İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Dayatma Türk -Ermeni ilişkisine fayda getirmez’

Almanya’nın Ruhr Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Adanır, “Ola ki köşeyesıkıştırılmış bir Türkiye hükümeti, günün birinde jenosit suçlamasını da kabullenir. Fakat dış dayatmalar sonucu verilmiş bir ödün, Türk-Ermeni ilişkilerine yarar getirmez” dedi.

AA

Güncelleme: 08:24 ET 24 Eylül 2005 CumartesiİSTANBUL – Prof. Dr. Adanır, “İmparatorluğun Son Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” konulu konferansın “Dünya ve Türkiye arasında bilgi ve algılama farkları” konulu oturumunda, “Kıyım, soykırım ve tarihçilik” konulu konuşma yaptı.

Prof. Dr. Adanır, “Ermeni soykırımı’nın belli bir söylem çerçevesinde, geçmişteki olayları da kapsayacak şekilde geliştirilmiş bir kavram olduğunu” ifade ederek, bunun günümüzde daha çok politik bir kavram olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Adanır, “1915-16 olaylarının illa da jenosit olduğunu ispat etme iddiasında olmadığını” da vurgulayarak, “Ola ki iyice köşeye sıkıştırılmış bir Türkiye hükümeti, günün birinde jenosit suçlamasını da kabullenir. Bu bazı çevreleri belki tatmin edecektir. Fakat böyle dış dayatmalar sonucu verilmiş ödünün, Türkiye-Ermeni ilişkilerinin geleceği açısından pek yararlı olacağına inanmıyorum. Önemli olan devletin gerçekten çoğulcu bir sosyopolitik ortamın ön koşullarını yerine getirmesi ve Türkiye kamuoyunun böyle bir ortam içinde sabırla sürdürülecek, herkese açık bir tartışma sürecinin sonunda kendi manevi ve tarihi sorumluluklarını idrak edebilmesidir.” dedi.

DİĞER KONUŞMALAR

“Birzamanlar Yayıncılık” Yayın Yönetmeni Osman Köker de 1914 nüfus sayımına göre o dönemki Ermeni sayısının 1 milyon 300 bin Patrikhane’ye göre 1 milyon 900 bin, bazı Ermeni kaynaklara göre de 2-3 milyon olduğunu söyledi.

Köker, “Bunların hangisi doğru derseniz, kesin bir şey söylemek mümkün değil. Bir anlamda siyasete alet edilmiştir. Ama genel bir fikir verebilir” dedi.

Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü doktora öğrencisi Nazan Maksudyan da “soykırım” teriminin tartışmayı yokuşa sürdüğünü, insanları tartışmaktan caydırdığını belirterek, bu kelimeyi sadece Ermeni milliyetçi kesimin kullanmadığını söyledi. Maksudyan, “Türkiye’de de ‘sözde soykırım’ fetişizmi ile karşı karşıya bulunulduğunu” savundu. “Konferansın da ‘soykırım mı, değil mi?’ noktasına itilmeye çalışıldığını” savunan Maksudyan, “bu toplantı ile Türkiye’de soru işaretleri ve gri alanlara hala çok zor müsaade edildiğinin görüldüğünü” ileri sürdü.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: