İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye ya reşit olacak, ya reşit olacak

Raffi A. Hermonn

Son anda aksilik çıkmazsa ‘Ermeni Konferansı’ her şeye rağmen, bu gün, Bilgi Üniversitesi’nde başlayacak, yoksa Türkiye’nin ‘gocunacak bir yaraya sahip olmadığı’na inanan, bir tek kişi kalmayacak…

23-25 Eylül’de, İstanbul Boğaziçi Üniversitesi (BÜ)’de; Bilgi ve Sabancı Üniversitelerinin desteğiyle düzenlenmesi beklenen; halkın ‘Ermeni Konferansı’ diye bildiği ‘İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri’ konferansı, başlamasına 14 saat kala, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nce, yasaklandı.

23 Eylül Cuma saat 10’dan 16’ya dek, TESEV’de, durumu değerlendiren düzenleyiciler, kısa bir basın toplantısı yaptılar.

Sözcü olarak konuştuğu toplantıda, Prof. Dr. Halil Berktay, Türkçe ve İngilizce: Biz, konferans düzenleyicileri, Prof. Dr. Murat Belge, Prof. Dr. Halil Berktay, Prof. Dr. Selim Deringil, Prof. Dr. Edhem Elden, Prof. Dr. Çağlar Keyder, Doç. Dr. Cemil Koçak, Prof. Dr. Nükhet Sirman ve Yard. Doç. Dr. Akşin Somel, mahkemenin yetkisini aşarak, bilim alanına ağır bir müdahale ettiğine inanmaktayız.Bir akademik konferansa kimlerin katılımcı, kimlerin davetli olacağını ve bunların ehliyetlerinin tespiti, yargının yetki kapsamında olamaz.Karar, bu haliyle Anayasamızın bile, ilgili maddelerini çiğnemektedir…’ dedi.

Berktay, ayrıca şunları söyledi :'(…) Basında, yanlış sözler kullanılıyor. Mahkeme, konferans düzenleyicileri hakkında açılmış değil; Boğaziçi ve Sabancı Üniversiteleri’ne açılmış ve konferansı durdurma kararı da bu rektörlüklere tebliğ edilmiştir. Y‰ni, mahkemeye itiraz gibi işlemler, bu üniversitelerin tasarrufundadır, bizim değil. Onbeş kişilik Danışma Kurulu olarak BÜ’ne salt ‘yer kullanımı’ için başvurmuştuk. 24 Mayıs’a dek tırmanan gelişmeler sonucu, BÜ Rektörlüğü konferansa ‘ev sahipliği yapmayı’ ertelemişti, o kadar ! Dünkü mahkeme kararından sonra ise, yine ‘ev sahibi olması’ için, bu kez Bilgi Üniversitesi’ne başvurduk; aksilik çıkmazsa, 24-25 Eylül’de konferansı yapabileceğiz.’

22 Eylül Cuma akşamı, yıldırım hızıyla yurtdışına ulaşan ‘konferansın yasaklanması’ haberi, orada değişik kesimlerce, değişik şekilde yorumlandı.

‘Türkiye’nin AB’ye girişine sıcak bakmayan’, Ermeni Diyasporası ve AB’nin bazı, ulusalcı çevreleri: ‘İşte Türkiyeliler, Türkiye hiç değişmez !’ diye bağırdılar. Öte yandan ‘asg‰ri şartları yerine getirip irade sergilediği takdirde, Türkiye’nin AB’liliğine sıcak bakan, aynı Diyaspora ve AB’nin, bu kez demokratları ise ‘Türkiye kendi kalesine gol attı !’ dediler.

Türkiye, Avrupa ve Ermeni Diyasporası’nda, başkaları ise durumu: ‘Reşit olmaya l‰yık bir Türkiye olduğunu göstermek gerekiyordu; bu Türkiye toplumuna rev‰ görülmüyor. Türkiye er geç, sancılı sancısız, mutlaka reşit olacaktır. Tarihte sürekli ilkel kalmış toplumlar görülmez; bazıları yüz, altmış ve bazıları da yirmi yıllık gecikmeyle reşit olur. Türkiye de, tüketici değil, üretici bir uygarlığa erişmek için, gidenlerin arkasından koşarak, bir gün reşit olacak !’ diye yorumladılar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: