İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

TÜRKİYE ERMENİLERİ PATRİĞİ MESROB II: “SAYIN TOPRAK’IN IRKÇI SÖYLEMİ KABUL EDİLEMEZ, KINIYORUM”

21 Ekim 2005, Cuma, ulusal basında yer alan bir habere göre, Almanya’da bulunan AKP Aksaray Milletvekilli Ramazan Toprak, ‘Van’da tutuklanan Rektör Yücel Aşkın, Ermeni kökenlidir’ demiştir.

23 Ekim 2005, Pazar, Ermeni azınlık okullarından birine destek için Feriköy Kilisesi Nazar Şirinoğlu Salonu’nda verilen sevgi sofrasında, 400 kişilik bir topluluğa konuşurken bu habere de değinen Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II şöyle dedi:

“Sayın Toprak’ın sözleri aşağılayıcı anlamda, Ermeni olmak suçmuş veya kötü bir şeymiş gibi kullanılmıştır. Bu, alenen ırkçılıktır. Bu tür ırkçı söylemler çağdaş, çoğulcu, demokratik ülkelerde kabul edilemez. Irkçılık her yerde, her zaman kınanmalıdır. İnsanlar renklerini, cinslerini, etnik aidiyetlerini kendileri seçemezler. Bu ülkede Türk’ün de, Kürt’ün de, Arab’ın da, Ermeni’nin de, Yahudi’nin de, Süryani’nin de, Rum’un da, etnik kökeni ne olursa olsun tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının anayasal vatandaşlık hakları vardır. İnsanların aidiyeti değersizmiş gibi, bu değerler üzerinden siyaset yapmaya yeltenmek, insanlarımızı birbirine düşürmektir, bölücülüktür, affedilemez bir hatadır. Bu hatayı bundan önce Sayın Meral Akşener ve Sayın Tansu Çiller de işlemişlerdir. Milletvekilleri bu konuda her ne kadar dokunulmazlık kalkanının arkasına sığınsalar da, Allah’tan korkmalı, insanlardan da utanmalıdırlar. Kamu vicdanının bu tür densizlikleri yargılayacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.”

“TÜRK ORDUSU AYI VE YILDIZLARI MI ALMAK İSTİYOR?”

Daha sonra, Patrik Mesrob II yemekten ayrılırken, Marmara Gazetesi muhabiri Garo Hamamcıoğlu şu soruyu sordu: “Aksaray Milletvekili Ramazan Toprak, ‘Biz Ermeni kökenli Yücel Aşkın’ı rektör atıyoruz. Ama Ermenistan’ın 13 maddesinde Ağrı Dağı tasviri yer alıyor. Bunun diplomatik dildeki karşılığı egemen bir ülkenin başka bir egemen ülke topraklarına göz dikmesidir.’ demiş, bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Patrik Mesrob şu cevabı verdi:

“Ben ne siyasetçiyim, ne de diplomat. Ancak sade bir vatandaş olarak fikrimi sorarsanız, düşündüklerimi söyleyebilirim. Ülkemizin bayrağında da Ay-Yıldız yer almaktadır, bu Türk Ordusunun gidip de ayı ve yıldızları alacağı anlamına gelmez. Türkiye toprağına göz dikenler varsa, gelip alsınlar, biz de görelim bakalım bir karış toprak veren var mı. Diplomatik lisandan dem vuran Aksaraylı arkadaşın ne gibi bir diplomasi eğitimi gördüğü de ayrıca merak konusudur. Bu tür demagoji çoktan güncelliğini yitirdi, hatta artık çok komik geliyor. Genç kuşaklara yazıktır. Türklerin de Ermenilerin de gençlerin dimağını bu tür saçmalıklarla zehirlememeleri gerekir. Milletperver anlamında milliyetçi olmak çok güzel şeydir, anlamlıdır, yapıcıdır. Ancak aşırı milliyetçilikten acaba bu güne kadar kim kazançlı çıkmış? Gerek aşırı milliyetçilik, gerekse ırkçılığın her türü deliliktir, çılgınlıktır, dengesizliktir, maceracılıktır, ülkeleri ve insanları yoksulluğa mahkum eder, diğer ülkelerden geride bırakır. Türkiye ve Ermenistan’ın ilişkilerine gelince. Bu iki ülkenin artık sorunlarını çözmek için ciddi hamlelerde bulunmaları gerekiyor. Bunun zamanı gelmiştir. Her iki ülkede de aklıselim sahibi herkes her iki ülkenin yöneticilerinden bunu bekliyor. Aşırı milliyetçi ve ırkçı unsurların bu sürece engel olmalarına izin vermek büyük gaflettir; ülke ve dünya barışına yarar sağlamaz. Ben bu iki ülkenin yöneticileri için dua ediyorum. Allah’ın inayeti onlarla olsun. İnşallah tarihe barış köprülerini kuran insanlar olarak geçerler. İlerdeki kuşaklar bölgemizde kalıcı barışı tesis etmeyi başaranları övecektir.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: