İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

`YÖK, AB ile değişecek´

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, AB’ye uyum konusundaki soruları yanıtladı: Yükseköğretim mevzuatı AB ile uyumlu hale getirilecek. YÖK’ün yapısı değiştirilecek. Ruhban okulunun açılması gerekir ve 24 saatte açarım

Bahar Atakan – Ankara

Milli Eğitim Hüseyin Çelik, AB ile uyum çalışmaları kapsamında Milliyet’in sorularını yanıtladı. “Müzakere Çerçeve Belgesi’nin 4. maddesindeki ‘azınlık hakları ve inanç özgürlüğü’ ifadelerinden dolayı ruhban okulunun açılması gündeme gelir mi?” sorusuna Çelik şu yanıtı verdi:

“Fatih Sultan Mehmet, Ermeni Patriği Joachim’i davet edip patrikhaneyi kurduruyor. Azınlıkların statüsü, hakları Lozan’da belirlendi.

Okulu 24 saatte açarım. Bugüne kadar kapalı kalması doğru değil. Avrupa’da 5 bin cami, Rotterdam’da rektörü Türk olan üniversite var. 500 öğrenci İslam ilahiyatı okuyor. AB, bunu böyle istediği için değil, AB olmasaydı da yine böyle düşünürdüm. Ortodoks falan değilim Müslümanım. Dinimin emrettiği, kültürümün gerektirdiği budur. Başka din mensuplarının kendilerini ifade etme hakkı var. Hükümet ne yaptığını biliyor.”

Üniversite özerkliği

Yükseköğretim mevzuatını da AB’yle uyumlu hale getireceğini açıklayan Çelik, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) yapısının değiştirileceğini belirtti. Çelik, “Üniversite özerkliği konusunda AB ülkelerinin talebi var, yerine getirilmesi lazım. YÖK’ün mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiği yönünde ilerleme raporlarında belirgin ifadeler var. Bunlar masaya yatırılacak. Tarama sürecinde nerede eksik, nerede fazla var, tespiti yapılacak. Mevzuat uyumu sağlayacağız” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, üniversiteye girişte uygulanan farklı katsayıları kastederek, “Meslek lisesi ve genel lise ayrımı kalkacak” sözlerini değerlendiren Çelik, “Başbakan, olması gerekenden bahsetti. Bir Başbakan kendi ülkesindeki çarpıklıkları dile getirip tasvip etmediğini söyleyebilir.

Bu bir toplumsal konsensüs gerektirir. Kavga politikası yapsaydık Türkiye buraya gelemezdi” diye konuştu. Hükümetin, “Kıbrıs’ı sattılar, gayrimüslimler mal mülk alıyor, Filistin gibi memleketi ele geçirecekler” diye eleştirildiğini anımsatan Çelik, “Avrupalılar 3-5 yazlık almış, Türkiye elden mi gidecek? Bu, dar çerçevedeki ulusalcı anlayış. Misyonerler cirit atıyormuş, hükümet buna göz yumuyormuş. Amsterdam’daki en büyük katedrali cami yapmışlar, Kızılay’da incil dağıtıldığı zaman kıyamet kopuyor” diye konuştu.

Ruhban okulu 34 yıldır kapalı

Heybeliada Rum Ortodoks Aya Triyada Manastırı dahilinde bulunan ruhban okulu, “Ortodokslar arasında teolojik konular, kurallar ve ibadet şekli açısından birlik sağlamak” amacıyla 1 Ekim 1844’te açıldı. Okul, Osmanlı döneminde kurulduktan sonra 127 yıl patrikhanenin kendisine tahsis ettiği ödenekle yaşadı.

Anayasa Mahkemesi’nin “özel yüksekokulların devletleştirilmesi” hakkında 1971’de verdiği kararla kapandı. >Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu’nun 1951 tarih ve 151 sayılı kararıyla onaylanan Heybeliada Rum Rahipler Okulu Öğretim Yönetmeliği’nin 1. maddesinde, okulun amacı, “rahiplik mesleğine girecek gençleri yetiştirmek” olarak belirtiliyordu. Okul, bini aşkın üst düzey din adamı yetiştirdi. Patriklik makamına kadar yükselenler oldu.

Fener Rum Patriği Bartholomeos, AB ve ABD’den okulun açılması için destek istedi. Patrikhane, ruhban okulu için, Türkiye’de yükseköğrenim sistemine bağlı bir statüye itiraz ediyor.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: