İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AB´ye yakınlaşma zora girebilir

THORSTEN KNUF

Aslında Batılı devletlerde kimin ülkenin kaderini belirleyeceği açıktır. Bunlar demokratik bir şekilde meşruiyet kazanmış hükümetler, kimi yerlerde de devlet başkanlarıdır. Ancak NATO üyesi olan ve AB’ye girmek isteyen Türkiye’de durum farklı. Bu ülkede ordu, ezelden beri siyaset üzerinde büyük bir nüfuza sahip. Genelkurmay Başkanlığı kendisini, dini değil dünyevi temeller üzerine kurulmuş Cumhuriyet’in koruyucusu olarak algılıyor ve kendinde önemli konularda seçilmiş hükümetlere haddini bildirme hakkını görüyor. Yapılan çeşitli reformlar da bu konuda bir şey değiştirmedi.

Bu temelde Yaşar Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanı olarak atanması, etkisi geniş olacak bir personel değişimi. Büyükanıt hafta başında, özgürlükçü ve bu ay sonunda emekliye ayrılacak olan Özkök’ün yerine atandı. Türk ordusu kendi başkanını kendisi seçiyor ve hükümet burada sadece seyirci durumunda. Bu da Batılı devletlerde olmayan bir durum. Büyükanıt, ılımlı İslamcı Başbakan Erdoğan’ın işini oldukça zorlaştıracak. Gözlemciler ordunun, Türk toplumunun İslamlaşmasına karşı koyacağını bekliyor. Sembolik anlamı oldukça büyük olan başörtüsü yasağının, Büyükanıt ile gevşetilmesi imkânsız. Büyükanıt aynı şekilde Kürt

PKK’ya karşı mücadelede de uzlaşmaz bir tavırdan, Kıbrıs meselesinde ise sert bir tutumdan yana. Bu durum Türkiye’nin AB’ye yakınlaşmaya devam etmesini zora sokabilir.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de zorlu geçecek

Türk ordusunun kendisini siyasetle açık bir şekilde donattığı söylenebilir. Ordu bir defa daha laik düzenin gevşetilmesini kabul etmeyeceğini gösteriyor. Türk Meclisi önümüzdeki yıl yeni Cumhurbaşkanını seçecek. Mecliste Erdoğan liderliğindeki AKP ezici bir çoğunluğa sahip. Laik ordu ve bürokrasi için muhafazakâr bir Müslüman’ın veya
ona yakın bir ismin yakında Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak olması kabul edilemez bir durum. (2 Ağustos 2006)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: