İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni Konferansı sona erdi

İstanbul’da yapılan Osmanlı Ermenileri konferansı yapılan 6 oturumla sona erdi. İlk oturum “Anılar ve Tanıklar” başlığını taşıyordu. Konferansyine küçük bir grup tarafından protesto edildi.

NTV-MSNBC

Güncelleme: 02:07 TSİ 26 Eylül 2005 Pazartesi

İSTANBUL – Bilgi Üniversitesi Dolapdere Yerleşkesi’nde dün başlayan “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” konulu konferansın 2. günü, “Anılar ve Tanıklıklar” konulu oturumla başladı.

Oturumda konuşan Eski Sağlık Bakanı Cevdet Aykan, dünyada farklı parlamentoların bizden farklı şekilde 1915’i yorumlayıp değerlendirdiğine işaret ederek, “Biz medeni dünyayı ve onları yönetenleri kendimize düşman sayamayız” dedi. Aykan, toplantıya bir vicdan borcunu ifade etmek için geldiğini söyledi.

Toplantıya “1946-2000 Demokratik Süreç ve Anılar” kitabında 6 sayfada anlattığı Tokat ve Erbağ’daki 1915 Ermeni olaylarıyla ilgili anıların yer alması nedeniyle davet edildiğini belirten Aykan, o dönem Tokat’ın 28 bin olan nüfusunun 8 bin 800’ünün Ermeni olduğunu bildirdi.

Bu bölümü büyüklerinden duyduğu anılardan derleyerek yazdığını kaydeden Aykan, o dönem yaşananları “iyi olmamıştı” şeklinde değerlendirdi. Cevdet Aykan, “Binlerce Ermeni, evinden, yurdundan, bazıları canından olmuştu. 1924 nüfus sayımına göre Tokat’ta var olan Ermeni sayısı 700’dü” diye konuştu.

TARTIŞMA YAŞANDI

Konferansın 9. oturumuna dinleyici olarak katılan ve kendisini Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Kurucu Dekanı olarak tanıtan emekli öğretim görevlisi Prof. Dr. İlhan Çuhadaroğlu ile
toplantının hazırlık komitesi üyeleri arasında tartışma yaşandı.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Yerleşkesi’nde devam eden konferansın öğleden sonra yapılan “Ermenilik Halleri” konulu oturumunun sonunda söz aldı.

Forumda bir ağıt havası hissettiğini, neredeyse mendilini çıkarıp gözyaşlarını sileceğini kaydeden Prof. Dr. Çuhadaroğlu, “Kendimi acaba Bulgaristan’daymışım, Yunanistan’daymışım gibi hissettim” dedi.

Bunun üzerine salondakiler, Prof. Dr. Çuhadaroğlu’nu alkışlarla protesto etti. Prof. Dr. Çuhadaroğlu’nun konuşmasını devam ettirmesi üzerine salondan “Soru sorun” şeklinde müdahale edildi. Prof. Dr. Çuhadaroğlu’nun sözlerini sürdürmesi üzerine dinleyicilerden bir kısmı
salondan çıktı.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu’nun sözlerini devam ettirmesi üzerine yine hazırlık komitesinden Doç. Dr. Cemil Koçak “Edepsiz” diye bağırdı. Bunun üzerine Prof. Dr. Çuhadaroğlu da “Edepsiz” diye cevap verdi.

Prof. Dr. Çuhadaroğlu, daha sonra güvenlik görevlileri eşliğinde salondan dışarı çıktı.

ÜNİVERSİTEYE DOMATES VE YUMURTA

Konferansın yapıldığı İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Dolapdere Yerleşkesi önünde toplanan Büyük Birlik Partisi (BBP) üyesi bir grup, üniversite binasına yumurta ve domates attı.

Yerleşke önünde toplanarak çeşitli sloganlar atan grup adına bir basın açıklaması yapan BBP İstanbul İl Başkanı Emin Emir, üniversitede “Taşnak zihniyetinin uzantısı” olarak birtakım “hokkabazlıklar”ın yaşandığını, kendilerinin ise bu gelişmelere şaşırmadıklarını ve dikkatle takip ettiklerini söyledi.

Gruptan bazı kişiler, açıklamanın ardından yerleşkenin önündeki caddenin karşı tarafına geçerek, okul binasına yumurta ve domates attı. Bazı kişiler de, üniversite yerleşkesinde asılı olan Türk Bayrağı’nın yanında AB Bayrağı da bulunmasına tepki göstererek, bunun yasaya aykırı olduğunu savundular. Ellerindeki Türk Bayrağı’nı gösteren bu kişiler “Bunlar bizim bayrağımız, o da içeride bulunanların bayrağı” yorumunu yaptılar.

Bu arada, caddeyi ayıran parmaklıkların üzerine de Kültür ve Töre Derneği’nin üzerinde “Hınçak, Taşnak, Asala içeride, Türk milliyetçileri dışarıda”, “Tek taraflı tez bilim değildir” yazılı ve “Hocalı katliamı”ndan resimler bulunan afişler asıldı.

2 GÜNDE 12 OTURUM

Daha önce 3 gün olarak planlanan, ancak yaşanan gelişmeler sonrasında 2 günde toplam 12 oturumda gerçekleştirilen konferansa, 786 kişi davet edildi. Konferansı her 2 günde, yaklaşık 300’er kişi dinleyici olarak takip etti.

Bu arada, ikisi Ermenistan’dan olmak üzere 9 yabancı basın mensubuve çok sayıda yerli basın mensubunun izlediği konferans, dün ve bugün çeşitli protesto gösterilerine sahne oldu.

Öte yandan, oluşturulan güvenlik noktasından ilk gün davetlilere ve gazetecilere dağıtılan mavi yaka kartları, gün sonunda teslim alındı. İkinci gün ise pembe kartlar dağıtıldı.Konferans, iki günde 12’şer saatten toplam 24 saat sürdü.

Gün içinde gazetelerde çıkan konferansla ilgili haberlerin katılımcılar tarafından dikkatle izlendiği görüldü. Konferansta sunulan bildirileri içeren bir kitap hazırlanacağı da öğrenildi.

REKTÖRLERİN AÇIKLAMALARI

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu, Ermeni Konferansı’nın özellikle Türkiye’de üniversite özerkliğinin olduğunu göstermesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Akademisyenlerin, düşünürlerin fikirlerini rahatça tartışabilmesini göstermesi bakımından çok önemliydi” dedi.

Prof. Dr. Terzioğlu, Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur ve Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, basın mensuplarına, iki gündür süren Ermeni Konferansı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Toplantının sonuna gelindiğini belirten Prof. Dr. Uğur, basın mensuplarına teşekkür için diğer rektörlerle bir araya geldiklerini söyledi.

Basın mensuplarını iki gündür çok yorduklarını kaydeden Prof. Dr. Uğur, Sabancı ve Boğaziçi üniversitelerine, organizasyonda çalışanlara ve güvenlik görevlilerine de teşekkür etti.

Prof. Dr. Terzioğlu da oturumların gayet canlı geçtiğini, çok değişik fikirlerin ortaya çıkıp tartışıldığını söyledi.

Zaman zaman biraz da olması arzu edilmeyen şekilde sinirlenmelerin de meydana geldiğini, bunu da bir ölçeğe kadar doğal karşılamak gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Terzioğlu, dışarıda da bazı grupların çoğu zaman uygarca gösterilerde bulunduğunu ifade etti.

“ALIŞMAMIZ GEREKİR”

Prof. Dr. Terzioğlu, “Böyle toplantılara alışmamız gerekir. Bu toplantı, özellikle Türkiye’de üniversite özerkliğinin olduğunu göstermesi, akademisyenlerin, düşünürlerin fikirlerini rahatça tartışabilmesini göstermesi bakımından çok önemliydi” dedi.

Bilgi Üniversitesi’ne de teşekkür eden Prof. Dr. Terzioğlu, medyanın da görevini layıkıyla yaptığını söyledi.

SOYSAL: MUTLUYUZ

Prof. Dr. Soysal da Bilgi Üniversitesi’ne teşekkür ederek, şöyle dedi: “Başka teşekkürler de iletme ihtiyacındayım. Çünkü yaşadığımız süreç içinde başta Valilik olmak üzere yetkililerden çok büyük destek aldık. Basından çok büyük destek aldık. Bu toplantının gerçekleştirilmiş olmasından dolayı bizler çok mutluyuz.”

GÜL’ÜN MESAJI

Bu arada soruları da yanıtlayan Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Tosun Terzioğlu, toplantıda konuşulanların kısa zamanda kitap olarak ortaya çıkacağını söyledi.

Prof. Dr. Terzioğlu, YÖK’ün Mayıs ayında düzenlenmesi planlanan konferansa ve idare mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararına karşı tavrına ilişkin bir soruya, şöyle cevap verdi:

“YÖK’ün bu konferansa ve üniversite özerkliğine desteği açık. Sizler aracılığıyla biz de bundan haberdar olduk ve memnuniyet duyduk.Ancak tabii dün açılışta sayın Soysal’ın okuduğu Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün mesajı, hepimiz için fevkalade önemliydi.” Prof. Dr. Uğur, bir gazetecinin, “İki gün içinde kaç kilo kaybettiniz?” diye sorması üzerine, “Stres oranları yüksekti” dedi.

Prof. Dr. Ayşe Soysal da “Kilo kaybetmek için tavsiye edilir yöntem değil” diye konuştu.

ÖNCE ERTELENMİŞ, SONRA DURDURULMUŞTU

Geçen Mayıs ayında gerçekleştirilmesi planlanan, ancak bazı tepkiler nedeniyle ertelenen “İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı 3 günlük konferansın, Boğaziçi, İstanbul Bilgi ve Sabancı üniversitelerinin desteğiyle 23 Eylül’de Boğaziçi Üniversitesi’nde (BÜ) başlaması öngörülmüştü.

Ardından bir grup avukatın başvurusu üzerine İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesinden dolayı 23 Eylül’deBÜ’de başlayamayan konferansın, hazırlık komitesinin yaptığı toplantı ve Bilgi Üniversitesi’nin ev sahipliğini üstlenmesi sonucu Cumartesi ve Pazar günü Dolapdere Yerleşkesi’nde gerçekleştirilmesine karar verilmişti.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: