İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Batı basınında sağduyu: Türkler öğretti

Independent gazetesi, başsayfasını Türkiye’ye ayırıp ‘Türkler bizim için neler yaptı’ sorusunu yanıtladı: Çokkültürlülüğü icat etti, siyasetine hayran bıraktı, ticaret, sanat ve konforu öğretti

LONDRA – 3 Ekim öncesi Türkiye ile AB arasında gerilim had safhaya çıkarken, Britanya’nın The Independent gazetesi, dün birinci sayfasını tamamen Türkiye’ye ayırdı. ‘Türkler bizim için neler yaptı’ manşetini atan gazete, bunun yanıtını Türkiye’nin çokkültürlü toplumsal yapısına işaret ederek verdi. Gazete, Avrupa’nın büyük Müslüman komşusunu kucaklaması gereğinin nedenlerini şöyle irdeledi:

HENÜZ ÇOKKÜLTÜRLÜLÜK YOKKEN: Müslüman yönetimine rağmen Osmanlı İmparatorluğu, dünya daha çokkültürlülüğü öğrenmenmeden, asırlar boyu Anadolu’dan Cezayir’e Hıristiyan, Yahudi ve Budistler için Müslümanlarla barış ve refah içinde yaşadığı bir yerdi. Türkiye’den başka hiçbir ortak, Batı ile İslam arasında daha iyi bir köprü ya da medeniyetler çatışmasından çıkış sunamaz.

TİCARETİ OSMANLI ÖĞRETTİ: Asya’nın en stratejik kesişme noktasında yer alan Osmanlı, okyanusu aşan gemilerle ticaret başlamadan önce, gemileri ve kervanlarıyla İpek Yolu’nun egemenliğini elde etti ve okyanus aşabilen gemiler ortaya çıkana dek ticaretle ilgili bildiği her şeyi Batı’ya öğretti. Bugün Türkiye, Hazar ile Ortadoğu’nun engin kaynaklarıyla ilgili rakipsiz bağlantılar sunuyor.

SİYASETİN DÂHİSİ: Dâhiyane devlet bilgisi, göçmen bir toplumu Asya steplerinden Viyana’ya kadar getirdi. Disiplinli bürokrasinin öncüleri ve güçlü bir ordunun mucitleri olarak düşmana gözdağı verdiler ve Osmanlı yönetiminde daha iyi yaşama kavuşan Hıristiyan köylülerini kendileri için savaşmaya ikna ettiler.

SANATI GETİRDİ: Türkiye kaligrafi ve metalin işlenmesinden elyazması ve camın işlenmesine dek güzel sanatların en güzel örneklerini bize getirdi. Çin porseleni, Fars tekstili ve Venedik tabloları gibi eşsiz sanat eserleri de Osmanlı saraylarında gelişti. Bu, Avrupa’nınkinden asırlar önce hümanist aydınlanma çağına hayat veren açıklık ve sentezdi.

AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ: ‘At üstündeki fırtına’ denen Cengiz Han’ın torunları, süvarilerini Anadolu ovalarından Balkanlar ve ötesine dek soktu. Düşmanları, Türklerle ancak deniz gücünün ortaya çıkması ve onların tekniklerini kopyalayarak baş edebildi.

ORYANTAL KONFOR: Güzel halılar üzerindeki divanlarda oturdular, nargile içtiler ve lokum yediler. Yorgun bedenlerini gösterişli hamamlarda buharla dinlendirdiler. Osmanlı lüksü, Kuzey Avrupalı yobazları için büyüleyici bir skandaldı. Biz de yayılıp oturmayı öğrendik, oryantal konfor artık yaşamımızın bir parçası.

Gazete, ‘Türkiye hâlâ kulübe katılmaktan çok uzak’ başlıklı analizinde, AB’ye girmenin Türkiye’nin hayali olduğu dile getirildi. Geçen haftaki konferansta ‘Ermeni soykırımı’nın tartışılması övülürken, bu konuda demeci nedeniyle aralıkta yargılanacak olan yazar Orhan Pamuk için ‘en azından şimdi yalnız değil’ ifadesi kullanıldı. ‘Bugüne dek bu kadar büyük bir İslam ülkesi Avrupa’ya kendini kabul ettirmeye çalışmadı. Türkiye, Batı’nın umutsuzca aradığı İslam’la barışçıl köprüdür’ denildi. (Dış Haberler)

——————————————————————————–

AB basını: Türkler bezgin

Die Welt (Almanya): Erdoğan AB’yi başka bir cevapla tehdit ediyor. AB-Türkiye gerginliği karşılıklı suçlamalarla sertleşti. Müzakerelere başlanmayabilir.

Der Spiegel (Almanya): Evlilik öncesi boşanma. Ankara müzakerelere kızgın başlayacak. Türkiye’deki AB yandaşlarının oranı düşüşe geçerken, AB karşıtları siyasi komadan kalkmış gibi hareketlendi.

Le Soir (Belçika): Ankara AB’den vazgeçebilir. AB’nin Kıbrıs ve ‘Ermeni soykırımı’yla ilgili tavrı, Türkiye’de en iyimserlerin bile fikrini değiştirtti.

‘Entelektüel terörizm’

Le Figaro (Fransa): Gazeteye bir makale yazan eski Fransa Başbakanı ve AP Sosyalist Grup üyesi Michel Rocard, Türkiye’nin AB üyelik kriterlerini daha müzakereler başlamadan yerine getirmesini istemenin ‘entelektüel terörizm’ olduğunu söyledi. Fransız siyasilerin Türkiye tavrını değiştirmesini ‘endişe verici ve sağlıksız’ bulan Rocard, üyeliği istemeyenlerin yeni koşullar çıkarmasının yabancı düşmanlığı ve nefreti körüklediğini belirtti. Rocard, “Türkiye’nin üyeliği insan hakları temelli bir kurumda, Müslüman bir ülkenin yeri olduğunu gösterecek” dedi.

(aa)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: