İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Milliyet: İfade özgürlüğüne mahkeme darbesi

Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerinin düzenleyeceği
“İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı
Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları” başlıklı
konferans, son anda yargı engeline takıldı. Hukukçular Birliği
Vakfı üyesi avukatlarının başvurusu üzerine İstanbul 4. İdare
Mahkemesi, 2’ye karşı 1 oyla yürütmeyi durdurma kararı aldı.
Karar üzerine toplanan Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi
üniversiteleri rektörleri, yargı kararına uyacaklarını
açıkladı.

Mayıs’ta ertelenmişti

25 – 27 Mayıs tarihlerinde yapılması planlanan toplantı, tepkilerin
hedefi olunca ertelenmişti. Bugün başlaması planlanan konferansa
karşı Hukukçular Birliği Derneği ile Dernek Başkanı avukat
Mustafa Özkurt, Yönetim Kurulu üyeleri avukatlar Kemal
Kerinçsiz, Namık Nas, Cengiz Biran, Zekeriya Şerbetçioğlu
ve avukat M. Akif Tanrıöver’in 9 Eylül’de 4. İdare
Mahkemesi’ne başvurarak yürütmenin durdurulmasını istedi.
Talep 19 Eylül’de karara bağlanırken, Hukukçular Birliği,
kararı dün Bakırköy 4. Noterliği kanalıyla Boğaziçi
Üniversitesi’ne göndererek konferansın 2. kez iptal
edilmesini sağladı.

Vali: Üzgünüm

Konferansın Hazırlık Komitesi üyeleri bu kararla
Türkiye’nin kendi kalesine gol attığını savunurken, AFP’nin
haberine göre de Prof. Dr. Nükhet Sirman, karardan sonra
İstanbul Valisi Muammer Güler’in kendisini arayarak “Çok
üzgünüm ama yasaları uygulamak zorundayız” dediğini
söyledi.

Mahkeme kararı 2’ye 1 oy çokluğuyla aldı. Mahkeme Başkanı
Sadettin Yaman ve üye Hamit Ali Kandil, durdurma yönünde
oy verirken, karara katılmayan üye Fetih Sayın, karşı oy yazısında
şunları kaydetti:

‘Bu görüşe katılmıyorum’

“Dava konusu toplantı yapılmasına ilişkin kararın idari yargı
yerlerinde dava konusu edilebilecek nitelikte idari işlem kimliği
taşıyan bir karar olmadığı gibi istemin 2577 sayılı yasanın 2.
maddesinin 2. fıkrası hükmüne de aykırı olduğu, davanın 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/ 1 – b maddesi uyarınca
incelenmeksizin reddinin gerekeceği görüşüyle, aksi
yönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”

Ertelenen konferansla ilgili tepkiler yükselince, konferansın,
aynı içerik ve katılımcılarla 23 – 25 Eylül’de yine
Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılacağı duyurulmuştu. İlk
konferansın yol açtığı olumsuz tartışmalardan uzak durmak
isteyen Boğaziçi Üniversitesi yönetimi, bu yüzden
Hazırlık Komitesi’ne konuşma yasağı getirdi. Ancak daha sonra
toplantıya hükümet kanalından Dışişleri temsilcisinin
katılacağı ortaya çıktı. Konferansın yapılmasını Başbakan
Erdoğan’ın da istediği anlaşıldı.

‘Karara uyacağız’

Kararın ardından saat 19.30’da Boğaziçi Üniversitesi’nde
Boğaziçi, Sabancı ve İstanbul Bilgi üniversiteleri bir
araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı. Toplantıya Boğaziçi
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal, İstanbul
Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aydın Uğur ve
Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tosun Terzioğlu
katıldı. Yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından Soysal ve
Terzioğlu, yaptıkları ortak açıklamada mahkeme kararına uymak
zorunda olduklarını belirtti. Soysal, bilimsel özgürlük
ve üniversite özerkliğinin korunması için tüm
yasal hakları kullanacaklarını belirtirken, Terzioğlu şöyle
konuştu: “Endişemiz; Türkiye’nin prestiji açısından
birtakım ciddi sıkıntılar yaratacaktır. Buna üzülüyoruz,
bu benim kişisel kanaatim. Sadece AB süreci değil, zannediyorum
Türkiye’nin çağdaş, uygar, demokratik üniversitelerin
özerk akademisyenlere sahip bir ülke olup olmadığı
meselesidir.”

Ara kararda ilginç sorular

Mahkeme, üniversitelere savunmada yanıtlanması istemiyle
birçok soru yöneltti

İstanbul 4. İdare Mahkemesi, istemlerinin yerine getirilmesi ve
savunma için Boğaziçi ve Sabancı üniversitelerine 30
gün süre verdi.

İDARİ SÜREÇ NE?

Verilen süre dolduğunda incelemeyi yenileyeceğini belirten
mahkeme, söz konusu süre içinde bilgilerin verilmemesi
durumunda eldeki mevcut bilgi ve belgelere göre karar vereceğini
kayda geçirdi. Mahkemenin verdiği ara karar şöyle:

Dava konusu idari işlemin hangi idari süreçle tesis
edildiği,

KARİYERLERİ NE?

Konuşmacıların hangi kriterlerin göz önüne alınması
suretiyle seçildiğinin sorularak konuya ilişkin bilgi ve
belgelerin, (Başvurular, yayın listesi, akademik kariyer ve değişik
görüş sahibi olma ve benzeri) onaylı örneği,

KİMLER DAVETLİ?

Toplantının görüşünü ifade edecek olan herkesin
katılımına açık olarak düzenlenip düzenlenmediği,
değişik görüş sahiplerinin temsil edilmeleri
yönüyle davet edilip edilmediği,

Şayet toplantı dar çerçeveli bir katılım ile
düzenlendiyse katılımcıların hangi kriterlere göre
belirlendiği,

MASRAFLAR KİMDEN?

Konuşmacı ve katılımcıların ulaşım ve konaklama giderleri ile
konferans giderlerinin ne şekilde karşılandığı, şayet sözü
edilen gider üniversiteler ve katılımcılar dışındaki kişilerce
karşılanıyorsa sponsor olan gerçek veya tüzel kişilerin ne
şekilde belirlediği sorularak tüzel ve gerçek kişilerin
tümünü gösteren listenin onaylı bir örneği.

‘Türkiye kendi kalesine gol attı’

Osman Köker: Akademik dünyanın tartışmasına izin
vermiyorlar. Bu tür kararlar alınsa bile tartışılmaya devam
edileceğini düşünüyorum. Daha sağlıklı bir ortamda, daha
iyi sonuçlara varılırdı. Şimdi iyice tabu haline getiriliyor.

Prof. Dr. Mete Tunçay: Çok manasız bir şey iptal
edilmesi.

Etyen Mahcupyan: Türkiye’de bir siyasi mücadele var. Bu da
siyasi mücadelenin bir aracı olarak kullanılıyor. Türkiye
konuşmaktan korkan bir ülke olarak gösterilmek isteniyor.
Bence asıl sorun toplumun buna nasıl karşılık vereceği.

Prof. Dr. Ayhan Aktar: Türkiye, Türk idari sistemi kendi
kalesine gol attı. 2. kez iptale açıkçası çok
şaşırdım. Bazı insanlar 15 – 16 saat uçup geldiler.

Prof. Dr. Üstün Ergüder (Konferans danışma kurulu
üyesi): Buna öğrenme süreci olarak da bakıyorum.
Türkiye’nin demokratikleşmesi derken yalnız gidip oy vermekle
olmuyor. Türkiye, tam AB kapısındayken bunlar iyi olmuyor.

Prof. Dr. Sabih Tansal (Eski Boğaziçi Üniversitesi
Rektörü): Karara inanamadım. Bilimsel konferansa mahkeme ne
karışır? Kim konuşur, kim eder, bu akademik özgürlüğe
girer. Bu, Türkiye’nin aleyhine olacak. Daha ne konuşulacağı
bilinmeden konferans durdurulmaz.

Destekleyenler: Saygı duymalıyız

Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu (Türk Tarih Kurumu Başkanı):
Türkiye, eğer hukuk devletiyse mahkeme kararlarına saygı duymak
zorundadır. Bu toplantı, ABD’de, Avrupa’da kendi içlerinde
kapalı olarak yapılan bir toplantıdan farkı olmayan bir toplantı. Keşke
farklı görüşteki insanların fikirleri beyan edilmiş olsaydı.

Rıza Küçükoğlu (Türkiye Emekli Subaylar
Derneği (TESUD) Başkanı): Doğru bir karar. Bu karar, ilerde bu niyetle
yapılacak ve toplumu rahatsız edecek birçok eylem için
hukuksal dayanak sağlayacak. Saygıyla karşılıyorum.

Yabancı ajanslar detaylı duyurdu

Yabancı ajanslar konferansın durdurulması kararını dün akşam
saatlerinde geniş bir şekilde dünyaya duyurdu. Associated Press
(AP) haberi, “Türk mahkemesi, Ermeni soykırımıyla ilgili akademik
konferansın iptaline karar verdi” şeklinde duyurdu. Agence France
Presse (AFP) ise gelişmeyi, “Türk mahkemesi, Ermeni soykırımının
tartışılmasını bloke etti” başlığıyla abonelerine aktardı. Ajanslar,
konferansın daha önce de ertelendiğini hatırlatırkan, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı eleştirdiğine de dikkat çekti.
Ajanslar ayrıca, Ermeni soykırımı iddialarına da genişçe yer
verdi.

‘Üniversiteden belge isteniyor’

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku
Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Celal Erkut, kararın tipik bir
durdurma kararı olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mahkeme, ‘Toplantı hukuka aykırıdır’ demiyor. Talep ettiği bilgi ve
belgelerin getirilmesini, bunlar ışığında karar vereceğini
söylüyor. İstediği belgeler getirilinceye kadar da
geciçi olarak yürütmeyi durduruyor. Üniversiteler
bugün istenen belgelerin tamamını mahkemeye götürür
ve acil bir karar talep ederse, mahkeme ‘yürütmenin
durdurulmasına’ ilişkin asıl kararını o zaman verecektir. Mahkeme
belgelerden tatmin olursa konferans hemen yapılabilir.”

‘Gecikmesin diye notere başvurduk’

Konferansın durdurulması için mahkemeye başvuran Avukat
Özkurt, mahkemenin 19 Eylül’de aldığı kararın neden dün
akşam saatlerinde üniversiteye ulaştırıldığı yönündeki
sorumuza şöyle yanıt verdi: “Gerekçeli kararın yazılması
birkaç gün aldı. Karar elimize ulaşır ulaşmaz, postadan
kaynaklanacak gecikmeleri engellemek için Bakırköy 4.
Noteri’ni devreye soktuk.”

Avukat Kerinçsiz, de “Bu toplantı artık bitmiştir, yeniden
yapılması mümkün değildir. Üniversite, ‘illa ben bu
toplantıyı yapacağım’ derse, o zaman bu kararlar doğrultusunda polisin
toplantıyı izinsiz gösteri olarak algılayıp dağıtması gerekiyor”
diye konuştu.

Erdoğan’ın yorumu:

‘Demokrasiyle bağdaşmıyor’

Başbakan Erdoğan, İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin kararını,
“Yapılmamış, ne konuşulacağı belli olmayan bir toplantıyı engellemenin
demokrasiyle bağdaşır yanı yoktur” sözleriyle değerlendirdi.
Erdoğan, dün gazetecilerin konuyla ilgili sorularına şu yanıtı
verdi: “İdare Mahkemesi böyle bir karar vermiş. Kişisel kanaatimi
soruyorsanız, demokratik bir ülkede düşüncenin
açıklanacağı bir ortamda böyle bir kararın alınmasını
tasvip etmem mümkün değil. Siz bir düşünceyi, bir
fikri beğenmeyebilirsiniz ama yapılmamış, ne konuşulacağı belli olmayan
toplantıyı engellemenin demokrasiyle bağdaşır bir yanı yoktur.”

Gül: Kendimize zarar vermede üstümüze yok

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, mahkeme kararına sert tepki
gösterdi. BM Genel Kurulu toplantıları için New York’ta
bulunan Gül, konferans için verilen durdurma kararı
üzerine Türk basınına şu açıklamayı yaptı: “Kendi
kendine bu kadar zarar veren ülke az bulunur. 3 Ekim’e giderken
içerde ve dışarıda bu işi engellemek için
çalışanlar son gayretlerini gösteriyorlar. Bunlara yenileri
de eklenirse benim için sürpriz olmaz. Kendi kendimize
zarar vermekte üstümüze yok.”

AB Komisyonu: Yeni provokasyon

AB Komisyonu, konferansın 2. kez ertelenmesine tepki gösterdi.
Komisyon, bu girişimi yeni bir provokasyon olarak yorumladı. AB
Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn’in
sözcüsü Krisztina Nagy, “Türk toplumunun tarihini
özgürce tartışmasına yönelik bu girişimin engellenmesini
büyük bir üzüntüyle karşılıyoruz” dedi. Nagy,
mahkeme kararını eleştirerek, “Bu karardaki yasal gerekçe
eksikliği ve zamanlama bunun yeni bir provokasyon olduğu izlenimi
edinmemize neden oluyor” diye konuştu. Komisyon, Başbakan Erdoğan’ın bu
kararı kınadığını not ettiğini belirtti.

 Türkiye’yi Yunanlı parlamenter savundu

Türkiye aleyhtarı görüşlerin bir haftadır yoğun şekilde
dile getirildiği Avrupa Parlamentosu (AP), dün Ermeni konferansına
ev sahipliği yaptı. Ankara’nın AB üyeliğine karşı çıkan
Hıristiyan Demokratlar’ın desteğiyle Avrupa Ermeni Federasyonu’nca
düzenlenen “Aralık 2004-Ekim 2005, Türkiye değişti mi” konulu
konferansta Türkiye kıyasıya eleştirildi. Türkiye’nin AB
üyeliğini savunmak Yunan sosyalist parlamenter Panagiotis
Beglitis’e düştü. Beglitis, Türkiye konusunda, tarihe
takılı kalmadan geleceğe bakılması gerektiğini söyledi.
Konferansın 2. bölümünde Türkiye’yi savunurken,
“Tabular görüşülmeye başlandı” diyen AB Komisyonu’nun
Genişleme Genel Müdürlüğü Aday Ülkeler Masası
Müdürü Pierre Mirel, İstanbul’daki Ermeni konferansının
ertelenmesi haberinin duyulması üzerine zor durumda kaldı.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: