İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Akdamar’la soykırım iddiacıları utanacak

Mehmet Ocaktan

ANKARA GÜNDEMİ

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, Yunanistan Turizm Bakanı Fanny Palli Petralia’nın davetlisi olarak gittiği Midilli yolunda feribotta gazetecilere yaptığı açıklamalarda önemli mesajlar verdi.

Bakan Koç, bütün konuşmalarında, Türkiye’nin medeniyetlerin buluştuğu bir “cazibe merkezi” olduğunun altını çiziyor. Sohbet süresince de, bir taraftan Türkiye’nin tarihi dönüm noktalarının altını çizerken, bir taraftan da başka medeniyetlerin oluşturduğu “kültür havzaları” konusunda yapılan çalışmaların önemine dikkat çekiyor.

AKDAMAR’LA MESAJ

Kültür Bakanı Koç, hükümetin büyük önem verdiği tarihi Akdamar Kilisesi’nin restorasyonunun tamamlandığını ve Ekim ayında hizmete açılacağını söylüyor. Kilisenin açılışını Başbakan Erdoğan yapacak. Türkiye, Akdamar Kilisesi’nin açılışına büyük önem veriyor, bu nedenle yapılacak törene başta ‘Ermeni soykırımı iddiası’nın öncülüğünü yapan Fransa ve Ermenistan olmak üzere çok sayıda ülkenin kültür bakanlarını davet edecek. Böylece, Türkiye’nin hem medeniyetler bağlamında bir ‘hoşgörü’ merkezi olduğunun, hem de tarihi değerlere verdiği önemin altı çizilecek.

Bakan Koç, “Biz Ermenistan ve Fransa dahil bütün ülkelerin kültür bakanlarını açılışa davet edeceğiz. Türkiye, tarih boyunca değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülke ve aynı zamanda bir ‘hoşgörü’ merkezi. Akdamar’la Türkiye’nin kadirşinaslığını, bütün medeniyetleri kucaklayan büyüklüğünü dünyaya göstereceğiz” diyor.

HASANKEYF’İ HATIRLADILAR!

Hasankeyf konusunda hükümete ve bakanlığına yapılan eleştirilerin haklı bir temele dayanmadığını belirten Atilla Koç, “Hasankeyf zaten yok, tarihten silinmiş. Baraj yapmasak da pek fazla bir şey değişmeyecek. Şimdi bütün bu kültürel varlıklar inşaat süresince kazılarla çıkarılıp korunacaktır. Yanlış imar ve yapılaşma neticesinde Hasankeyf yok olmak üzere iken, henüz baraj inşaatına başlamadan, alanında uzman heyetler ile tarihi koruma çalışmaları başlatılmıştır” dedi.

“Ne yazık ki orada baraj yapılana kadar buradaki tarihi ve kültürel varlıklar kimsenin aklına gelmemiştir” diyen Bakan Koç şunları söyledi: “Tarihi köprü yıkılmak üzere olup geriye sadece ayakları kalmıştır. Zeynel Bey Türbesi de çökme tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Türkiye ve dünyada bu hususta uzmanlaşmış bir ekip yönetiminde bu eserler Hasankeyf Yeni Kültürel Park Alanı’na taşınacak ve yerleştirilecektir. Hasankeyf’i en iyi bilen benim, bunun için en çok çalışan benim. Hasankeyf için 50 milyon dolar ayırdık. Hasankeyf 100 yıldır orada, bu ülkede 30 yıldır kültür bakanlığı var. Peki bugüne kadar neredeydiniz, kim ne kadar yatırım yapmış… Meydan okumaksa işte buradayım.”

Türk kültürünü dünyaya açıyoruz

Bakanlık olarak, Türk edebiyatının dışa açılması veya kültürümüzün dünya çıkarması olarak tanımlanabilecek Türkçe’nin yazı dil birikimini dünyaya tanıtmayı hedefleyen çağdaş bir yayıncılık projesi olan TEDA projesini 2005 yılının ilk çeyreğinde hayata geçirdik ve 39 esere destek sağladık. 2006 yılında, Türk kültür ve edebiyatının seçkin eserlerinin dünyanın çeşitli dillerine çevrilerek ilgili ülkelerin saygın yayınevlerinin yayınları arasında çıkması ve o ülke genelinde dağıtım, tanıtım ve pazarlamasının yapılması amacıyla 41 esere destek vermeyi planladık. Bu eserler arasında, Yunus Emre, Ahmet Hamdi Tanpınar, Halit Ziya Uşaklıgil, Falih Rıfkı Atay, Mehmet Akif, Orhan Kemal, Peyami Safa, Aziz Nesin, Talat Sait Hamlan, Orhan Pamuk, Hilmi Yavuz, Latife Tekin, Sevim Burak, Mehmet Niyazi, Adnan Binyazar, İlber Ortaylı, Zülfü Livaneli, Cevat Çapan, Güven Turan gibi yazarların eserleri bulunuyor. Ayrıca, Kemal Anadol’un bir romanının Yunancaya çevrilmesi konusunda, Yunanistan’da bir yayınevine destek veriyoruz.

YASAKLI KİTAP OLMAZ

Kültür Bakanlığı, bir değer ifade eden bütün kitaplara ve yazarlara aynı mesafededir. Mesela, Necip Fazıl’ın kitabı da, Nazım Hikmet’in kitabı da, Karl Marks’ın kitabı da ‘e-kitap’ çerçevesinde bakanlığın sitesinde yer almaktadır. Ben alışılmamış bir Kültür Bakanı’yım, ben kitabın yasaklısını kabul etmiyorum. Artık ‘yasak kitap’ devri gerilerde kalmıştır.

ÜSTADIN EVİNİ SATIN ALSALAR

Necip Fazıl’ın uzun süre kaldığı evin yıkılması konusunu ben farklı değerlendiriyorum. Bir kere üstat orada kirada kalıyordu. Ev sahibinin şimdi orayı yıkıp, yeni bina yapmasına karışamayız. Eğer, üstadı sevenler gerçekten sevselerdi, orayı satın alıp bir müzeye dönüştürebilirler, vakıf kurabilirlerdi. İş işten geçtikten sonra şimdi konuşmanın bir anlamı yok. Yani bade harabül Basra…

MÜZELERİ SATMIYORUZ

Müzeleri satıyoruz diye eleştiri var. Oysa müzeleri satmıyoruz, bakımını özelleştiriyoruz. İspanya’ya gittim, müzelerin bakım işletmesini özelleştirmişler. Zaten bazı müzeler hariç, bütün müze ve kütüphaneleri il özel idaresine devrediyoruz. Artık kaçırma gibi sorunlar büyümez. Kaldı ki, hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: