İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Medeniyetler diyalog için Hatay’da buluştu

Hatay’daki din adamları tarafından kurulan Evrensel Değerleri Koruma Derneği’nin organize ettiği 1. Medeniyetler Buluşması Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla başladı.

Mustafa Kemal Üniversitesi’nde yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı törenlere Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, İstanbul Fener Rum Patriği Bartholomeos, Ermeni Patriği Mesrob Mutafyan ve Hahambaşı Raw İzak Haleva da iştirak etti. 5 gün sürecek programın açış konuşmasını yapan Erdoğan, kutsal kitaplarda farklılıkların zenginlik kaynağı olduğuna dikkat çekti. “Milletlere ayrılmamız bir çatışma sebebi değil, aksine aramızda diyaloğu yekûn kılmak içindir.” diyen Başbakan, ‘İslamî terör’ ifadelerine sert çıktı: “Nasıl ki antisemitizmi insanlık suçu kabul etmişsek, İslamî fobia anlayışını da insanlık suçu olarak ilan ediyorum.”

Törene eşi Emine Erdoğan’la birlikte gelen Başbakan, organizasyonu, “Bu ideal, Babil Kulesi felaketinden beri insanlığın en büyük özlemlerinden birini temsil etmektedir.” cümlesiyle tanımladı. Babil Kulesi efsanesinin insanlığı trajik bir biçimde parçalayıp yeryüzüne dağıttığını kaydeden Erdoğan, “Babil Kulesi’nde diller ve yollar ayrılmış; insanlık bir daha birleşmemek üzere buradan yeryüzüne dağılmıştır. Kur’an’da insanlığın niçin kavimlere bölündüğü bizlere açıklanmaktadır. ‘Sizleri kavimler halinde yarattık ki birbirinizi tanıyasınız’ denilmektedir. Buna göre milletlere ayrılmamız bir çatışma sebebi değil, aksine aramızda tanışma ve diyaloğu mümkün kılmak içindir. Kutsal kaynaklardaki mesaj açıktır. Bizi birbirimizden ayıran farklılıklarımız, İlahi rahmetin eseridir. Ve eğer biz gereğini yerine getirmezsek bir cezaya dönüşmektedir.” dedi.

“Neden dünya bir gözyaşı vadisi olmuştur? Ve neden, efsaneler hep insani acıları anlatmakta, gelecek hep sisler içinde resmedilmektedir?” diye soran Başbakan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tarih boyunca çektiğimiz acıların, yaşadığımız savaş ve yıkımların sebebi özünde, farklılıklarımız değildir. İnançlarımız giderilemeyecek farklılıklara sahip olabilir. Ve her birimiz için bunlar vazgeçilmezdir. Bütün bunlar doğru. Ancak farklılıklarımız, kaçınılmaz bir biçimde bizi çatışmaya zorlamamaktadır, zorlamamalıdır.” Kutsal kaynaklarda, yaratılıştan gelen farklılıkların birer zenginlik olarak takdim edildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: “Yoksa, felaket tellallarının senaryolarında yazıldığı gibi tarih önceden belirlenmiş bir medeniyetler savaşına doğru ilerlemek zorunda değildir. Hatta gelişmelere baktığımızda tarihin, bunun tam tersi bir istikamete doğru aktığını görmekteyiz. Kategorik reddediş çağrıları karşılıksız kalmaya mahkum. Zira hepimiz bir diğerimizi kuşatmış durumdayız. Aynı nehirde yüzüyoruz. İnsanlık binlerce yıl aradan sonra yeniden aynı dili konuşan tek bir aileye, yeryüzü tek bir coğrafyaya dönüşüyor. Kanaatimce bütün yan etkilerine rağmen küreselleşme insanlığa tarihi bir fırsat sunmaktadır.” Erdoğan, bu seçeneğin de ‘çokluk içinde birlik’ olduğunu vurguladı.

Din adına terör olmaz

‘Din adına terör’ü yapanları cahillikle suçlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hiçbir semavi dinin insanların öldürülmesine cevaz vermeyeceğinin altını çizdi. Başbakan, “Eğer dünyada terör varsa bunu din adına yapmak mümkün değildir. Burada bir şeyi açıkça söylemek gerekiyor. Terör kavramının önüne hiçbir dini sıfatı yakıştırmaya dünyada kimsenin hak ve salahiyeti yoktur.” dedi. İnsanlığın ortak kaderinin çatışma değil barışçıl bir dünyaya bağlı olduğu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti. “Zaman, barış ve refahı küreselleştirme, zaman, tanışma ve diyalog zamanıdır. Zaman farklılıklar yerine ortak paydaları vurgulama, zaman insanlık değerlerini yüceltme zamanıdır. Buna bütün kalbimle inanıyorum.”

Medeniyetler Buluşması programının yapıldığı üniversite kampüsünde provokasyon ihtimaline karşı alınan olağanüstü güvenlik önlemleri dikkat çekti. Erdoğan, tören alanına gelmeden önce dinleyiciler arasında bulunan dört kişi bildiri okumak istedi. Kendilerini ‘Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ üyesi olarak tanıtan bu kişiler gözaltına alındı. Başbakan’ın konuşması sırasında da yasadışı MLKP üyesi üç kişi, “Katil ABD, işbirlikçi AKP” sloganı atınca alandan uzaklaştırıldı. Her iki protesto olayında da vatandaşlar, gözaltına alınan kişilere büyük tepki gösterdi. Başbakan törenin ardından Hatay’a yapılacak havaalanı inşaatının Özel İdare’den Ulaştırma Bakanlığı’na devrine ilişkin protokolü imzaladı.

Erdal Şen, Abdullah Özyurt; Hatay

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: