İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ermeni Konferansı sürüyor

Bilimadamları iki gün sürecek konferansta Ermeni sorununa ilişkin düşüncelerini anlatıyor.

Ermeni Konferansı sürüyor

Bugün Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenecek olan ancak mahkemece durdurulan Ermeni Konferansı bugün Bilgi Üniversitesi’nde yapılıyor.

NTV-MSNBC

Güncelleme: 10:11 ET 24 Eylül 2005 CumartesiİSTANBUL – Konferansın “Sorunlara Toplu Bakış” başlıklı birinci oturumunda, konuşmacılar ile bazı dinleyiciler arasında sözlü tartışma yaşandı.

Üniversitenin Dolapdere Kampüsü’nde düzenlenen konferans dolayısıyla, sabah erken saatlerden itibaren yerleşke ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Kampüs girişini kapatan polis, sadece davetiyesi olanları binaya aldı. Girişte de davetiyesi olan katılımcıların isim kontrolü yapıldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur, ev sahipliğini üstlendikleri “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın açılışında yaptığı konuşmada, “Bu toplantının, 6 aya varan sürecin son noktası olduğunu ümit ediyoruz” dedi.

UĞUR’UN KONUŞMASINA MÜDAHALE

Bu arada salonda bulunan bir kadın dinleyici, “Özerklik yetmedi mi? Şimdi bir de başımıza fikir özgürlüğü konusu mu çıkardınız?” diyerek Prof. Dr. Uğur’un konuşmasına müdahalede bulundu. Bunun üzerine Prof. Dr. Uğur, “hanımefendinin bilimsel edebe sonuna kadar saygılı olacağını umut ediyorum” dedi.

Erdoğan: Erteleme girişimi provokasyon

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın açılışında yaptığı konuşmada, toplantının Bilgi Üniversitesi’nde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu ve bu duygusunu bütün BÜ camiasının paylaştığını söyledi.

Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu da, 6 ay kadar süren bir sürecin sonunda bugüne gelindiğini ve bugünün sadece konferans ve üniversite için değil Türkiye için önemli olduğunu söyledi.

’1915-1916’da ne olduğuna bakalım’

“Bu konferansın etrafında olan polemikler, doğru veya yanlış yargılar, yargıların öne sürülüş biçimlerinin, bu toplantıyı çok daha ötelere taşıdığını” ifade eden Prof. Dr. Terzioğlu, şunları kaydetti: “Birçoğumuzun hayatında vardır; Bir eşiğe gelirsiniz, bu eşiği bir türlü geçemezsiniz. Sizi korkuturlar. Derler ki; ‘o gördüğünüz gibi değil, çok daha yüksek, arkasında canavarlar var, ejderhalar var’. Durursunuz, beklersiniz, güç toplarsınız. Ama bu iş gözünüzde daha da büyür, daha da korkunç gelmeye başlar. Zannediyorum biz bugün bu eşiği geçtik. Hiç de o kadar zor olmadı.”

GÜL’ÜN MESAJI

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül de konferansı düzenleyenlere bir mesaj gönderdi. Türk halkının tarihiyle barışık olduğunu söyleyen Gül, konferansın tarihe katkıda bulunmasını dilediğini kaydetti.

Konferansın ilk oturumunun “soru-cevap” bölümüne geçildiği sırada, açılış konuşmalarına da sık sık müdahalede bulunan ve ABD’de lobi faaliyetlerinde bulunan “Turkish Forum” üyesi olduğunu ifade eden Fatma Sarıkaya söz aldı.

‘Dayatma Türk -Ermeni ilişkisine fayda getirmez’

Sarıkaya, “Ermenilerin kaybı inkar edilmiyor. Ölülerimize hep birlikte ağlamamamız gerginlik çıkarıyor. Türk Devleti ile kavgası olanlara Ermeni vatandaşların ihtiyacı yok. Onlar mı tercih etti bunu?Bugün gördüğüm, araştırmacılar ile iddialarını ispat etme gereği görmeden politikacıları alet ederek oldu bittiye getirmek isteyenler arasındaki gerginlik” dedi.

Fatma Sarıkaya, ayrıca Fransız üniformasıyla talim yapan Ermenilerin yer aldığı fotoğrafın bulunduğu belgeyi de gösterdi. Oturumu yöneten Prof. Dr. Ahmet İnsel ise Sarıkaya’ya müdahale ederek, “Hanımefendi kendinizi küçük düşürmeyin” dedi.

MÜSLÜMAN KAYIPLARLA İLGİLİ DE SÖZ EDECEK MİSİNİZ?

Dinleyiciler arasındaki Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Budak da, konuşmacılara, “Türkiye’de resmi söylem ölümleri inkar etmiyor. Siz Müslüman kayıplarla ilgili de söz edecek misiniz?” sorusunu yöneltti.

Bu soru üzerine oturum konuşmacılarından Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Berktay, Türk ve Müslüman kayıplara da değinileceğini söyledi. Doç. Dr. Berktay, “1915 tehcirine gelinceye kadar Ermeni ve Türk çeteleri arasında yerel ölçekli düşük yoğunluklu etnik savaş olduğunun bir gerçek olduğunu” kaydederek, “sadece Ermeni çetelerinin Türk köylerine saldırmadığını, Türk çetelerinin de Ermeni köylerine saldırdığını” savundu.

’1896 Ermeni olayları sistematik linç’

Doç. Dr. Berktay, 1915’te devletin emriyle yapılan tehcirde başka bir şey bulunduğunu belirterek, “Devletin korumakla yükümlü olduğu tebasının bir bölümü üzerinde hükümlü olduğu kanuni himayeyi kaldırması ve ‘bunlar meşru avdır’ demesi olayıdır. ‘Av sezonu açılmıştır’ demesi olayıdır” şeklinde konuştu.

Mustafa Budak ise böyle bir şeyin olmadığını vurguladı. Bunun üzerine Berktay, “Böyle bir şey var. Öyle evraklar var ki, bunların Teşkilat-ı Mahsusa aracılığıyla icra edilen gizli katliam emirlerinden söz ettiği son derecek açıktır” dedi. Budak’ın tekrar yanıt vermesi üzerine Doç. Dr. Berktay, şunları kaydetti: “Soruyu sordunuz, cevap verdim. Burada konuşmacı benim. Cevabı hazmedemiyorsunuz. ‘Türk ve Müslüman kayıplarından ne haber’ halet-i ruhiyesi öyle bir noktaya geldi ki; Yahudi soykırımında 6 milyon Avrupalı Yahudi öldü. Almanya 2. Dünya Savaşı sırasında 7.5 milyon kayıp verdi. Yahudi soykırımı tartışmaları sırasında Alman tarihçilerin ‘Alman kayıplarından ne haber’ dediğini duydunuz mu?”

CENGİZ ÇANDAR’A YUMURTALI SALDIRI

Bu arada gazeteci-yazar Cengiz Çandar, girişinden önce basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çandar, “toplantının yapılmasının yapılmamasından daha iyi olduğunu” vurgulayarak, “konferansın engellenmiş olması halinde Avrupa Birliği (AB) görüşmelerinde Türkiye’nin önüne sorun olarak çıkarılacağını” söyledi. Çandar’a, dışarıda bekleyen protestoculardan bazıları yumurta ve domates attılar. Atılan yumurtalardan ikisi Çandar’ın sırtına isabet etti.

HUKUKÇULAR BİRLİĞİ’NDEN DİLEKÇE

Hukukçular Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Kemal Kerinçsiz, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Dolapdere Yerleşkesi’nde başlayan “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı konferansın durdurulması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe verdi.

Dolapdere Kampüsü yakınında biraraya gelen bazı siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşları üyesi yaklaşık 300 kişi, ellerindeki TürkBayrakları, çeşitli afiş ve dövizlerle sloganlar atarak konferansı protesto etti.

Burada basın açıklaması yapan İP İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel, “toplantının bir ‘tarih toplantısı’ görüntüsüyle düzenlendiğini, ancak yapılanın tarihle bir ilgisi olmadığını” kaydederek, konferansın siyasi amaçlarla yapıldığını öne sürdü.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: