İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Sezer ve Arınç´ın ortak uyarıları

Fikret Bila

1 Ekim siyaset dünyasında önemli bir gündür. Yeni yasama yılının başladığı bu günde, Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı’nın vereceği mesajlar merak edilir.

Dün de öyle oldu. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, özellikle Avrupa Birliği (AB) konusunda ne diyecekleri merak konusuydu.

Müzakere tarihine iki gün kala AB’den gelen direncin sürmesi, Sezer ve Arınç’ın söyleyeceklerini daha da önemli kılıyordu.

Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı’nın dünyaya aynı pencereden bakmadıkları, farklı tercihlere sahip oldukları biliniyor. Bu bağlamda aralarında birçok farklılık saptamak mümkün. Ancak, dün TBMM’de yaptıkları konuşmaların ortak yönleri dikkat çekiciydi.

Ulusal duruş

Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı, AB konusunu değerlendirirken, ortak bir ulusal duruş sergilediler. Her ikisi de, Türkiye’nin AB üyeliği hedefinin doğruluğuna dikkat çekerken, AB’nin tutumunu eleştirdiler. Türkiye’nin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, buna karşın AB’nin çifte standart uygulamayı sürdürdüğünü vurguladılar.

Sezer ve Arınç’ın ortak mesajı, Türkiye’nin üye olmamasının, AB açısından daha büyük bir kayıp olacağı yönündeydi. AB’nin küresel bir aktör olmasına Türkiye’nin sağlayacağı katkının vazgeçilmez olduğuna işaret ettiler. Buna karşın, AB’nin Türkiye’yi dışarıda bırakmasının “kendi bileceği iş” olduğunu da eklediler. Özellikle TBMM Başkanı Arınç, Türkiye’nin AB’ye “muhtaç ve aciz” bir devlet ve ülke olmadığını çok net ifadelerle vurguladı.

Sezer ve Arınç, yükümlülüklerini yerine getirmiş bir ülke olarak Türkiye’nin ulusal duruşunun her şeyi kabul eden bir duruş olmayacağını, olmaması gerektiğini ısrarla ifade ettiler. AB’yi, Türkiye’ye karşı çifte standart uygulamama konusunda uyardılar.

Sezer, Türkiye’nin AB üyeliğinin artık geri dönülemez bir aşamaya girdiğini vurgulayarak, Türk ve Avrupa kamuoyuna ortak bir mesaj göndermiş oldu.

Arınç daha sertti

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, çerçeve belgesinin taşıyacağı koşulların tartışıldığı bugünlerde, Türkiye’nin ek koşulları ve ayrımcılığı kabul etmeyeceğini net biçimde ifade etti.

TBMM Başkanı Arınç ise, aynı konuda çok daha sert ve net ifadelerle AB’yi uyardı.

Arınç’ın, “Sınavda olan AB’dir” dedikten sonra, “AB’ye üye olmak için her şeyi feda edecek kadar onursuz değiliz” sözleri dikkat çekiciydi. Keza, AB’nin haksız, yersiz, dayanaksız dayatmaları karşısında Türk halkının “sabır gösterdiğini” vurgulaması, bunun da bir sınır olacağı uyarısı taşıyordu.

Özellikle, çerçeve belgesine ilişkin tartışma ve gerginliğin sürdüğü düşünülürse, Arınç’ın, “Türkiye Cumhuriyeti’ne leke getirecek şart ve anlaşma bu Yüce Meclis’ten geçmeyecektir” biçiminde özetlenecek sözleri, birçok adres bakımından “balyoz” gibiydi.

AP’ye yanıt

TBMM Başkanı Arınç’ın konuşmasında Avrupa Parlamentosu’na (AP) yanıt da vardı. AP’nin Türkiye’nin Ermeni soykırımını tanımasını AB üyeliği için bir koşul olarak ilan eden kararına karşı Arınç, tereddüde yer bırakmayan açıklıkta bir yanıt verdi. Arınç’ın, Türkiye Cumhuriyeti’nin geçmişinde utanılacak hiçbir şeyi olmadığını vurguladıktan sonra, işlemediği bir suçu kabullenecek kadar onurunu, haysiyetini kaybetmediğini ve kaybetmeyeceğini vurgulaması, yine birçok adrese net bir mesaj niteliğindeydi.

TBMM’nın açılış gününde Cumhurbaşkanı ve TBMM Başkanı’nın ortak mesajları, uyarıları kamuoyu açısından güven verici, AB açısından da uyarıcıydı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: