İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Romanda millici yükseliş

Türkiye’de hızla yükselen milliyetçi dalgaya paralel olarak milli duyguları okşayan kahramanlık romanlarının sayısı hızla artıyor. Eleştirmenlere göre bu durum ‘milli kimliğin yeniden inşası’

MAHMUT HAMSİCİ

İSTANBUL – Yükselen milliyetçi dalga memleketin kültür-sanat yaşamında da kendini gösteriyor. Milli duygulara hitap eden film, dizi, tiyatro oyunu ve romanlarda iki yıldır bir hareketlilik var. Mesela bir mafya dizisiyken bize milli çıkarlarımızı hatırlatan farklı bir yapıya dönüşen ‘Kurtlar Vadisi’, ‘çuval meselesi’nin intikamını alan bir sinema filmi olarak yakında karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Ya da geçen sezonki ‘Kurşun Yarası’ dizisinin yerini Çağan Irmak’ın yönettiği iddialı bir Kurtuluş Savaşı dizisi ‘Kırık Kanatlar’ alıyor.

Milliyetçilikten en çok beslenen tür ise roman. Edebi kaliteleri pek tartışılmayan bu romanların arasında en revaçtaki konu Milli Mücadele yılları. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nı roman formunda anlatan kitaplarda özellikle Turgut Özakman’ın ‘Çılgın Türkler’ine gösterilen ilginin ardından adeta patlama yaşanıyor. Son birkaç ay içinde bu türün yeni örnekleri arka arkaya yayımlandı.

Kuvayı Milliye hatıraları

Söz konusu kitapların ne kadar büyük rağbet gördüğü, baskı sayılarından da anlaşılabiliyor. Örneğin daha önce bir tarihi inceleme kitabı yazmış olan Hasan Sabri Bilgin’in ocak ayı içinde çıkan kitabı ‘Paşam’ın ilk baskısı 25 bin adet yapılmış. Kuvayi Milliye yıllarındaki kahramanlık hikâyelerinin anlatıldığı kitap bugüne kadar yalnızca evlilik, büyü, kadın-erkek ilişkileri gibi ‘popüler konular’ üzerine eğilen Hayat Yayınları’nın ‘Popüler Kitaplar’ dizisinden çıktı!

Anadolu tarihinin farklı dönemlerini ele alan romanların yazarı Teoman Ergül de son kitabında Kurtuluş Savaşı üzerine eğilmeyi tercih etmiş. Ergül, İnkılap Yayınevi’nden geçen ay çıkan kitabı ‘İşgal/Padişah Efendimizin Konukları’nda Kurtuluş Savaşı’nın ilk iki yılını ‘gerçekten yaşanmış’ üç aşk öyküsünün eşliğinde anlatıyor.

Bir başka milli mücadele romanı ise daha önce de ‘Alaeddin Keykubat’ adlı bir tarihi romanı bulunan yazar Hakan Gezik’e ait. ‘Buz Yarası’ isimli kitapta Birinci Dünya Savaşı’nda ve kurtuluş mücadelesinde Doğu Anadolu’daki yaşam bir aşk öyküsü eşliğinde anlatılıyor.

Ünü sınırlarımızı aşan ‘Metal Fırtına’ kitabının yayımcısı Timaş Yayınları’nın yeni kitapları arasında bir tarihi romanı var: ‘Sarıkamış Beyaz Hüzün’. İsmail Bilgin’in elinden çıkma kitapta bütün olanaksızlıklara rağmen Osmanlı askerinin ülkesini korumak için inançla verdiği mücadele anlatılıyor. Recep Şükrü Apuhan imzalı 1. Dünya Savaşı’nda bütün cephelerde çekilen çileleri, kahramanlıkları ve Kurtuluş Savaşı’nı cephe cephe ele alıp destansı bir dille anlatan ‘Son Kahramanlar-Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na’ adlı kitap da Timaş Yayınları tarafından basıldı…

Attilâ İlhan da dahil

Milli mücadele odaklı bir başka kitap ise tabii ki diğer kitaplardan edebi değer açısından ayrı değerlendirilmesi gereken ‘Gazi Paşa’. Geçen yıl kaybettiğimiz usta yazar, şair, fikir adamı Attilâ İlhan’ın ancak bu ay içinde yayımlanabilen yeni romanı, Kurtuluş Savaşı’nın en hareketli günlerini Mustafa Kemal’in yaşamı içinde anlatıyor.

Konuyla ilgili görüşlerine baş vurduğumuz yazar ve yayıncılar, gelişmenin Türkiye’de artan milliyetçi duyarlılıktan etkilendiğinden şüphe etmiyor. 11 Eylül’le yeni bir küresel paylaşım savaşının başladığını belirten yayıncı ve yazar Osman Akınhay’a göre bu savaş açısından kritik bir bölgede yer alan Türkiye bu dönemde kendi politikalarını geliştiriyor. Milliyetçilik de işte tam bu politikaların gereği olarak özellikle pompalanıyor.

Osman Akınay, söz konusu romanlardaki artışı bu politikaların bir parçası olarak değerlendiriyor: “Sulu’ bir mevzusu olan ‘Metal Fırtına’nın üstüne, ‘damardan milli’ ‘Şu Çılgın Türkler’in, neredeyse bir ‘Nutuk’ derecesinde ‘devlet romanı’ ilan edilmesi, bu politikalarla doğrudan paralellik taşıyor…”

Yazar Öner Yağcı’ya göre ‘küreselleşmenin saldırısı’ karşısında iki tür milliyetçilik ortaya çıkıyor. Bunlardan biri ırkçı ve faşizan, diğeri ise sosyal adaletten yana… Yağcı, romanların da bu sınıflandırmaya göre değerlendirilmesi gerektiğini söylemekle yetiniyor.

Milli mücadele kurgusu

Eleştirmen Ömer Türkeş ise durumu politik olduğu kadar edebi açıdan da analiz ediyor. Durumu edebiyat açısından talihsizlik olarak nitelendiren Türkeş’e göre ‘Gazi Paşa’ gibi istisnalar dışında bu romanların edebi değeri düşük. Türkeş, bu gelişmenin politik olduğu görüşüne katılıyor, hatta tüm bu kitapların tarihi yeniden yazdığını söylüyor: “Milli kimliği ve gururu yeniden inşa etme işini popüler anlatıların üstlendiği günümüzde, tıpkı ‘Kurtlar Vadisi’nde Polat’ın Amarikan askerlerinin başına çuval geçirmesi gibi, ulusalcı romanlar da milli mücadeleyi bugünkü Kemalist perspektiften yeniden kurguluyor, Ermeni’yi, Rum’u, Çerkes’i, Kürt’ü bugünün ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendiriyorlar. Aslında bu romanların yeni bir tarih yazımına tekabül ettiğini vurgulamak isterim.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: