İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermenistan Başbakanı ne demişti?

Ruhat Mengi

Bir süre önce değerli bir meslektaşım yazısında soykırım iddiası ile ilgili olarak Türkiye’nin yanlış bir tutum sergilediğini söylüyor, İngilizlerin yaptıklan katliamların üzerinde durmayısın! örnek gösteriyordu.

Ona göre biz de savunmaya geçmekten vazgeçmeli; bu iddialara karşı fazla tepki göstermemeliydik, uluslararası siyasette Ermeni sorununun bize karşı kullanılmasının bir nedeni de buydu. İngilizler örneğini daha önce ben de yazdığım ve “İyi ama Türklerin onlar gibi saklanacağı, inkâr edeceği, gerçekten soykırım niyetiyle yaptığı toplu cinayetler yok ki… Türkiye’nin tek isteği herkesin tarihi belgelerle iddiasını kanıtlaması” dediğim için meslektaşımın yazısını dikkatle okudum.

Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki İngizlerin savunmaya geçme ihtiyacı duymamalarının nedeni Avrupa’nın veya başka birilerinin onlara yazarlarının da çıkıp var olmayan soykınm iddialarını gerçekmiş gibi İngilizlere maletmeye çalışmaması bizim gibi soykırım baskısı yapmaması. Parlamentolarda kabul ederek köşeye sıkıştırmaması… Hitler soykırımı ile yanyana tarih kitaplarına almaması.

Ve sonra da diyebiliriz ki biz zaten yıllarca sessiz kaldık, ama sustukça haksız olduğumuz için susu-yormuşuz gibi algılandı ve karşı taraf hiç susmadı. Ayrıca bu iddiayı Ermenistan’ın ilk Başbakanı Hovannes Kacaznuni bile yalanlamışken biz neden susalım?

İngiliz himayesinde kurulan Ermenistan devletinin Başbakanı Kacaznuni 1923 yılında Bükreş’te yapılan Taşnak Partisi Kongresi ne sunduğu ve Rus arşivlerinden çıkan raporunda şöyle diyor:

“Savaştan önce ve savaşta Rus Çarlığı’na kayıtsız şartsız bağlandık… Silahlı gönüllü birlikleri oluşturmamız hataydı. Terör eylemlerimiz baü kamuoyunu kazanmaya yönelikti. Karşılıklı Müslüman ve Ermeni kırımları oldu.

Emperyalistlere inandık macera yaptık. Tehcir (zorla göç ettirme) Avrupalı diplomatların bize söz verdiği Ermenistan hayalimizi suya düşürdü. Türkiye ne yaptığını çok iyi biliyordu. Bugün pişmanlık duyması için hiçbir neden yok.

Sevr Antlaşması gözlerimizi kör etmişti. Sevr yerine Türklerle anlaşsaydık çok şey kazanırdık. İngilizler karşılıklı katliamlaerı kışkırttı(…) Türkler savunma içgüdüsüyle hareket ettiler. Övünülecek hiçbir işimiz yok. Kendi dışımızda suçlu aramayalım. Taşnak Partisi’ni dağıtalım, bu karan almazsak bizi yıkım ve şerefsizlik bekliyor.”

Kaynak Yayınlan’nın Kasım 2005’te ilk baskısını çıkardığı, bir ayda 3. baskısı yapılan rapor, ne ilginçtir ki Ermenistan’da yasaklanmış. Diğer ülkelerin kütüphanelerinde bulunan örnekleri sürekli olarak yok edilmiş (Kamuran Gürün’ün Ermeni Dosyası kitabı gibi).

Madem ki bir iddiaları var, neden bunun aksini kendi başbakanlarının açıkladığı raporu yok ediyorlar?

Neden dürüstçe belgelerden kaçmayıp ortaya koyarak iddialarını savunmuyor ve “Ancak soykırımı peşinen kabul ederseniz sizinle masaya otururuz” diyorlar? Bu mantığa hangi bilim adamı saygı duyabilir?

Kacaznuni’nin raporunu önce bizim “soykınm savunucuları” na iyice okutmalı, sonra da Ermenilerin “Soykınmın yıldönümü” olarak kabul ettirmeye çalıştıkları 24 Nisan’da tüm gazetelerimiz ve televizyonlarımızla, haber ajansları ile dünyanın önüne sürmeliyiz. Yapılacak en kolay şey bu!

(Not: Benden “Ermeni soykınm iddiası” ile ilgili bilgi isteyen ve yazılarımda yararlandığım kaynaklan soran okurlanma tek tek yanıt veremiyorum. Elimdeki kitaplan, arşiv bilgilerini göndermem de mümkün olmuyor. Onun için şimdi benim de kısa süre önce öğrendiğim bir internet adresi vereceğim. Yeterince ayrıntılı bilgi bulacaklarına şüphe yok.

http://www.tallarmcniantale.com

Ermenilerden tehdit aldığı için Holdwatcr takma adını kullanan bir Amerikalı tarih uzmanı tarafından kurulan Tallarmeniantale (T.A.T) siteye girdikten sonra e-posta adresini kullanarak Holdwater’a ulaşmak da mümkün.

holderwater@yahoo.com

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: