İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Konferans kazasız belasız sona erdi


Bilgi Üniversitesi önünde toplanan protestocu gruplar konferans binasına sık sık domates ve yumurta attı. FOTOĞRAF: SALİH ZEKİ FAZLIOĞLU/AA

Bir kez ertelenen, bir kez de yargı kararıyla durdurulan ‘Ermeni konferansı’ dün tamamlandı. Konferansın son günü, anılar, yaşananlar ve iddialar konuşuldu

RADİKAL – İSTANBUL – Günlerdir kamuoyunda tartışılan ve nihayet Bilgi Üniversitesi’nde yapılan ‘İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları’ adlı konferans dün sona erdi. Konuşmalarda ‘tehcir’ ve ‘soykırım’ iddialarının yanı sıra anılar da yer aldı.

İki gün süren konferansın ardından Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal bir değerlendirme yaparak yardımcı olanlara teşekkür etti. Uğur, iki gündür çok yorulduklarını belirterek, “Sabancı ve Boğaziçi Üniversitesi rektörlerine, güvenlik kuvvetleri ve medyaya çok teşekkür ederiz, çok yardımcı oldular” dedi. Terzioğlu da oturumların canlı geçtiğini, değişik fikirlerin ortaya çıktığını belirterek, şöyle konuştu:

“Zaman zaman sinirlenmeler de oldu. Dışarda gösteriler yapıldı. Bu tarz konferanslar, alışmamız gereken şeyler. Bu konferans üniversitelerin özerkliğini göstermesi açısından önemliydi. Toplantıda konuşulanlar kısa zamanda bir kitap haline getirilecek. YÖK’ün bu konferansa ve üniversite
özerkliğine karşı tavrı açık oldu.” Soysal ise “Yaşadığımız bu süreçte başta valilik olmak üzere yetkililerden ve basından büyük destek aldık. Teşekkür ederiz” diye konuştu.

Yumurtacılar yine işbaşındaydı

Konferansın yapıldığı Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü’nün önü, dün yine protestolara sahne oldu. Polisin kampüs çevresinde aldığı yoğun güvenlik önlemi dün de gün boyunca devam etti. Kampüse ilk protestocu, sabah 09.45 sıralarında geldi. Elinde Türk bayrağı ve ‘Taşnakçı-Hınçakçı Kör Agop Çetesi Bilgi Üniversitesi’nde ne kararlar alıyor’ yazılı döviz bulunan emekli öğretmen Osman Duru, konferansa gelen herkesin önünü keserek, sözlü tacizde bulundu.

Diğer protesto gösterisini, BBP yaptı. Basın açıklamasında ‘vatana ihanet’ suçlaması yapılırken, gruptan bazı kişiler de üniversite duvarlarına domates ve yumurta fırlattı. Protestocular, kampüste asılı AB bayrağına da uzun süre tepki gösterdikten sonra, polisin uyarısıyla dağıldı. Öğleden sonra da üniversite önünde toplanan yaklaşık 30 kişilik MHP’li grup, tekbir getirerek ‘Vatansız köpekler’, ‘ASALA’nın p.çleri yıldıramaz bizleri’, ‘Tayyip şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları attı. Binayı yumurta yağmuruna tutan grup, zaman zaman polisle de tartıştı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Ertuğrul Kazancı ise, Ermenilere karşı bir soykırım uygulanmadığını açıkladı. ADD üyeleri açıklamanın ardından gençlik marşını okudu. Bu arada polis barikatını aşan İşçi Partili Turhan Kaya isimli bir kişi, ‘Ya İstiklal Ya ölüm’ diye bağırarak üniversiteye doğru yöneldi. Kaya’yı, polisler durdur ve gözaltına aldı.

Aykan: Hemşerilerime vefa borcumu ödedim

Eski Tokat Milletvekili ve 1971’de Tarım Bakanlığı yapan Cevdet Aykan, konferansın ‘Anılar ve Tanıklıklar’ başlıklı 6. oturumunda konuştu. Toplantıya, Tokat Ermenilerinin tehcir öyküsüne de yer verdiği ‘1946-2000: Demokrasi Süreci ve Anılar’ adlı kitabı üzerine davet edildiğini söyleyen Aykan, şöyle konuştu:

“Arkadaşlarım, ‘O toplantıda ne işin var, sözlerine dikkat et’ dedi. Ermeni hemşerilerime vicdani borcumu ifade etmek için geldim. Kitabımda Tokat ve Erbaa’daki 1915-1916 olaylarını da yazdım. 1908 Sivas Salnamesi’ne göre bu vilayette 240 bin Müslüman, 24 bin Ermeni, 14 bin Rum vardı. Tokat’ta 28 binlik nüfusun 8 bin 600’ü Ermeniydi. Ermenilerle Müslümanlar iç içe yaşardı. Hükümetçe zararlı görülen kişilerin Sivas dışına çıkarılması ve tüccar Ermenilerin çeşitli illere dağıtılması emri çıkarıldı. Anlatılanlara göre, Ermenilerin büyük bölümü mallarını ve çocuklarını bırakarak bölgeyi terk etti, birçok Türk, Ermeni kızlarını nikâhına aldı.

Tehcirde erkekler gönderildi, kızlar bir eve toplanarak eşrafa dağıtıldı. Dönemin Tokat mutasarrıfı da bu kızlardan birini aldı, okuttu; çocuk öğretmen oldu. 1927’deki nüfus sayımında Ermeni nüfus 700’dü. Dünyada farklı parlamentolar, 1915’i bizden farklı yorumluyor. Tüm bu kabulleri, yorumları, kararları onaylayan, bunlara oy veren insanları Türkiye düşmanlığı olarak anlayıp yorumlamak, sanırım haklı olmamanın yanında faydalı da değil. Medeni dünyayı ve onları yönetenleri kendimize düşman sayamayız.

Onların da kendi anlayışları ve olayları bizden farklı değerlendirme ölçüleri var.

Kendimize ‘Acaba bizim anlayışımızda ne yanlış var?’ diye sormamız gerekir. Dünün insanları, dünün olaylarına, sorunlarına, o dönemin anlayışı içinde ‘Doğruydu, yanlıştı’ şeklinde cevaplar vermiş. Ama biz bugün doğru soruları sorarsak, verilecek cevabımız da doğru olabilir.”

‘Anıt da dikilecek’

Şahin Alpay (Zaman gazetesi yazarı): Burada demokratikleşmeyi sağlamak için Türkiye’deki Ermeni azınlığın en ufak bir sorunu kalmamalı. Tüm bu sorunlar üzerine Türkiye, Ermeni yurttaşlara tüm hakları tanımalı. Bu mücadeleyi vermek zorundayız. Ermenilerin Anadolu’daki varlığının bütün kalıntılarını yaşar hale getirmeliyiz. Sivil toplum olarak bu konuda çok şey yapmamız gerekiyor. Ben hâlâ Ermenistan’a gitmemiş olmaktan utanç duyuyorum. İnşallah ilk fırsatta bunu da yapacağım, Ermenistan’a gideceğim. Eğer biraz sabırlı olursak gün gelecek Anadolu’da yaşanan Ermeni trajedisinin anıtını dikmek imkânına sahip olacağız.

‘Tehcir kanlıydı’

Prof. Dr. Ahmet İnsel (Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi): O dönemde Sünni Türklerin Ermenilere, Nazilerin Yahudilere baktığı gibi baktığı söylenemez. İttihat Terakkicilerin Ermenilere yönelik tutumu ‘iç düşman’ algısıyla bağlantılı. Ermenilerin yanı sıra Bulgar, Arnavut ve Rumlara da tehcir uygulandı. Ermenilerin gidecekleri bir yer olmadığı için tehcir kanlı gerçekleşti. Ermenilerin yaşadığı trajedi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu sorun karşısında konuşmaktan rahatsız olmamak gerekir. Bu tür sorunlar ancak konuşarak bir çözüme kavuşturulabilir. Bunun başka bir çaresi yoktur.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: