İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

2 günlük Ermeni konferansı böyle değerlendirildi:`Dönüm noktası´

Konferansı düzenleyenler ve katılımcılar, ‘Toplantının yapılmış olması başlı başına başarıdır, Türkiye’de bir dönüm noktasıdır. Laiklik, Kürt, Kıbrıs, komünizm konusundan sonra son tabu da yıkılmıştır’ dedi

ÖMER ERBİL İstanbul

Bilgi Üniversitesi’nde hafta sonu yapılan “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” isimli konferansta, bazı katılımcılar Ermenilerin büyük bir trajedi yaşadığını anlatırken, bazıları da iki ulusun barışmasının önemine dikkat çekti.

İki günlük toplantılar sonunda, düzenleyiciler ve konuşmacılar, bir dönüm noktası olarak gördükleri toplantıyı “büyük bir başarı” olarak nitelendirdi. Bazı konuşmacılar, konferansı özetle şöyle değerlendirdi:

‘Tehcir kanlı oldu’

Prof. Dr. Ahmet İnsel (Galatasaray Üniversitesi): Ermenilerin yanı sıra Bulgar, Arnavut ve Rumlara da tehcir uygulandı. Ermenilerin gidecekleri bir yer olmadığı için tehcir kanlı gerçekleşti. Ermenilerin yaşadığı trajedi, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Bu sorun karşısında konuşmaktan rahatsız olmamak gerekir.

Etyen Mahçupyan (Gazeteci – yazar): Esas Ermenilerin Türklere yardım etmesi gerekiyor, daha fazla konuşabilsinler diye. Türklüğü nasıl savunduğunuz, sizi Türk yapıyor ya da yapmıyor. Devletin söylediğinden farklı düşünüyorsanız, o sizi hain yapıyor. Toplum sırf konuşma özgürlüğünden feragat ettiği için dayanışma içinde ve millet sayıyor kendini. Bu, bitmemiş bir kurtuluş savaşı. Bitmeyen bir bölünme korkusu yaşanıyor.

Nazan Maksudyan (Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü doktora öğrencisi): Soykırım terimi tartışmayı yokuşa sürüyor. Bu kelimeyi sadece Ermeni milliyetçi kesim kullanmıyor. Türkiye’de de “sözde soykırım” fetişizmi ile karşı karşıyayız. Bu toplantı, Türkiye’de gri alanlara hâlâ çok zor müsaade edildiğini gösteriyor.

‘Planlanmış değildir’

Avukat Fethiye Çetin (‘Anneannem’ kitabının yazarı): 1915’in çok önemli bir başka boyutu var. 1915’ten sağ kurtarılan ve başka kimliklerle yaşayan binlerce insan. Onların varlığı ve öyküleri yaygın söylemleri bozacağı için belki unutuldu. Ama onlar öykülerini çocuklarına, torunlarına fısıldadı. Onların hikâyeleri çözümü de önemli rol oynayabilir.

Doç. Dr. İrfan Palalı (Ege Ü.): Anneannemin dönme olduğunu 20 yaşında öğrendim. Fatma ana tehcirde ölmedi. Yaşadı, ama asimile olarak yaşadı. Annesiz babasız yaşadı. Tehcir insanlık ayıbı, insanlık suçudur. Katliamın daniskasıdır. Ancak önceden planlanmış bir soykırım değildir.

Doç. Dr. Oktay Özel (Bilkent Üni.): 93 Harbi sonrasında özellikle Karadeniz’e Gürcü göçleri yaşandı. Gürcüler eşkıyalıklarıyla nam saldılar. Onların gelişiyle bölgeden Ermeni ve Rum göçü başladı. Bu dönemin sonunda Karadeniz bölgesi gayrimüslim nüfustan arındırıldı.

Fuat Dündar (Paris’te doktora öğrencisi): İttihat ve Terakki Partisi’nce tüm Ermenileri yok etmek gibi bir amaç güdülmedi. Talat Paşa, Ermenilerin tehciri konusunda bazı yetkilileri iknada zorlandı.

Prof. Dr. Baskın Oran: Bu toplantı tam bir başarıdır. Yapılmış olması başlı başına başarıdır. 2 aşırı ucu dışarıda bırakarak herkesi konuşturmuştur. 2 aşırı uç; diaspora ile Türk resmi tezidir. Türkiye’de bir dönüm noktasıdır. Laiklik, Kürt, Kıbrıs, komünizm konusundan sonra son tabu da yıkılmıştır. Türkiye’nin demokratikleşmesinde bir dönüm ve kilometre taşıdır.

‘Konuşulabildiğini gördük’

Hrant Dink (Agos Gazetesi): Biz buraya konuşmaya, konuşulabiliyor olmasını görmeye geldik. Bunu da başardık. İtiraf etmek lazım, konferans konumunun dışına çıkarıldı. Konferansın bir başına yapılıyor olması başarıdır. Demokrasi çıtasının yükselmesi açısından olumlu bir adım atılmış oldu. Tabulardan biri daha yıkıldı.

Prof. Dr. Mustafa Budak (Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı): Tarihi bir olay tarih dışı kaynaklara müracaat edilerek değerlendirilmeye çalışılıyor. Toplantının yapılmasında, akademik açıdan bakıldığında fayda var. Ancak toplantının bilimselliği tartışılır.

Prof. Dr. İlhan Çuhadaroğlu (Emekli öğretim üyesi): Soykırım demekten kaçınırken Kürtleri ortaya atıyorlar. Ne alakası var? Toplantıda, ‘Erzurum’daki ailem hala orayı arıyor’ deniyor. Erzurum’u kan revan içinde bıraktınız. 1948’de Erzurum’da cami gördüm. İçeriye 500 kişiyi sokup cayır cayır yakmışlar. Ermeniler haksız yere öldürülmüş gibi soykırımdan bahsedilmesini kabul edemem.

MHP: ‘Soykırım var’ demek suç olsun

SALİHA ÇOLAK Ankara

MİLLİYETÇİ gruplarca protesto edilen Ermeni konferansını MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır’dan değerlendirmesini istedik. Şandır, “Konferansın gerçekleşmiş olması Türkiye’ye ne kaybettirdi?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Korkuların bizi kuşatmasına izin vermemeliyiz. Aykırı düşünceyle bu ülkenin ne tarihi, ne geleceği lekelenir. Ancak konferansın hükümet tarafından desteklenmesi stratejik hata olur. Atalarımızın Ermenileri katleden katiller olduğunun tartışılmasına izin vermeyelim. İsviçre’de, ‘Ermeni soykırımı yapılmadı’ demek suçtur. Türkiye’de de, ‘soykırım yapıldı’ demek suç olsun.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: