İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Meydanın boş olmadığını herkes görmeli: Türk´e karşı tavıra tavır her yerde

Arslan Tekin

6-7 Eylül 1955 hâdiseleri meş”um… Kim olursa olsun, Yunan da desek, Ermeni de desek, Yahudi de desek ülkemizde yaşayan insanlara karşı bir infialdir. Yakılan yıkılan, yağma edilen de “millî servet”tir. Bir söylenti yol açmıştır bu akıl almaz hâdiselere… Selanik”te Mustafa Kemal”in doğduğu eve ses bombası atılmış. “Ekspres” gazetesi bombalamayı manşete çekiyor ve ardından kalabalıklar şuursuzca ekalliyetin iş yerlerine, evlerine saldırıyor. Tek kelimeyle korkunç. (Sonra hepsi bir planın parçası olduğu ortaya çıktı. Protestoyu tertipleyenler zararın bu dereceye varacağını hesap edememişler.)

Kalabalık psikolojisi bu… Bir anda patlar… Önüne geçemezsiniz. Bu örnekleri yine irkilerek görüyoruz. Herkes kalabalığı durdurmak istiyor ama kalabalık niçin öfkeleniyor, düşünmüyor. Sebepler üzerinde durmuyor. Bildikleri hâlde durmuyor. Suçlu olan kendisine sahip çıkan insanlar!

Sözüm başka…

Televizyon kanallarının bazıları, gazeteler 50.yılı münasebetiyle de 6-7 Eylül hâdiselerine fazla öne çıkardılar. Tarih Vakfı da fotoğraf sergisi açtı.

İstenmeyen bir hâdise olmuş ve aradan bunca yıl geçmiş… İçimizden birileri Türkler için yazmadıklarını ekalliyet için yazıyor: Hâlâ dövünmeler, hâlâ yazık oldu ekalliyete ağıtları…

***

Yıl 1992… Eylülden sonra… Sofya”dan otobüse bindim. Selanik”e gidiyorum. Önümde iki Yunan kadın oturuyor. Ellerinde dergiler, gazeteler var. Bir dergiyi istedim… Dergi 6-7 Eylül hâdiselerini işliyor. Ne yazdı bilmiyorum ama fotoğraflar insanı irkiltiyor. Fecaat olduğu belli… Herhâlde yazı bu fecaate uygun. Yunan hâdiseyi çok iyi kullanıyor. (Bu sergiyi önceki gün Fener Patriği Bartholomeos”la Yunanistan”ın İstanbul Başkonsolosu birlikte gezdiler.)

Biliyorsunuz, kitaplarımda, birçok yazımda vardır; Türk ve Yunan birbirini anlamalıdır ve birbirini anlamak için solla değil, önce “milliyetçi” bilinen kesimler birbiriyle konuşmalıdır. Kendi hesabıma bunu yapıyorum. (Yakarıda söz konusu ettiğim Bartholomeos”la da Yunanistan”ın İstanbul Başkonsolosuyla da samimî konuşmalarım olmuştur.)

Türkiye”de bazı-basın yayın organlarında akıl almaz bir tarafgirlikle ekalliyet edebiyatı yapılıyor. Millet aptal yerine konmamalıdır. Halkımız irfanıyla her şeyin farkında… Şimdiye kadar Türk”ü karalamaya, başkalarını methetmeye ses çıkarmıyordu ama artık örgütlenmeye başladılar.

Tarih Vakfının resim sergisine gönüllü kuruluş temsilcileri girdiler, abartıya karşı tavırlarını koydular.

Bundan sonra Türk”ün aleyhine her harekete karşı Türk”ün temsilcileri tavır koyacaklardır. Türk”ten başkasına sahip çıkanlar atacakları her adımda 40 defa düşünme ihtiyacı hissedeceklerdir.

Ne zamandır yazıyorum… Meydan boş bırakılmamalıdır.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: