İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

PATRİK HAZRETLERİ VAKIFLIKÖY´DEKİ YORTUYA RİYASET ETTİ

Resimler: http://www.lraper.org/main.aspx?Actionfiltered=ChangeLanguage&Language=TR

Patrik II. Mesrob Hazretleri, 10 Ağustos 2006, Perşembe sabahı, Türk Hava Yolları ile seyahat ederek Adana’ya vardı.

Patrik Hazretleri, ilk olarak Hovhannes Bayram ve Ergün Karagöz’le birlikte, Mersin’de Aynur ve Ersin Karagöz’ün evinde konuk oldu ve öğle yemeğiyle ağırlandı.

Aynı gün öğleden sonra, Patrik Hazretleri, Mersin ilinin Erdemli kasabasının Ayaş ilçesinde bulunan Eliaussa Sebaste antik kentini ziyaret ederek, buradaki amfitiyatro ve kilise kalıntılarını inceledi.

ELIAUSSA SEBASTE

Kilikya’daki Elaioussa, Silifke-Mersin ana yolu üzerinde, bugünkü Ayaş’ın oldugu yerde, Geç Hellenistik Dönemde (M.Ö. II.-I.) kurulmuştur. En parlak devrini Roma imparatorluk ve Erken Hıristiyanlık dönemlerinde yaşayan kentin gelişip zenginleşmesi, gerek doğal bir liman olan stratejik konumundan, gerekse tarım alanında ve Eliaussa adından anlaşılacağı gibi özellikle zeytin yetiştirmekteki üstünlüğünden ileri gelmiştir.

Kent, Romalıların egemenliği sırasında Sebaste adını almıştır. Sebaste sözcüğü, hellen dilindeki Agusta’nın tam karşılığı olup, “görkemli, mutlu, bahtlı, çok saygın” anlamındadır.

Elaioussa’nın kuruluş yeri, İlkçağda, kıyıya çok yakın bir ada durumunda idi. M.S.74 yılında Vespasianus’un, son Kommagene Kralı IV. Antiokhos’un kızı İotape ile kocası Alexandros’a bağışladığı, bir adadan oluşan küçük bir krallık ülkesi de olabileceği sanılmaktadır.

Sebaste ise, Elaioussa’nın hemen bitişiğinde kurulmuştur. Kurucusu Arkhelaos idi. O sıralarda Elaioussa, yönetim örgütü açısından kent sayılmıyordu ve Elaioussa Adası, Sebaste kentine bağlı bir arazi içerisindeydi.

Daha sonraları iki kent birleşerek Elaioussa Sebaste olarak anılmıştır.

M.S. 72’de Vespasian’ın Kilikya eyaletini kurmasıyla daha büyük ekonomik ve kentsel gelişme kaydedilmiş ve özellikle M.S. II. ve III. yüzyıllarda içbölgedeki mahalleler yeniden düzenlenerek tiyatro, agora ve büyük hamamlar yapılmıştır. M.S. III. yüzyılın ikinci yarısından sonra Eliaussa Sebaste gittikçe gerilemeye ve önemini kaybetmeye başlamışsa da, M.S. 260 yılında Pers Kralı Shapur’un ve iki yüzyıl sonra İsauralıların saldırılarından sonraki Geç İmparatorluk ve Erken Bizans Dönemlerinde (M.S. V.-VII. yüzyıl) kentin hala varlığını sürdürdüğünü ve burada bir çok Hrıstiyanlık yapılarının bulunduğu, hem antik kaynaklardan hem de arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. Bu Bizans kentinin M.S. VII. yüzyılda kesin olarak ortadan kalkması doğal nedenlerle, belki bir deprem, ve özellikle limanın kumla örtülmesi sonucunda olmuştur. Aynı dönemde, yakınlarındaki Korykos kenti gelişmeye başlamış ve Geç Ortaçağ sonlarına kadar gittikçe daha büyük önem kazanmıştır.

Patrik Hazretleriyle beraberindekiler, geceyi Ayaş’taki Davut Oteli’nde geçirdiler.

KORYKOS – KIZKALESİ

Patrik Hazretleri, 11 Ağustos 2006, Cuma, antik Kilikya kentlerinden Korykos’u ziyaret etti.

Korykos, Mersin-Erdemli-Silifke karayolunun 60. km’sinde Kızkalesi beldesindedir. Roma, Bizans ve Kilikya Ermeni Krallığı dönemlerinde yoğun olmak üzere, İslami devirlerde de iskan görmüştür.

Nekropol alanından çıkarılan eserlerden burada ilk yerleşimin M.Ö. 4. yüzyıla ait olduğu anlaşılmaktadır. M.Ö. 1. yüzyılda kendi adına sikke darp ettirmiştir. Herodot bu kenti Gorges adında Kıbrıslı bir prensin kurduğunu yazar.

Korykos, Kilikya bölgesinin bir liman kenti olduğundan çok el değiştirmiştir. M.Ö. 4. yüzyılın sonunda Seleukhos Nikator Silifke kentini kurduğunda, Korykos’u yönetimi altına almıştır. Kent, M.S. 72 yılında Roma egemenliğine girmiş ve 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalmış, bu dönemde tarım alanında büyük bir gelişme göstererek zeytinyağı ihraç merkezi olmuştur. Daha sonraları, Bizanslılar zamanında Arap istilalarına karşı etrafı kuvvetli surlarla çevrilmiştir.

IX. yüzyıldan itibaren, Ermeniler kitleler halinde Orta ve Güney Anadolu’ya göç etmeye başladılar. Göç olayı, bir yandan Bizans İmparatorluğu’nun dışişleri politikasından, bir yandan da Selçuklular’ın Anadolu’da güçlenmesinden kaynaklanıyordu. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra ise Bizanslılar doğu bilgelerindeki hakimiyetlerini kaybettiler. Bizans ordusu komutanlarından, Ermeni kökenli Filaret, Ermeni soylularını Kilikya Bölgesi’nde yerleşmeleri için ikna etmeye çalıştı. Ani Krallığı’nın son hükümdarı II. Gagik’in soyundan Rupen adlı Ermeni Prensi, uzun bir mücadeleden sonra Kilikya’nın dağlık bölgelerinde hakimiyet sağlayarak, 1080 yılında Kilikya Hanedanlığı’nı kurdu. 295 yıl süren Kilikya Ermeni Krallığı 1375 yılında Memlüklüler tarafından çökertildi.

Korykos, 13. yüzyılda Kilikya Ermeni Krallığı döneminde önemli bir ticaret limanı olmuş, Ceneviz ve Venedik gemilerinin uğrak limanı durumuna gelmiştir. Korykos, 1448 yılında Karamanoğlu ibrahim Bey tarafından ele geçirilerek, yeniden imar edilmiştir.

Antik kentte iç ve dış kale kiliseler, sarnıçlar, su kemerleri, kaya mezarları, lahitler ve taş döşemeli Roma yolları kısmen ayaktadır. Adını, adadaki kaleden almaktadır. Kare planlı kale, iç içe iki sıra surdan oluşmaktadır. Etrafı hendekle çevrilmiştir. Kaleye giriş bugün mevcut olmayan hareketli bir köprüyle sağlanmakta idi. Bugünkü, haliyle kale, tipik Orta Çağ mimari özelliklerini yansıtmaktadır.

Korykos kıyı kalesinin 200 m açığındaki küçük adacık üzerindeki kaleye Kızkalesi denilmektedir. Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi’nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur. Kalenin dış çevre uzunluğu 192 m dir. Kızkalesi ile kıyıdaki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştır. Karamanoğlu ibrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün Mersin ilinin simgesi haline gelmiştir.

Patrik Hazretleri ve beraberindekiler, daha sonra Atakent – Yaprak Koyu’na geçerek (antik Korasion) burada bir müddet istirahat etti.

KORASION

Silifke-Mersin ana yolunun, Silifke’den 15 km. doğuda deniz kıyısına çıktığı yerde uzanan sırtın doğu bitişiğinde yer alan girinti, İlkçağlarda bir körfezdi ve Korasion kenti de bu körfezi çevreleyen yamaçta kurulmuştu. Korasion sözcüğü, eski Hellen dilinde “Kızcağız” anlamındadır. Ancak, buradaki kentin Anadolu kökenli adının hellen ağzında çarpıtılmış bir biçimi olabileceği de olasıdır.

Korasion kenti, M.S.360’lı yıllarda Roma İmparatorluğu İsauria İli valisi olan Flavius Uranus tarafından kurulmuş veya genişletilerek kent haline getirilmiştir. Buradaki bugün görülen kalıntılar, İ.S.400-700 arası dönem yapıtlarına aittir. Burada bulunan bazı kalıntılar şunlardır: Doğudaki tonozlu (silindirik çatılı) yapı; liman ucundaki hamam; batı nekropolisinde, eski yarımadanın doruğunda mezar, bu mezarın hemen yanı başında mausoleion ) kalıntısıdır. Hamamın batı yakınında ambar, daha batıda ise kilise diğer önemli kalıntılardır.

Patrik Hazretleri ve beraberindekiler akşam vakti Aynur Karagöz’ün Mersin’deki konutunda konakladılar ve Alper ve Evrim Seyhan çiftinin kına gecesini izlediler.

İSKENDERUN

Patrik Hazretleri ve beraberindekiler 12 Ağustos 2006, Cumartesi öğleden önce, Mersin’den İskenderun’a (antik Alexandrette) geçerek, öğle vakti, İskenderun’daki Srpots Karasnits Mangants Ermeni Kilisesi’ni ziyaret ettiler. Kilise Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Garbis Kısadur, diğer yöneticiler ve İskenderunlu Ermeni inananlar tarafından karşılandı. Kilisede kısa bir dua ettikten sonra, Patrik Hazretleri, kilisede toplanan çocukları kutsadı. Daha sonra Garbis Kısadur ve ailesi, Karabet Uğurlucan, Dr. Murat Uğurlucan ve Leon Eraslan’ın davetlisi olarak deniz kıyısındaki bir restoranda öğle yemeği yiyen Patrik Hazretleri, yemekten sonra, Papa XVI. Benedikt Hazretleri’nin Anadolu’daki Vekili Episkopos Mons. Luigi Padovese’yi ziyaret etti.

KIRIKHAN

Aynı gün İskenderun’dan ayrılan Patrik Hazretleri, Antakya yolunda Kırıkhan’a uğrayarak, buradaki tarihi Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’ni ziyaret etti. Kilise yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Hatay Valiliği’nin izniyle, Kırıkhan Ermeni Kilisesi’nin vakıf yöneticilerini belirlemek üzere Eylül ayında Hatay ili genelinde cemaat seçimleri düzenlenecek. Çatısı yıkılmış olan Kırıkhan Ermeni Kilisesi halen harap vaziyette bulunuyor.

ANTAKYA

Kırıkhan’dan Antakya’ya geçen Patrik Hazretleri, burada önce Antakya Aziz Petrus ve Aziz Pavlos Ortodoks Kilisesi’ni ziyaret ederek, Peder Sami Bulos Sabagil ve asistan pederle görüşmede bulundu. Daha sonra Aziz Petrus ve Aziz Pavlos Latin Katolik Kilisesi’ni ziyaret eden Patrik Hazretleri, Kutsal Sofra’nın önünde dua etti ve Rahibe Mariagrazia Zambon ile görüştü.

SAMANDAĞ-ÇEVLİK

Patrik Hazretleri ve beraberindekiler, aynı gün, akşamüstü Samandağ’ın Çevlik mevkiindeki Barıkan Dinlenme Tesisleri’nde konuk edildiler. Dinlenme Tesislerine yerleştikten sonra, Patrik Hazretleri, Vakıflıköy’e çıktı ve köyün üst girişinde Köy Muhtarı Berç Kartun, köylüler, ülkemizin ve dünyanın dört yanından gelen konuklar ve İstanbul’dan gelen 45 ziyaretçi tarafından davul zurna ile karşılandı. İki küçük çocuk, Patrik Hazretlerine geleneksel ekmek ve tuzu sundular. Vakıflıköy Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi’nin sokak girişinden itibaren ise dini geçit düzenlendi. Kilisede kısa bir dua ettikten sonra, Patrik Hazretleri kiliseyi tıka basa dolduran cemaate dönerek şöyle dedi: “Surp Asdvadzadzin Yortusu vesilesiyle bir kez daha aranızda bulunuyor olmaktan son derece mutluyum. Sizlerle bir arada bulunmak, tarihi Kilikya’nın bu güzel köşesindeki şenliklere ve dualara katılabilmeyi gerçekten de bir ayrıcalık olarak görüyorum. Değişik ülkelerden ve Anadolu’unun değişik yörelerinden bu kadar çok ziyaretçiyi bir arada görmek çok güzel. Demek ki, geleneklerimize sahip çıkmayı biliyoruz. Küçüklerimizi de koro elbiseleri içinde görmek beni çok sevindirdi. Din görevlilerimizin dersleri sayesinde ilahileri öğreniyor, Kilise’yi tanıyorlar, yarınki Surp Badarak ayininde de ilahileri onlar seslendirecekler. Çocuklarımıza inancımızı aşılayan velileri kutluyorum. Bu geleneksel yortu vesilesiyle düzenlenen bu akşamki şenliklerde hepinize iyi eğlenceler diliyor, kaçta yatarsanız yatın, yarınki Surp Badarak’ta hepinizi kilisede görmek istiyorum”.

Patrik Hazretleri, beraberindekiler, köyün ileri gelenlerinden birkaç kişi, Av. Sebuh Aslangil, Dt. Tateos Babek, akşam yemeği için köyün ileri gelenlerinden Bedros Kahyaoğlu’nun evinde ağırlandılar.

ANTİK ÇEVLİK (SELEUCIA PIERIA)

Çevlik’te yapılan kazılarda elde edilen bulgular yöredeki yaşamın Orta Paleolitik (M.Ö 100.000-40.000) döneme kadar uzandığına işaret etmektedir. Aynı yerde Üst Paleolitik Döneme ait araçlar ve insan kalıntılarına (Homo Sapiens Çevlikiyensis’ten kalma kemiklere) ulaşılmıştır. Ayrıca Meydan Köyü’nde bulunan Üç Ağızlı Mağarası’nda Üst Paleolitik Dönemin başlangıcına ilişkin buluntulara rastlanmıştır.

Yazılı tarih döneminde M.Ö 750 tarihlerine doğru Asi (Orontes) Nehri ağzına Yunanlılar tarafından Al-Mina Limanı kurulmuştur. O zamanlarda gemiler Asi Nehri yoluyla Antakya’ya kadar ulaşabiliyorlardı. Bu liman önemini uzun süre korumuştur.

Büyük İskender’den sonra kurulan Seleucus Krallığının hükümdarı Seleucus I.Nicator M.Ö 23 Nisan 300 tarihinde Seleucia Pieria (bugünkü Çevlik) liman kentini kurarak, ülkesinin başkenti yapmıştır.

Roma hakimiyeti döneminde İmparator Vespasianus (M.S 69) ve oğlu Titus tarafından limanı sel sularından korumak amacıyla tüneller yaptırılmıştır. Tünellerin yapımının 100 yıl sürdüğü sanılmaktadır.

Selçuklu, Fatımi ve Memlük egemenliklerinden sonra 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sonrasında Fransız idaresinde kalan Samandağ, 1938 yılında Hatay Devleti’nin Antakya ilçesine bağlı “Süveydiye” nahiyesi olmuştur. 23 Temmuz 1939’da Hatay’ın Türkiye’ye ilhakıyla Türkiye Cumhuriyeti’ne katılmıştır.1948 yılında SAMANDAĞ adıyla ilçe olmuştur.

KÖYDEKİ ŞENLİK

Saat 22:30’da ise Patrik Hazretleri, şenliklerin yapılacağı kilisenin hemen yanıbaşındaki Ayntablıyan Evi’nin önündeki geniş alana geçti. Kilisenin avlusunda yakılan ateşlerde, daha önce bağışlanan yedi koyun ve bir dananın etleri kullanılarak yedi büyük kazan içersinde keşkek (harisa) sabaha kadar pişirildi. Şenliğe İstanbul, Ankara, Adana, Adıyaman, Antakya, Sivas, İskenderun, Kırıkhan, Mersin, Elazığ, Ermenistan, A.B.D., Almanya, Fransa, Belçika, Suriye ve Lübnan’dan gelen konuklar, yaklaşık bin kişi katıldı. Şenliklere Patrik Hazretleriyle Samandağ Kaymakamı Selim Çapar birlikte riyaset ettiler.

PAZAR AYİNİ

Patrik Hazretleri, 13 Ağustos 2006, Pazar, saat 10:00’dan itibaren Vakıflıköy Surp Asdvadzadzin Kilisesi’nin avlusunda kurulan büyük tentenin altında Surp Badarak ayinine riyaset etti. Surp Badarak’ı Peder Drtad Uzunyan sundu. İlahileri bir grup yetişkinin yanı sıra Vakıflıköylü çocuklar seslendirdi. Birçok katılımcı yaklaşarak Der Drtad’ın elinden Rabb’in Sofrası’ndan kutsal paylarını aldılar. Patrik Hazretleri, tüm dünyanın bereketi için düzenlenen Antasdan ayininden hemen önce vaaz ederek Meryem Ana’nın erdemleri hakkında konuştu. Sonra da üzümler kutsandı. En sonunda Patrik Hazretleri, Peder Drtad’la birlikte keşkek kazanlarını takdis etti. Ayin bittikten sonra, köy halkı yedi kazanda sabaha kadar pişen geleneksel keşkeği paylaştı. Peder Drtad, ayinden sonra köyün mezarlığına geçerek, Rab’de uyuyan tüm Vakıflıköylüler’in huzuru için dua etti.

YOĞUN OLUK KİLİSESİ

Patrik Hazretleri, aynı gün, öğleden sonra, düğün şenlikleri arasından geçtiği Hıdırbey Köyü yoluyla, yine düğün şenlikleri bulunan Yoğunoluk Köyü’ne vardı ve burada Köy Muhtarı Mehmet Karaca tarafından karşılandı. Patrik Hazretleri burada ilk önce 1790 yılında inşa edilmiş olan Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi’ni ziyaret etti. Kilisenin yan girişi üzerinde bulunan kitabenin üzerindeki yazı şöyleydi: İLAHİ İKTİDARLA GİRAGOS KATOLİKOS DÖNEMİNDE RESTORE EDİLEN KUTSAL KİLİSE’NİN [AÇILIŞI] KAPRİEL VARTABED ELİYLE MESHEDİLEREK [GERÇEKLEŞTİ].

6 Eylül 1774 günü Kilikya Ermeni Katolikosluğu makamına yükselen ve 1796 yılında vefat eden Sisli (Kozanlı) Katolikos III. Toros‘un döneminde inşa edilen kilisenin, 14 Şubat 1797 günü Kilikya Ermeni Katolikosluğu makamına yükselen ve 1822 yılında vefat eden Sisli Katolikos I. Giragos’un döneminde restore edildiği anlaşılıyor. Köy Muhtarı’nın verdiği bilgiye göre, kilisenin aslına uygun olarak restore edilmesi için Köy Muhtarlığı ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından gerekli ön girişimler tamamlanmış bulunuyor.

Patrik Hazretleri, daha sonra, köyde bulunan eski Fransız Okulu’nu ziyaret etti. Yine Köy Muhtarlığı’nın çabalarıyla çok başarılı bir restorasyondan geçen bina, şimdilerde Yoğunoluk Kültür Merkezi adıyla köy halkının hizmetine sunulmuş.

Yoğunoluk’tan ayrılmadan önce, Patrik Hazretleri köy meydanında bulunan tarihi çeşmeyi de inceledi. Köy Muhtarı’nın gösterdiği bir kitabeye göre, çeşme 1855-1866 yılları arasında patriklik görevini sürdüren Sisli Kilikya Katolikosu II. Giragos’un döneminde, 1884 yılında Tateos Kuyumcuyan’ın hayratı olarak inşa edilmiş.

Köy Muhtarı Mehmet Karaca’nın tarihi eserler konusundaki duyarlılığını takdir eden ve kendisini kutlayan Patrik Hazretleri ile beraberindekiler, Yoğunoluk’tan Vakıflıköy’e geri döndüler.

ZİYARETLER

Vakıflıköy’de önce Vakıflıköy Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Garbis Kuş’un velileri Yerçan-Sarkis Kuş çiftinin evini ziyaret eden Patrik Hazretleri, burada bir yorgunluk kahvesi içtikten ve yaşlı çiftle sohbet ettikten sonra, köyün müteveffa pederi Serovpe Gülyan’ın hasta eşi Zarif Gülyan’ı da evinde ziyaret edip şifa bulması için dua ettikten sonra, köylülerle vedalaşarak İskenderun’a dönmek üzere yola çıktı.

İSKENDERUN

Patrik Hazretleri ve beraberindekiler, İskenderun-Arsuz yolunun 12. kilometresinde bulunan İssos Oteli’nde konakladılar. Akşam yemeği içinse İskenderun Ermeni Kilisesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Garbis Kısadur ve eşi Zaruhi’nin Arsuz yakınlarındaki yazlık evinde ağırlandılar. Kısadur Ailesi ile konukları Büyüker Ailesi’nin evlatlarının eğitimleriyle ilgilenen Patrik Hazretleri, konukseverlikleri için Kısadurlar’a teşekkür etti.

İSTANBUL’A DÖNÜŞ

Patrik Hazretleri ile beraberindekiler, 14 Ağustos 2006, Pazartesi sabahı İskenderun’dan yola çıkarak Adana havaalanı VIP salonuna vardılar. Türk Hava Yolları’nın 11:10 uçağıyla İstanbul’a seyahat eden Patrik Hazretlerini, Yeşilköy Atatürk Havaalanı VIP salonunda Ruhani Meclis Başkanı Episkopos Aram Ateşyan karşıladı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: