İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Okay Gönensin: Çok büyük ayıp – VATAN

Ayıbı yapanlar mahkemeye başvuranlardır ve bir üniversitede
yapılacak toplantıyı yasaklayan mahkemedir. Bir “idare” mahkemesi
Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacak olan “Osmanlı
Ermenileri” toplantısını “durdurdu.”

Öncelikle en basit “idari” açıdan bakalım: Bir mahkemenin
üniversitede yapılacak bir toplantıyı durdurmaya herhangi bir
şekilde hakkı olamaz.

O toplantı yapılır, eğer toplantıda “suç” oluşturabilecek bir
durum varsa o zaman mahkeme devreye girebilir. Aslında bu da
büyük ayıptır, ama ne yazık ki ülkemizde bu ayıplar
devam ediyor.

* Bu toplantının yapılacağı duyulduğu andan itibaren tam bir cadı
kazanı kaynatıldı. CHP’li eski diplomat bir milletvekili linci
başlattı, Adalet Bakanı lince ilk katılan ve insanları katılmaya
çağıran kişi oldu. Sonra Türkiye’nin ve Türk halkının
yararının nerede olduğunu idrak edemeyen, konuyla ilgili en temel
bilgilere dahi sahip olmayan bir kalabalık harekete geçti,
linç büyüdü.

* Osmanlı Ermenileri ve tehcir (zorunlu göç) olayının
konuşulmasını istemeyenlerin dayanaklarından biri, bazı Avrupa
ülkelerinde çıkarılmış olan “inkârcılık kanunu”dur.
Bu kanun Yahudi soykırımı yapmış olan Alman Nazileri ve onların diğer
Avrupalı işbirlikçilerinin savunulmasını suç olarak
belirleyen kanundur. Bu kanuna daha sonra Avrupa’daki Ermeni
diasporasının çabalarıyla “Ermeni soykırımı” da eklendi. Buna
göre “Yahudilere soykırım yapılmamıştır” demek ya da “Ermenilere
soykırım yapılmamıştır” demek o eylemi aklamak anlamına geliyor.

Kimin işine yarayacak?

Boyutları tam olarak açıklanmamış, bütün belgeleri
tam olarak ortaya konulmamış bir olayın böyle bir şekilde
“soykırım” tanımına sokulmasına elbette itiraz edilebilir.

Şu anda tartışma aşamasında olduğumuz için böyle bir
kanunun düşünce özgürlüğünü
kısıtladığı da savunulabilir.

Ama bunu savunanların, katılımcılarının ne diyeceği belli olmadan, o
toplantıyı yaptırmamaya çalışmaları ve sonunda “idari” olarak
engellemeleri de az bir suç değildir.

Bu toplantı dolayısıyla daha önce başlamış linç eyleminin
sonunda bir yasaklama ile tamamlanması aklı başında herkes için
tek bir anlama gelir: “Korkuyorlar!”

Bu ve benzeri korkular Türk halkına hak etmediği haksızlıkların
yapılmasına yol açtı. Bu toplantıyı yasaklatanlar da 1915
olayıyla hiçbir ilgisi olmayan Türkiye Cumhuriyeti’ni ve
Türk halkını, korkuyla gerçekleri örtbas eder,
suçluluk kompleksiyle tepki gösterir duruma
düşürdü. Bu tavırlar yüzünden Ermeni meselesi
şu anda bütün dünyada tartışmasız (bir iki kişi dışında)
bir şekilde “soykırım” olarak kabul edilmiş durumda.

Bu toplantının durdurulması da bütün dünya için
sadece bir korku kanıtı olarak görülecek ve “soykırım” tezini
savunanları güçlendirecektir.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: