İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Özür Dilemenin Yetmediği Bir Hal

Alper Görmüş
Geçen haftanın kapak haberinde gazeteciliğin temel prensiplerinden birini ihlal ettiğimiz ortaya çıktı. Ben de buradan editörlüğü bırakma vazifesi çıkardım.

Yeni Aktüel’in sekizinci sayısına öncekilerle kıyaslanmayacak büyük bir heyecanla başlamıştık. Bu ülkenin topraklarını “azınlıklardan arındırma” politikasının son ve en büyük marifetinin (67 Eylül 1955) 50. yıldönümünde, sembolik önemi çok büyük bir kardeşlik öyküsünün peşindeydik çünkü. Bu toprakların kadim kavmi Ermeniler’in kimliğini küfür sözcüğü gibi kullanan bütün o tiksindirici edebiyatın çanına ot tıkayacak bir haberdi bu ve sonunda dergimizin kapağına şu spotla yansıdı: “Alman Ermeni cemaati önderi Başpiskopos Bekçiyan’ın yıllar sonra aktardığı müthiş ifşaat: Ermeni Patriğiyle eski Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan kardeşti.” Dergimizin piyasaya çıkmasından iki gün sonra kapak spotlarımızın gerçeği yansıtmadığını ; ertesi gün de, haberin “eksik bir gazetecilik” ürünü olduğunu anladık.

İlk bakışta gazetecilik adına yapılması gereken her şeyin yapılmış gibi göründüğü bir tablo vardı ortada: Dergi bir taraftan güçlü bir iddiayı yansıtıyor, öte taraftan iddiada adı geçen kişilere de sayfalarını açıyordu.

Fakat dergimizin piyasaya çıkmasından sonra Anadolu Ajansı’nın (AA) geçtiği bir haber, gazeteciliğin temel prensiplerinden birini, “bir iddiayı doğrulatmak için yapılabilecek her şeyi yapmadan iddiayı haberleştirmemek” prensibini ihlal ettiğimizi gösterdi bize.

Hatamızın nerelerden kaynaklandığına ilişkin geniş bir yazıyı “Medyatek” sayfalarımızda okuyabilirsinizGeçen hafta dergimizde okudunuz, televizyon kanallarında izlediniz, her iki Lütfi Doğan da böyle bir ihtimalden rahatsızlık duyduğunu gizlemedi. hatta rencide olmuş görünüyorlardı. Açık söyleyelim, bu tepki bizi üzdü ama sonuçta bu insanlar böyle bir ihtimalden rahatsızlık duyuyorlarsa, bu duyguyu kabul etmekten başka bir şey de yapamayız.

Burada, 10. Diyanet İşleri Başkanı Lütfi Doğan’dan ve 11. Başkan Dr. Lütfi Doğan’dan özür diliyorum.

Başlıkta da söyledim, anlattığım şeylerin, “özür dilemenin yeterli olmadığı bir hal”i tasvir ettiği kanısındayım ve bunun bir bedeli olmalı diye düşünüyorum. Sonuçta derginin editörlüğünü bırakma kararı aldım; böylece hissettiğim rahatsızlığı bir nebze olsun azaltma fırsatı da yakalamış olacağım.

Öte yandan, “editör” gömleğinden sıyrılmanın ” medyatek ” sayfalarının ” meşruiyeti ” içinde iyi olacağını düşünüyorum. Bir derginin editörünün aynı anda medya kritiği yapması pek doğru birşey değil galiba. Başımıza gelenin bunu doğrulayan bir yan taşıdığı muhakkak.

Bundan sonra bu sayfada Yeni Aktüel’in yeni genel yayın yönetmeni Selçuk Tepeli yazacak. Selçuk’a bütün kalbimle başarılar diliyorum. Bende böylece Medyatek’te başkalarının yanı sıra Yeni Aktüel’i de rahatça eleştirebileceğim! Hepinize iyi haftalar.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: