İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İnkâr Kapısı – 2

Melih Aşık

Amerika’da yaşayan yazar Elif Şafak, Bilgi Üniversitesi’ndeki Ermeni konferansına geldi, izlenimleri “İnkâr duvarında bir çatlak” başlığıyla Washington Post gazetesinde sıcağı sıcağına yayımlandı. Okurumuz Ceyhun Savaş diyor ki:

– Türkiye aleyhinde bir şey yazılınca yabancı medyanın kapıları nasıl da hemen ardına kadar açılıyor!.

Üstelik piyasada romanınız falan varsa onların da satışı patlıyor… Ününüz artıyor.

Peki bu kişisel kazanç acaba geleceğe nasıl yansıyor?

Bunu anlamak için Ursula Hegi’nin Amerika’da satılan “Tearing The Silence” adlı romanını okuyabilirsiniz…

Ursula Hegi bir Alman ailenin kızı. Savaştan sonra doğuyor, 18 yaşında ABD’ye taşınıyor. Kitabında geçmişin mirasını anlatıyor.

Bir gün 14 yaşındaki oğlunun arkadaşı ona Alman olmanın anlamını soruyor:

– Bu sizin Nazi olduğunuz anlamına mı geliyor?

Hegi, “O an nefessiz kaldım” diyor. Kimi duygularını şöyle aktarıyor:

“…Alman kökenimi gizlemek, kendimi ulussuz yapmayı istedim. Bir başka ülkeden bir başka kültürden gelmeyi diledim. Sarışın mavi gözlü Alman tipi yerine, esmer kıvırcık saçlı olmak için neler vermezdim. Dilimdeki aksanın kalkmasını, insanların “Hangi ülkedensin?” diye sormamasını isterdim…”

Kendisinden önceki neslin günahları, savaş sonrası dünyaya gelmiş Ursula Hegi’nin omuzlarına yüklenmiş, onu acılar içinde bırakmıştır…

Diaspora’nın Türk dostları yarınki neslin omzuna benzer (ve üstelik işlenmemiş) bir günahın yüklenmesi için çalıştıklarının farkında mıdır?

Soru: Kredi kartı nedir?

Yanıt: Parası olmayan vatandaşı bile parası varmış gibi yaşatan küçük bir plastik parçası…

Haldun Ertem

Ver ver süreci…

Bizim hükümet AB’nin her biri zamanı gelince burnumuza dayatılacak isteklerini “Önemli değil” diye sürekli küçümsüyor. Ya da öyle gösteriyor. Şimdi de “Efendim müzakere belgesinde ağır koşullar da olsa önemli değil, müzakere sırasında kabul etmeyiz olur biter” demeye başladılar. Acaba öyle mi? Gelin bu konuda Doç. Çağrı Erhan’a kulak verelim:

– AB’yle yapılacak görüşmeleri, diplomasideki “müzakere” tabiriyle karıştırmamak lazım gelir. Başbakan’ın buyurduğu gibi “bu süreç bir al-ver süreci” zinhar değildir. Müzakereler esnasında AB tarafı Türkiye’nin önüne AB müktesebatını koyacak ve “Bunları aynen kabul et ve uygulama alanına geçir” diyecektir. Türkiye’nin, “Şu düzenlemenin şurasını biraz değiştirsek” deme gibi bir söz söyleme hakkı yoktur. Türkiye ancak bazı alanlarda geçim süreleri ve derogasyonlar talep edebilir. Şüphesiz, daha önceki adaylar için söz konusu olan uyum için AB’nin çeşitli fonlardan kaynak aktarması konusu en azından 2014’e kadar söz konusu olmayacaktır. Yani, değerli Başbakan’ın sözünü “bu bir ver-ver sürecidir” biçiminde tadil etmek gerekir…”

Dışişleri Bakanı Gül, “Halkımız AB konusunda düş kırıklığı yaşıyor” demiş.

Onlar davul zurna ve mandacı yazarlar tarafından uyutulanlar. Aklını kullananlar işlerin buraya geleceğini çoktan biliyordu.

Allameye çağrı

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Yusuf Halaçoğlu ile Ermeni tehcirini konuştuk. Bize Amerikan, İngiliz, Ermeni kaynaklarına dayanarak 1915 olayına soykırım denemeyeceğini anlattı. Öte yanda malum… Boğaziçi, Bilgi ve Sabancı üniversitelerinin bilim aslanları toplandılar, “soykırım yoktur” diyenlere karşı tezlerini sundular. Peki iki taraf neden bu konuyu bir televizyon programında tartışmıyor. Yusuf Halaçoğlu:

– Ben hazırım ama onlar kaçıyorlar, dedi bu sorumuza…

Kendilerini bilim adamı diye takdim ediyor, karşı görüşü resmi görüş diye aşağılıyorlar… Ama sıra görüşlerini ispata gelince kaçıyorlar. Böyle bilim adamı, böyle üniversite olur mu?

Şehitlere Saygı…

MERSİN Üniversitesi Rektörlüğü, İnkılap Tarihi derslerinde başarı göstermiş 155 öğrenciyi bugün Ankara, Polatlı, Afyon ve Çanakkale’yi kapsayan “Şehitlere Saygı” gezisine çıkarıyor.

5 gün sürecek gezinin masrafları rektörlükçe karşılanıyor. Bu tür bir geziyi sadece Mersin Üniversitesi düzenliyor…

Cami ölçümleri

Göztepe Camii’ne en yakın cami ne uzaklıkta? Hesabı bir türlü yapamadık.. Göztepe Parkı’na en yakın cami; Başbakan Erdoğan’a göre 4.5 kilometre, Başkan Kadir Topbaş’a göre 1200 metre, Şehir Plancıları Odası’na göre 700 metre.. Okurumuz Levent Alatlı oturmuş, bu hesabı “Google Earth”e girerek yapmış. Diyor ki:

– Google Earth programında Tools mönüsü altında Measure fonksiyonu ile 2 nokta arasını mil olarak ölçebiliyorsunuz. 1 mil=1.61 km olduğunu biliyorsanız, kolayca km veya metre’ye çevirebilirsiniz.

Buna göre; Göztepe Parkı – Selami Çesme Camii = 660 metre

Göztepe Parkı – Tütüncü Mehmet Efendi Camii = 1095 metre

Göztepe Parkı – Galippaşa Camii = 1060 metre

Göztepe Parkı – Erenköy Camii = 1530 metre

Göztepe Parkı – Fenerbahçe Camii = 1630 metre

Şehir plancıları doğruya yaklaşmış. 700 metre dedikleri mesafe 660 metre görünüyor.

Okurumuzun bir başka tespiti de şöyle:

– Göztepe Parkı merkezli 1 mil (1.6 km) yarıçapında bir daire içinde 5 cami var….

Yeşil alana cami planlayanlara da bir sorusu var okurumuzun:

– Acaba cami sayısını artırmayı düşünenler yeşil alan sayısını artırmayı da düşünüyorlar mı?

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: