İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ruhat Mengi: Ahmet Rüstem Bey ve Amerika! – Vatan

Son günlerde “6-7 Eylül olaylarının yıldönümü nedeniyle oluşan havayı” fırsat bilen bazı “aydın” lar, oradan Ermeni soykırım hikayesine yatay geçiş yaparak “hepsi için toplu özür dilememiz” den söz ettiler bol miktarda…

Araya Orhan Pamuk’un yayıncısının Avrupa gazetelerine yaptığı konuşmalar, bunun sonucunda AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Ollie Rehn’in “O davayı izliyoruz. Sonunda bir şey çıkarsa AB de sizin için hayal olur” şeklinde tehditleri, Pamuk’ a Almanya tarafından verilen barış ödülü (hangi barış gayretiyse bu?) filan da eklenerek neredeyse Ermenilerle birlikte ondan da özür dilememiz gerektiğine kadar vardı iş… Türkiye, her zamanki gibi bir yanağına tokadı yiyince ötekini de uzatacak yani, istenen kısaca bu… Fazla uzun boylu gelmiyor mu size de?

Girmek için yanıp tutuştuğumuz AB’nin kendi içindeki “soykırım olmamıştır” lafı edeni kodese tıkan ülkeleri hesaba katmadan ve onlara bize verdiği demokrasi derslerini vermeden Türkiye’ye sataşıp durması çok enteresan ama Pamuk olayında avukat kesilmesi daha da enteresan.

Bilmediğimiz

Demek o ülkeler daha iki kelime ağızdan çıkarken içeri atacaklar ama Türkiye kendi vatandaşına “Acaba ülkeni uluslararası röportajlarda suçlarken, bu rakamlan verirken, iftira atarken hangi kaynağa dayandın” diye sormayacak. Neden sormayacak? Önce o yazar. Sonra barışçı!! Ve sonra bunu yapmak düşünce özgürlüğüne aykırı!! Keşke hiç sorulmasa ve bu insanlar kendi vicdanları, kompleksleri ve toplumlarının onlara karşı duygulanyla başbaşa bırakılsaydı. Ama ne yapacaksınız ki bu beğenmedikleri ülkenin de yasaları var.

Ermeni iddiasının bir gün AB’ye giriş aşamasında karşımıza çıkarılacağını biliyorduk, bilmediğimiz bunun Ermenistan, Fransa, Almanya, Avusturya, İsviçre gibi ülkelerin değil kendi insanımızın, Orhan Pamuk ve onun gibi Türkiye aleyhinde çaba gösterenlerin, gayretkeş yazar ve a-k-a-d-e-m-i-s-y-e-nlerin sayesinde olacağıydı. Bunu öğrendik.

Aidiyet duygusuna örnek!

Değerli dost Mehmet Adanalı “Ahmet Rüstem Bey ve Amerika” başlıklı güzel bir yazı göndermiş. Anlayana tabii… Kendisine teşekkür ediyor ve “Aidiyet duygusuna güzel bir örnek” cümlesiyle başladığı yazıyı sizinle paylaşıyorum.

“Osmanlı’nın Washington büyükelçisi Ahmet Rüstem Bey’in 24 Haziran 1914’te görevine başlar başlamaz göz atağı Amerikan gazeteleri Müslüman Türklerin Hristiyan Ermenileri kılıçtan geçirdiğini savlıyor; Türklere ağır sövgüler yağdırıyor, Amerikan Başkanı’ndan Türk karasularına Amerikan gemileri göndermesini istiyorlardı.

Bu yayınların kaynağında 1. Dünya Savaşı’na giren İngiltere ile Fransa’nın Amerika’yı kendi yanlarında savaşa çekme isteğinin yattığını anlayan Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, 8 Eylül 1914 günkü ‘Evening Star’ gazetesinde yayınlanan demecinde ‘İngiltere ve Fransa’nın Türkiye’de Hristiyanlara katliam yapıldığı yalanını Amerikan kamuoyunun önüne serdiklerini ve bu yalanı bahane ederek Türk limanlarına savaş gemileri gönderilmesini istediklerini söylüyor; Ermenilerin Hristiyan oldukları için değil, isyan ettikleri için, Fransa, İngiltere ve Rusya’nın desteğiyle ayaklanarak Osmanlı Devleti’ni zayıflatmak için cezalandırıldığını belirtiyor ve:

“Böylesi bir silahlı ayaklanma karşısında kalsalardı Fransa, İngiltere ve Rusya acaba ne yaparlardı? Masum bir ırka karşı dünyanın gözleri önünde 20 tasarlanmış soykırım gerçekleştirmiş olan o Rusya acaba ne yapardı?” diye soruyordu. (DEVAM EDECEK)

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: