İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

`Sözde´ ifade özgürlüğü: Hrant Dink´e altı ay hapis

Gazeteci Hrant Dink, yazdığı makalede ‘Türklüğü tahkir ve tezyif’ ettiği gerekçesiyle 6 ay hapse mahkûm oldu. Bilirkişi görüşü: Suç oluşmamıştı

İSMAİL SAYMAZ

İSTANBUL – Ermenice ve Türkçe yayımlanan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, bir yazısında, ‘Türklüğü tahkir ve tezyif ettiği’ gerekçesiyle bilirkişi heyetinin aksi yöndeki görüşüne rağmen 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dink’in cezasını ‘ileride bir daha suç işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat’ nedeniyle erteleyen mahkeme, diğer sanık yazıişleri müdürü Karin Karakaşlı’nın beraatine hükmetti.

Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dün görülen duruşmaya, sanık avukatları ile bazı müdahiller katıldı. Şişli Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sekiz bölümlük ‘Ermeni Kimliği Üzerine’ başlıklı dizi yazının, gazetenin 13 Şubat 2004 nüshasındaki, ‘Ermenistan’la Tanışmak’ başlıklı sekizinci bölümünde, ‘Türklüğün neşren tahrif ve tezyif edildiği’ gerekçesiyle Dink ve gazetinin sorumlu yazıişleri müdürü Karin Karakaşlı’nın üçer yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istenmişti.

Bilirkişi dinlenmedi

Mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti, oybirliğiyle hazırladığı görüşünde, yazının tam olarak anlaşılabilmesi için ilgili paragrafın bulunduğu dizinin tümüyle incelenmesi gerektiğini belirterek, suçun oluşmadığını bildirilmişti. Dink’in söz konusu cümleleri ise şöyleydi: “Ermeni kimliğinin ‘Türk’ten kurtuluş yolu gayet basittir. ‘Türk’le uğraşmamak. Ermeni kimliğinin yeni cümlelerini arayacağı alan ise artık hazırdır. Gayrı Ermenistan’la uğraşmak. Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur. Yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun. Bu farkındalığın asıl sorumlusu ise diasporaya yayılmış Ermenilerden ziyade Ermenistan yönetimleridir. Ermenistan hükümetlerinin sorumluluklarının bilincinde olmaları ve gereğini yerine getirmeleri aslolandır.”

‘Niyetimden eminim’

Karardan ötürü şaşkın olduğunu belirten Dink, şunları söyledi: “Üslubumdan ve niyetimden eminim. Ceza almamam gerekirdi. Çünkü bu yazıda Ermeni kimliği üzerine yazıyorum. Dizinin önceki bölümlerinde, Diaspora Ermenilerine seslenerek, Türk’e olan öfkelerini kendi kimliklerinden dışlamalarını ve kendi kimliklerinde olumsuz rol oynayan Türk’le uğraşmamalarını belirtmiştim. Türk kimliğinin dışlanmasıyla oluşacak boşluğu Ermenistan’ın varlığı ile doldurmalarını önermiştim. Burada, ‘Türk’ten boşalan zehirli kan’ derken, Türk düşmanlığını kastediyorum. ‘Bu zehirli kan da Türk düşmanlığıyla zehirlenmiş Ermeni kanıdır ve boşalmalıdır’ diyorum.”

AİHM de dahil olmak üzere tüm hukuki yollara başvuracağını kaydeden Dink, şöyle devam etti: “Eğer Yargıtay ve sonra AİHM aleyhime karar verirse bu ülkeden çeker giderim. Bu ceza isterse altı gün, isterse altı yıl olsun, fark etmez. Bu ceza beni utandırır. Bu benim için işkencedir. Ben bu ülkede Türklerle birlikte yaşıyorum. Onların yüzüne utanmadan bakabilmeliyim. Bu ülkede neyin, nerede ve ne zaman olacağı hâlâ sürprizlere gebe. Ermeni konferansını engelleyen bir mahkeme şimdi niye benim aleyhime ceza vermesin? Artık yargı denilen mekanizmanın ne kadar hukuki ve siyasi olduğunu tartışmalıyız. Bu süreç bundan sonraki ifade özgürlüğümü bloke etmeye yönelik. Hayır, ben bundan sonra da konuşacak, yazacağım.”

Bir dava daha var

Dink hakkında 2002’de Şanlıurfa’da düzenlenen bir paneldeki konuşması nedeniyle açılmış bir dava daha var. TCK’nin 159. maddesi gereği ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin manevi şahsiyetini ve Türklüğü tahkir ve tezyif etmek’ iddiası ve üç yıl hapis istemiyle açılan davaya konu olan sözler de şöyle:

“Çocukluğumdan beri sizlerle birlikte İstiklal Marşı söylüyorum. Son zamanlarda bir noktası var, oraya geliyorum ve susuyorum, sizler soruyorsunuz, ben sonra katılıyorum. ‘Kahraman ırkıma bir gül.’ Şimdi ırk, ben atam; kahraman, neresi kahraman ya, ırk bu; yurttaşlık kavramını ulusal bir bütünlük ve kahraman bir ırkla sağlamaya çalışıyoruz. Mesela laf ‘çalışkan bir halkıma bir gül’ olsa hepinizden daha fazla söylerim; ama öyle değil. Türküm, doğruyum, çalışkanım söyleminin doğruyum ve çalışkanım yanını çok seviyorum, bağıra bağıra söylüyorum. Türküm bölümünü de Türkiyeliyim diye söyleyerek algılamaya çalışıyorum.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: