İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

RUHBAN OKULU BOMBASI

KKTC’nin Rum’a teslim edilmesini unutturmak isteyen
AKP hükümeti gündem değiştirme peşinde.

Fener Rum papazı Bartholemeos ve Vatikan’ın baskıları sonunda amacına ulaşıyor. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Azınlık hakları Lozan’da belirlendi. Ruhban Okulu’nun çoktan açılması gerekirdi. Mevzuat AB ile uyumlu hale getirilecek. Bana kalsa orayı 24 saatte açarım” dedi.

Çelik Anayasal suç işliyor

AraŞtIrmacI yazar Aytunç Altındal, Heybeliada Ruhban Okulu’nun, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmadığının altını çizerek “Okul yönetimi eğitime kendisi süresiz ara vermiştir. Milli Eğitim Bakanı Çelik’in açıklamaları Anayasal bir suç teşkil etmektedir” dedi.

AB İLE İLGİLİ TEPKİLER ARTINCA İKTİDAR, RUHBAN OKULU VE TERÖRE SIĞINDI!

Gündem değiştirme hamlesi

Bakanlar suni gündemler oluşturabilmek için birbirleriyle kıyasıya yarıştı.

Avrupa Birliği’ne verilen tavizleri gizlemeye çalışan AKP iktidarı, gündemi değiştirebilmek için kolları sıvadı. İlk hamle Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten geldi. Bakan Çelik ‘Ruhban Okulu’nu 24 saatte açarız” diyerek yeni bir tartışmanın kapılarını açtı. Çelik, açıklamalarının üzerinden daha 24 saat geçmeden çarketti. Böylece Türkiye’yi suni bir gündemin içine çekmeye çalıştı. Gündemi değiştirmeye yönelik ikinci hamle ise, Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek’ten geldi. Bakan Çicek en sıcak günlerde konuşmaktan kaçtıkları terörle mücadele konusunu getirdi masaya. 2 aydır bu terörle mücadele konusunda herhangi bir gayret göstermeyen, üstüne üstlük terörü cesaretlendiren iktidarın, gündem AB ve Kıbrıs’a kilitlenince tek gündemin terörmüş gibi parlaması dikkat çekti.

NEREDEN ÇIKTI

Muhalefetin AB ile ilgili tepkisi sert olunca apar topar kameraların karşısına geçen Bakan Cemil Çiçek, uzun uzun Terörle Mücadele Yasası’nda yapılan ve yapılacak olanları anlattı. Oysa, AKP iktidarı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki terör toplantısından kaçmış, her terörle mücadeleden sözedilince, demokrasiden, AB’ye uyumdan dem vurmuştu. Askerlerin yeni bir yasa isteğine kulaklarını tıkayan iktidarın durup dururken, terörle mücadeleyi gündeme getirmesi kamuoyunu şaşırtmadı. Alışkanlık haline getiren yöntemi uygulayan AKP, yine de tam teslimiyeti gizleyemedi. AB’nin yetkilileri dün de birbiri ardına AKP iktidarından kopardıkları tavizleri sıralamayı sürdürdüler.

AKP’nin Ruhban çıkmazı!

Bakan Çelik’in Ruhban Okulu hakkındaki açıklaması ile ilgili soruya Gül, “Sayın Bakan detaylı bilgi verecek” dedi ama beklenen cevap gelmedi

AB’ye Ruhban Okulu’nun açılacağı sözünü veren AKP iktidarının Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, açıklamalarıyla Anayasal suç işlemeyi bile göze aldı. Bakan Çelik’in “Ruhban Okulu’nu 24 saatte açarız” açıklamasının ardından, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, hükümetin bu konuyla ilgili bir çalışması olduğunu söyledi. Gül, Ruhban okulunun açılması çalışmaları ile ilgili olarak, Bakan Çelik’in detaylı bilgiler vereceğini belirtirken, Çelik, yaptığı açıklamalardan çarketti. Dün Milli Eğitim Bakanlığı’, bir gazetede, Ruhban Okulu ile ilgili bugün Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e atfen yer alan “24 saatte açarız” başlıklı habere ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “söz konusu haberin, yanlış anlaşılmalara sebebiyet verecek nitelikte olduğu” belirtildi. Açıklamada, Ruhban Okulu’nun açılması ile ilgili konunun, önceki gün iki gazetenin muhabirlerinin Çelik’i ziyareti sırasında gündeme geldiği ifade edildi.

“ŞAHSİ GÖRÜŞÜM”

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in, konuyla ilgili bir soruya “Yetki bende olsa, bana kalsa, 24 saatte açarım” şeklinde, bireysel görüşünü ve tavrını açıklamasına karşın, bir gazetenin haberi “24 saatte açarız”, diğer gazetenin de “Bana kalsa 24 saatte Ruhban Okulu’nu açarım. Avrupa’da 500 öğrenci İslam İlahiyatı okuyor” şeklinde verdiği hatırlatıldı. Açıklamada, “Sayın Bakan, daha önce de Ruhban Okulu’nun açılmasına karşı olmadığını, kapalı tutulmasının yanlış olduğunu, konuyla ilgili açıklamalarında zaman zaman dile getirmiştir. Aynı haberin iki ayrı gazetede farklı yansıtılması da gösteriyor ki, manşete taşınan haber, amacından saptırılmış, yanlış anlaşılmaya ve beklentilere sebebiyet verecek özelliktedir”denildi.

“Bakan Çelik suç işlemiştir”

AraŞtIrmacI yazar Aytunç Altındal, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in yaptığı ‘Heybeliada Ruhban Okulu’nu 24 satte açarım’ açıklamasının bir skandal olduğunu belirtti. Heybeliada Ruhban Okulu’nun, Bakan Çelik veya Başbakan Erdoğan’ın zannettiği gibi Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmadığının altını çizen Altındal, “Okul eğitimine süresiz ara vermiştir. Bunu da Okul yönetimi kendisi yapmıştır. Sayın Çelik’in bir gazetede yeralan haberi Anayasal bir suç teşkil etmektedir” dedi. Bakan Çelik’in konuşmasında yer verdiği “Hollanda’da cami yapılan bir katedral” örneğine de değinen Altındal, böyle bir yerin olmadığını belirtti.

TÜRKİYE LAİKTİR

Aytunçdal, “Dünyanın her yerinde ve özellikle de İngiltere’de Manchester’da, İsviçre- Cenevre’de, Amerika’da Ortodoks eğitimi verilmektedir. Türkiye’de Heybeliada Ruhban Okulu’nda yetişenler mutlaka papaz olacak diye bir kaide yok. Ayrıca, papaz olacak kadar burada bilgi sahibi olamayacaklar. Burada alacağı bilgilerden sonra ayrıca yukarıda saydığım yerlerde 11 yıl daha okuması gerekiyor ki, papaz olabilsinler” dedi. Müslüman inançları gereği hristiyanlara bir takım şartlar sunmak üzere okulu açacağını belirten Çelik’e, Altındal şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, İslam Şeriatı’na göre yönetilmiyor, devletimiz laik bir devlet ve bu laik devletinde eğitim sistemi laik bir eğitim sistemi. Ama kalkıp da şimdi ‘ben Müslümanım, benim inancıma göre Hıristiyanlara bu hakkı vermek gerekiyor’ dersen bu suçtur. Dolayısılyla sayın Bakan Çelik, Anayasal bir suç işlemiştir. Bakan bir skandala imza atmıştır.”

Cemil Çiçek terörle mücadeleyi hatırladı!

AB ve Kıbrıs’a odaklanan gündemi değiştirmeye yönelik ikinci hamle Adalet Bakanı Cemil Çiçek’ten geldi. Aylar sonra terörle mücadeleyi hatırlayan Çiçek, Terörle Mücadele Yasası’ndaki mevcut terör tanımında değişiklik yapmadıklarını bildirdi. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda TMY’de yapılan değişikliklere ilişkin bilgi veren Çiçek, TMY’deki mevcut terör tanımından “cebir ve şiddet” unsurunun çıkarılacağına ilişkin değerlendirmelerin doğru olmadığını belirtti. Çiçek, terörün tanımında değişiklik yapmadıklarını ve yapmayacaklarını söyledi.

‘TANIM DEĞİŞMEDİ’

Bakan Çiçek, Avrupa Konseyi Çerçeve Kararı’nda yer alan terör tanımına ilişkin bölümün, mevcut terör tanımı değiştirilmeden TMY’ye eklenmesinin söz konusu olduğunu, bu konudaki çalışmalarının, AKP’i Başkanlık Divanı’nda karara bağlanacağını ifade etti. Adalet Bakanı Çiçek, terörün tanımında değişiklik yapmaları durumunda, “çuvallar dolusu dosyanın yargının gündemine geleceğini” ifade etti. Çiçek, gözaltı süresinin 15 güne çıkarılmasının hukuk mantığına ve Anayasa’ya aykırı olduğunu, bu konudaki haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Uluslararası camianın, terörle mücadelede işbirliği konusunda yeterli gayret içinde olmadığını belirten Çiçek, Türkiye’nin kendi deneyimi ve insanlarının sağduyusu dikkate alınarak düzenleme yapıldığını kaydetti.

‘BİLGİ VEREMEM’

Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra, “terör olaylarının serbest kaldığı” yönündeki değerlendirmeleri eleştiren Çiçek, TCK’da terörle mücadele konusunda yer alan maddelerden örnekler verdi. Çiçek, TMY’ye ilişkin yaptıkları çalışmanın tasarı haline gelmediğini, bu yüzden maddeler üzerinde bilgi veremeyeceğini belirtti. AB ile tarama sürecinin başlayacağını hatırlatan Çiçek, “AB müktesebatı içinde olmayan bir düzenleme, TMY içinde yer alamaz ” diye konuştu.

Ermenicilere bilimsel tepki

Çukurova Üniversitesi Senatosu, Bilgi Üniversitesi’nde düzenlenen Ermeni Konferansının ön yargılı ve siyasetin gölgesi altında yapıldığını belirterek, yeterli sayıda ve nitelikte uzmandan yoksun tek yanlı böyle bir toplantının düzenlenmesini kınadıklarını bildirdi. Rektör Prof.Dr.Alper Akınoğlu, uzun yıllardan beri, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti aleyhine Ermeni Soykırımı kampanyaları yürütüldüğünü belirtti. Prof.Akınoğlu, sözde Ermeni soykırımı iddialarını içeren bu konferansa, önceden görüşlerini kamuoyuna açıklayan, belli bir grubu oluşturan konuşmacıların çağrıldığını ifade etti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: