asya’dan gelme Türklerin kafası değil. Kanınızı da mikroskobun altından geçireceğiz. Durun bakalım ne çıkacak? Sizde biraz galiba Lazlık var; Lazlık yoksa Çerkezlik var; Çerkezlik yoksa, Arnavutluk var; Arnavutluk yoksa Kürtlük var; Kürtlük yoksa, Pomaklık var.

Olmadı olmadı, siz bizim istediğimiz su katılmadık Türk değilsiniz.

* * *

Mehmet Akif mi yazmış İstiklal Marşını? Kim bu Mehmet Akif?

Bunu benden duyunuz ben ki evet Arnavudum.

Diyen bir şair… Türk değil, at sepete…

Peki Tevfik Fikret?

Oho, Fikret’in büyükannesi Rum dönmesi. O da Türk değil, onu da at sepete.

Sinan? Sinan canım. Ermeniden devşirme. Türk değil, at sepete.

Hâşim, bal gibi Arap; at sepete.

İbrahim Paşa, Venedikli; Sokollu Sırp; Şemseddin Sami Arnavut; Yahya Kemal Boşnak; at sepete, at sepete, at sepete…

* * *

Kafası pergele uygun, sade kendi kafası değil, yedi sülalesinin kafası pergele uygun ve yedi sülalesinin kanı saf olan Orta Asyalı Türkler kalacak memlekette. Ötekiler kampa mı sokulur, sürülür mü, asılır mı; her ne hal ise onlar vatan haini…

Hele azınlıkların lafını etmeye lüzum yok, hepsi hudut haricine…

* * *

Sonra efendim, memlekette kalan yedi sülalesinin kafası pergele uygun ve yedi sülalesinin kanı saf Orta Asya’dan gelme Türkler; dünyadaki öteki Türklerle -ama öyle uydurma değil, kafası pergelli, kanı saf Türklerle- birleşecek, büyük bir imparatorluk kuracak.

Bir imparatorluk ki, eşsiz. Yeryüzünün en büyük imparatorluğu. Sonra bu imparatorluk bütün memleketleri istila edecek, kıtaları ele geçirecek, taş üstünde taş, omuz üzerinde baş bırakmayacak. Kötü ırk olan İtalyanları kesecek, İngilizleri kesecek, Almanları kesecek, Fransızları kesecek…

Ve bütün cihan, karaları, denizleriyle Türk olacak. Başlarda keçe külah, sırtta tirkeş, omuzda yay…

Akşamları meşalelerin yandığı şölenlerde kısrak sütü içilecek. Meydanlarda cirit oynanacak…

* * *

Atom, matom, jet, tren, vapur, televizyon, telefon, radyo, hepsi vız onların…

Şahlanan atlar ve oradan oraya göç eden çadırlar… Kafalar usturayla kazıtılmış, bıyıklar aşağıya doğru, gözler hafif çekik, elmacık kemikleri çıkık…

* * *

Anadolu henüz kağnı devrinden kurtulmamışmış; hastane kapıları, geri çevrilenlerle doluymuş; yağmur yağınca telefon çalışmaz, Erzurum’un ilçesine attığın mektup, iki haftada gitmezmiş; insanlar ahırlarda hayvanlarla beraber yatar; çıplak bacaklı şiş karınlı çocuklar yaz ishalinden kırılır kırılır gidermiş.

Nüfus hızla artar, mahsul yetmezmiş. Şehirlerin civarı sefalet yuvalarıyla dolar, apartman kiraları üç bine kadar çıkarmış…

* * *

Mesele mi bunlar canım?.. Siz uzatın kafanızı, bir güzel pergelleyelim. Bir de bakalım kanınıza… Arkasından sayın yedi sülalenizi…

İşte at, işte kımız, bir de çadır yüklenin; davul çala çala, cihan imparatorluğu kurmaya gideceğiz…

* * *

Atatürk devrimi, batı uygarlığı, sosyal adalet, demokrasi derken; ne tuhaf niyetli insanlar çıkmaya başladı ortaya…

Oturup efendi efendi Yenicami helasını nasıl temiz tutarız da sokağa medeniyet aşılarız, diye düşüneceğimize; keçe külahla elde mızrak önce doğuyu, sonra batıyı ele geçirmek planlarına heveslenmek…

* * *

Anladık, bütün cihanı içine alan imparatorluk kuracağız…

Yalnız bir dakika, bir saniye, küçücük bir istirhamım var; önce şu hükümeti kuruversek…

Not: 45 yıl önce yazılmış bir yazı… “23 Ekim 1961 tarihli Milliyet”ten…

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: